Uluslararası güvenlik çevrelerinin izlediği verilere göre ABD ordusunun Orta Doğu’daki hava gücünün arttığı belirtildi. Institute for National Security Studies (INSS) veri merkezindeki güncel envanter değerlendirmelerinde, Orta Doğu’nun merkezindeki bölgede ABD’ye ait savaş uçağı sayısının 250’yi aştığı kaydedildi. Bu sayının F-35 ve F-22 gibi gizli (stealth) jetlerin yanı sıra F-16 ve F-15 türlerini de kapsadığı ifade edildi.
Avrupa unsurlarıyla toplamın 350 uçağa ulaştığı iddia edildi
Verilere göre ABD’nin Avrupa’daki hava unsurlarıyla birlikte toplam savaş uçağı sayısının yaklaşık 350’ye ulaştığı aktarıldı. Bu toplamın tanker, kargo ve kontrol uçaklarını içermediği, ayrıca bölgedeki İsrail savaş uçaklarının da hesaba katılmadığı bildirildi.
Stealth jetlerin sevk gerekçeleri sıralandı
ABD Hava Kuvvetleri’nin son dönemde F-22 RAPTOR ve F-35 LIGHTNING II gibi gelişmiş stealth uçaklarını Orta Doğu’ya konuşlandırdığı bilgisine yer verildi. Haberde, PENTAGON yetkililerinin bu uçakların hava savunma görevleri, drone tehdidine karşı caydırıcılık ve müttefiklere destek amacıyla sevk edildiğini belirttiği aktarıldı.
İsrail-İran gerilimiyle birlikte hareketlilik arttı
Gelişmenin, İsrail-İran hattında gerilimin tırmanmasıyla birlikte ABD’nin hava operasyonlarına hazır olma kapasitesini artırdığı ifade edildi. F-22 ve F-35 gibi platformların olası geniş çaplı bir çatışmada caydırıcılık ve hava üstünlüğü rolü üstlenebileceğine dair değerlendirmelere yer verildi.
Ovda Hava Üssü yakınındaki fotoğraf dikkat çekti
Kamuoyuna yansıyan bir fotoğrafta, güney İSRAİL’deki OVDA HAVA ÜSSÜ yakınlarında konuşlu iki adet F-22 ile bir yakıt ikmal uçağının birlikte görüntülendiği belirtildi. Fotoğrafın, ABD’nin bölgedeki varlığını gösteren somut bir kare olarak değerlendirildiği aktarıldı.
Bölgesel dengeye etkisine ilişkin değerlendirmeler aktarıldı
Haberde, bazı uzmanların bu büyüklükteki hava gücünün bölge ülkeleri açısından hem caydırıcı hem de gerilimi artırıcı bir unsur olabileceğini değerlendirdiği kaydedildi. ABD’nin hava varlığının, İsrail ile İran arasındaki gerilimde denge unsuru olarak kullanılabileceğine ilişkin görüşlere yer verildi.
