Milyonlarca işçi ve işveren için büyük önem taşıyan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES)'ne dair son gelişmelerden biri, hükümetin 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı'nda bu sistemin yer almadığıdır. Uzun süredir gündemde olan bu konu, çalışanların emeklilik sonrası gelirlerinin artırılması amacıyla planlanmıştı. Ancak son gelişmeler, esmali bir belirsizliğe işaret ediyor.
MAAŞ LİKESİ YÜZDE 3 OLACAKTI
Yeni düzenleme ile birlikte, TES kapsamında çalışanların maaşlarından yüzde 3 oranında kesinti yapılması planlanıyordu. İşverenlerin de aynı oranda katkı sağlaması hedeflenmişti. Bu sistemin amacı, mevcut emeklilik sistemine ek olarak çalışanlara ilave bir gelir yaratmaktı. Ancak, TES'in Orta Vadeli Programdan çıkarılmış olması, maaşlardan yapılması beklenen bu ek kesintinin de şimdilik gündemden kalkmasına neden oldu. Özellikle brüt asgari ücretin 33 bin 30 TL, net asgari ücretin ise 28 bin 75,50 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, bu kesintinin asgari ücretli çalışanlar için yaklaşık 991 TL'lik bir yük getireceği hesaplanıyordu.
TES'İN ERTELEME TARİHLERİ
Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi'nin hayata geçirileceği tarihler daha önce de birkaç kez ertelendi. 2023 yılında yayımlanan Orta Vadeli Programda, Otomatik Katılım Sistemi'nin işveren katkısını da kapsayarak TES'e dönüştürülmesi için 2024'ün son çeyreği hedeflenmişti. Ancak bu hedef gerçekleşmedi ve uygulama tarihi 2025 yılına kaydırıldı. Ardından, 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Programı'nda bir kez daha ertelenen TES için sonunda yeni OVP'de hiç yer verilmemesi, sistemin geleceği hakkında ciddi soru işaretleri oluşturdu.
İSA KARAKAŞ: GELİŞMELER ŞOK EDİCİ
SGK Uzmanı İsa Karakaş, TES'in mevcut ekonomik koşullarda uygulanabilirliğinin düşük olduğunu vurguladı. TES ile ilgili henüz hazırlanan bir kanun teklifinin ya da net bir metnin bulunmadığına dikkat çeken Karakaş, sürecin sürekli olarak ertelendiğini ve en nihayetinde TES başlığının yeni OVP'den çıkarıldığını ifade etti. Bu gelişmeler, hem çalışanlar hem de işverenler için önemli bir belirsizlik ortamı yaratmış durumda.
2026 yılı itibarıyla brüt asgari ücret 33 bin 30 TL olarak belirlenirken, net asgari ücret 28 bin 075,50 TL olacak. Eğer işverenler tarafından uygulanacak olan TES (Temel Emeklilik Sistemi) kapsamında brüt ücret üzerinden çalışanlardan yüzde 3'lük bir katkı alınmaya başlansaydı, asgari ücretli çalışanların maaşlarından kesilecek miktar yaklaşık 991 TL olacaktı. Uzmanlar, bu ek kesintinin özellikle düşük gelirli çalışanların mali durumu üzerinde olumsuz bir etki yaratacağında birleşiyorlar.
Kesintinin Ekonomik Etkileri
Yapılacak olan bu tür kesintiler, dar gelirli çalışanların yaşam standartlarını tehdit altına alabilir. Ekonomik zorluk yaşayan pek çok çalışan, aile bütçesine katkı sağlarken bir yandan da sabit giderleriyle başa çıkmaya çalışmaktadır. Kesintinin önümüzdeki yıllarda artan enflasyon oranlarıyla birlikte, gelir düzeyinde meydana getireceği olumsuz etkinin ciddiyetine dikkat çekiliyor. Uzmanlar, istihdam üzerindeki olumsuz etkilerin yanı sıra, bu tür kesintilerin dar gelirli kesim üzerinde yarattığı baskının arttığını ifade ediyorlar. Çalışanların aylık gelirlerinden kesilen bu tutarlar, temel ihtiyaçların karşılanmasını zorlaştırarak onları finansal açıdan daha kırılgan hale getirebilir.
İşverenlerin Üstleneceği Yükümlülükler
Temel Emeklilik Sistemi kapsamında çalışanlardan alınacak yüzde 3'lük kesintinin yanı sıra, işverenlerin de benzer bir oranda katkıda bulunması da planlanıyordu. Bu durum, yalnızca çalışanları değil, aynı zamanda işverenleri de doğrudan etkileyecek bir durum. KOBİ'ler ve küçük işletmeler için ek maliyetler yaratması beklenen bu sistem, özellikle işverenlerin finansal dengelerini zorlayabilir. Bu durum, küçük işletmelerin rekabet gücünü zayıflatabilir ve istihdamda daralmaya yol açabilir. İşverenler de mevcut prim yükü ile birlikte bu ilave katkı sisteminin kendilerine getireceği yüklerin yeterince analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekiyorlar.
Yeni OVP ve TES
Yeni Orta Vadeli Program (OVP) içerisinde TES'e yer verilmemesi, bu sistemin özellikle kısa vadede hayata geçirilmeyeceğini göstermektedir. Çalışanlardan yapılacak olan söz konusu yüzde 3'lük ilave kesinti, şimdilik uygulanmaktan vazgeçildiği için, çalışanların mevcut gelir durumlarında herhangi bir değişiklik olmayacak. Ancak TES'in hukuken tam anlamıyla kaldırıldığı söylenemez. Mevcut durumda, bu sistemin yeniden hayata geçirilmesine dair bir takvimin oluşturulmamış olması, ilerleyen dönemde çeşitli ekonomik koşullara bağlı olarak bu sistemin tekrar gündeme gelebileceğini göstermektedir. Çalışanlar ve işverenler, bu tür bu gelişmeleri yakından takip etmeli ve olası değişikliklere hazırlıklı olmalıdırlar.
