İddialara göre, yerel bir belediyede para karşılığında imar değişiklikleri gerçekleştirildiği ve bu süreçte otellerdeki imar aykırılıklarına göz yumulduğu ortaya çıktı. Soruşturma dosyasında, aylık 50 bin TL talep edildiği ve bir firma temsilcisinden toplamda 5 milyon TL rüşvet istendiğine dair ifadeler yer alıyor. Bu durum, yerel yönetimlerin imar süreçlerinde şeffaflık eksikliği ve yolsuzluk iddialarını yeniden gündeme getirdi.
İmar Değişikliklerinde Usulsüzlük İddiaları
Soruşturma dosyasına göre, 2024 ve 2025 yıllarında Davultepe ve Tece bölgelerinde yürütülen imar çalışmalarında, bazı arsa sahipleri ile para karşılığında anlaşmalar yapıldığı ifade ediliyor. İddialara göre, normal koşullarda arsa sahiplerinden yüzde 38-40 oranında arsa payı alınması gerekirken, mevcut süreçte farklı bir yöntem izlenmesi dikkat çekiyor. Atilla Küsbeci’nin, Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer ve Serkan Şahin ile birlikte arsa sahipleri ile müzakerelerde bulunduğu belirtiliyor. Bu süreçte para veren kişilerin arsalarında, imar yoğunluğunun artırıldığı ya da lehlerine değişiklikler yapıldığı iddia ediliyor. Bu tutum, imar planlarının kişisel menfaatler doğrultusunda şekillendirilmesi anlamına geliyor.
Rüşvet ve Para Dağıtımı
Dosyaya yansıyan bilgilere göre, arsa sahiplerinden toplanan paraların Serkan Şahin tarafından nakit olarak toplandığı ve ardından Ahmet Serkan Tuncer, Atilla Küsbeci, Kubilay Özsoy, Serkan Şahin ve Hacı Şahin arasında paylaştırıldığı iddia ediliyor. Bu sistemin detayları arasında, Ahmet Şifan, Vedat Yıldız ve Faik Yıldız gibi isimlerin de bulunduğu örnekler yer alıyor. İddialara göre, Vedat ve Faik Yıldız'ın Serkan Şahin’e ödeme yaptıktan sonra kendi aleyhlerine olan imar durumlarının lehlerine değiştirildiği kaydedildi. Bu durum, kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullanma ve rüşvet alma suçlamalarını artırıyor.
Usulsüz Kazanç ve Gayrimenkul Alımı
Soruşturma dosyasındaki başka bir iddia, Mutlu Mezitli şirketi aracılığıyla gerçekleştirilen doğrudan temin ve ihalelere ilişkin usulsüz kazanç meselesidir. Burada Kubilay Özsoy’un bu işlemlerden toplamda 28 milyon TL kazanç elde ettiği, Ahmet Serkan Tuncer’in ise bu parayı Gama Konutları’ndan bir daire almak için kullandığı iddia ediliyor. Ancak, söz konusu konutun Tuncer yerine Kubilay Özsoy’un adıyla kaydedildiği belirtiliyor. Bu durum, potansiyel mülkiyet anlaşmazlıklarına yol açabilirken, aynı zamanda devletin kaynaklarının nasıl kullanıldığına dair de ciddi soruları beraberinde getiriyor.
Liva ve Vista Otelleri Üzerindeki İddialar
Atilla ve Merve Küsbeci’nin isimleri, Liva ve Vista Otelleri ile ilgili imar işlemleri sırasında öne çıkıyor. Dosyadaki beyanlarda, Necip Yücesoy’a ait Liva Oteli ile Fatih Yücesoy’a ait Vista Otel'de imara aykırı bölümler bulunduğu ve belediyenin bu konudaki şikâyetleri incelemediği aktarılıyor. Atilla ve Merve Küsbeci’nin, otellerin imar işlemlerinin onayını verdikleri ve şikâyetlere göz ardı ettikleri yönünde delillerin olduğu belirtiliyor. Buradan elde ettikleri menfaatlerin paylaşımı konusunda da çeşitli ifadeler yer almakta.
Resmi Kayıtların İncelenmesi
Savcılık, soruşturma çerçevesinde Liva ve Vista Otel’e ait resmi kayıtları detaylı olarak inceledi. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'nden gelen verilere göre, Liva Otel için gerekli yapı kullanma izin belgesi alındıktan sonra 500 metrekarelik ek bir bağımsız bölüm için yapı kayıt belgesinin oluşturulduğu tespit edildi. Bunun yanı sıra, Vista Otel'e dair de yapı ruhsatı ve kullanma izin belgeleri sonrasında yapılan inşaatlarla ilgili aykırılıkların bulunduğu belirtildi. Bu bulgular, söz konusu otellerdeki imar sürecinin düzgün işlemediğini gösteriyor.
Nakit Akışının Yatırımlara Dönüşmesi
Atilla Küsbeci hakkında yapılan başka bir iddiaya göre, imar etkinlikleri aracılığıyla elde edilen nakit paranın mali sisteme nasıl entegre edildiğine dair bilgiler de mevcut. İddialara göre, Küsbeci’nin nakit parası Ziya Şişman üzerinden Navida Tarım kapsamında finansal sisteme aktarılmış. Aynı zamanda, elde edilen paranın Dinar Döviz ve Mazlum Kuyumculuk aracılığıyla euro ve altına dönüştürülmesi dikkat çekiyor. Ayrıca, Atilla Küsbeci’nin babası adına araziler alındığı iddiaları, mülkiyet transferlerine dair sorgulamaları artırabilir.
Geçtiğimiz günlerde başlatılan bir yolsuzluk soruşturmasında dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Müteahhit Başar Erdem’in iddialarına göre, hakedişlerini alabilmesi için her ay 50 bin TL rüşvet vermesi gerektiği öne sürülüyor. Telefonla kendisini arayan Atilla Küsbeci’nin belirtilen ödemeyi Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer’in danışmanı Ali Ülkü’ye yapması gerektiğini ilettiği ifade edildi. Rüşvetin düzenli olarak ödenmesi gerektiği belirtiliyor. Bu durum, ilgili belediyedeki yolsuzluk iddialarının kapsamını genişletti.
Rüşvet İddiaları ve İlk Beyanlar
Erdem’in ifadeleri, ilgili rüşvetin düzenli olarak ödenmesi gerektiğini ve Ali Ülkü aracılığıyla işlemin sürdüğünü ortaya koyuyor. Erdem’in belirttiğine göre, her ay Dinar Kuyumculuk’tan alınan paralar, iddialara göre Ali Ülkü tarafından topluca alınıyordu. Bu yapılanmanın detayları, zamanla daha fazla kişinin ifadeleriyle desteklendi ve rüşvet zinciri netlik kazandı.
CİMER’e Başvuru ve Rüşvet Talebi
Kayalife İnşaat temsilcisi Serkan Canıtezer’in ifadesi, soruşturmanın gidişatını değiştiren bir başka önemli tespiti içeriyor. Canıtezer, imar ve ruhsat işlemleri sırasında 5 milyon TL’lik bir rüşvet talebiyle karşılaştığını belirtmiştir. Bu rüşvet talebi ile ilgili olarak herhangi bir ödeme yapmadığı takdirde işlerinin halka kapatılacağı uyarısı almıştır. Canıtezer, bu durumu da CİMER aracılığıyla yetkililere ulaştırarak bir başvuru yapmıştır.
Rüşvetin Teslim Şekli
Canıtezer’in anlatımındaki dikkat çekici detay, rüşvetin nasıl teslim edilmesi gerektiğiydi. Özellikle Atilla Küsbeci’nin, paranın imar biriminde görevli eşi Merve Küsbeci’nin yanına çiçekler ile birlikte bir vazoya koyarak bırakmasını istemesi büyük bir şok etkisi yarattı. Canıtezer, bu talebi yerine getirmeyeceğini belirtmiş ve bu durum rüşvet verme mantığını sorgulattı.
İnşaat Süreci ve Tadilat İhtiyacı
Canıtezer, yapı ruhsatını aldıktan sonra inşaat sürecinde iki kez tadilat projesi talep edildiğinden bahsetmiştir. Bu taleplerin asıl amacının, daha önce belirtilen rüşvet talebini zorlamak olduğu anlaşılmaktadır. Resmi belgeler de incelendiğinde bu tadilat ruhsatlarının zaman içindeki süreci belgeliyor. Bu durum, rüşvet ilişkilerinin yapım sürecini nasıl etkilediğini gösteriyor.
Baskılar ve Yüksek Emir İddiası
Canıtezer’in ifadesine göre, ruhsat şefi Ruşen Sayılğan’ın rüşvet istememe konusundaki tavrı da dikkat çekmektedir. Sayılğan, kendisine yapılan baskılar hakkında “emir yüksek yerden” yorumunu yaparak açık bir şekilde işlerin yukarıda döndüğünü belirtmiştir. Bu durum, rüşveti talep edenler hakkında daha büyük bir komploya işaret ediyor olabilir.
Rüşvet Parası ve Hedefle İletişim
Canıtezer, talep edilen miktardan bir kısmını temin edebileceğini ifade ederek belirli bir tarihte parayı teslim edebileceğini belirtmiştir. Rüşvet sürecinde paranın seri numaralarıyla teslim edileceği bilgisi, polis tarafında kayda geçirilmiştir. Canıtezer, ifadelerinde suçlanan kişilerden şikayetçi olduğunu açıkça dile getirmiştir ve yargının bu iddialarla nasıl bir yol izleyeceği merak edilmektedir.
Merve Küsbeci ve İlgisi Bulunan İşlemler
Merve Küsbeci’nin, belediye bünyesinde çalıştığı ve otellerle ilgili imar işlemlerinde önemli rol oynadığı iddiaları oldukça ciddi. Kendisi ile ilgili yöneltilen suçlamalar arasında, imara aykırı dosyalarla ilgili işlemleri engelleme ve bunun karşılığında menfaat elde etme gibi hususlar yer alıyor. Bu veriler ışığında, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma derinleşmeye devam edecektir.
