Türkiye’de konut sektöründe son dönemin en büyük gündem maddesi artan inşaat maliyetleri oldu. TÜİK verilerine göre İnşaat Maliyet Endeksi’nde hem aylık hem yıllık bazda dikkat çekici yükselişler yaşanırken, sektör temsilcileri maliyet baskısının konut fiyatlarını doğrudan etkilediğini belirtiyor.
Özellikle işçilik giderlerinde yaşanan sert artışın yeni projelerin maliyetlerini ciddi şekilde yükselttiği ifade ediliyor. Malzeme fiyatlarındaki artış da sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor.
Demir ve çimento fiyatları dikkat çekiyor
Sektörde en çok konuşulan başlıklardan biri demir ve çimento fiyatlarındaki yükseliş oldu. Bazı sektör kaynaklarına göre demirin ton fiyatı 30 bin TL seviyesini aşarken, çimento ve beton fiyatlarında da peş peşe zamlar görüldü.
Müteahhitler, döviz kurunda sınırlı hareket olmasına rağmen temel yapı malzemelerinde yaşanan artışların “ekonomik gerekçelerle açıklanamayacak seviyelere” ulaştığını savunuyor.
Konut fiyatlarında yeni artış beklentisi
KONUTDER tarafından yayımlanan sektör anketine göre konut fiyatlarında artış bekleyenlerin oranı yüzde 83’ün üzerine çıktı. Aynı ankette malzeme ve işçilik maliyetlerinin yükselmeye devam edeceğini düşünenlerin oranının da oldukça yüksek olduğu belirtildi.
Uzmanlara göre maliyetlerdeki yükseliş, özellikle büyükşehirlerde yeni konut fiyatlarının daha da artmasına neden olabilir. Yeni üretimin yavaşlaması da piyasadaki arz sorununu derinleştirebilir.
“Bekle-gör” dönemi başladı
Sektör temsilcileri faiz indirimi beklentilerinin zayıflamasıyla birlikte konut piyasasında “bekle-gör” dönemine girildiğini ifade ediyor. Kredili satışlarda yavaşlama beklentisi sürerken, maliyet baskısının üreticileri daha temkinli davranmaya ittiği belirtiliyor.
Buna rağmen birçok şirketin yeni proje hazırlıklarını sürdürdüğü ve özellikle kentsel dönüşüm projelerinin sektörde hareketliliği koruduğu ifade ediliyor.
Uzmanlar arz sıkıntısına dikkat çekiyor
Gayrimenkul uzmanları, maliyet artışlarının uzun vadede konut arzını azaltabileceği uyarısında bulunuyor. Artan finansman maliyetleri ve üretim giderleri nedeniyle bazı projelerin ertelenebileceği belirtiliyor.
Uzmanlara göre arzın daralması halinde mevcut konut stoklarının değeri daha da artabilir ve özellikle büyükşehirlerde fiyat baskısı devam edebilir.
