Bakan Kurum, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı paylaşımında 5 yıllık Akıllı Şehir Eylem Planı'nın hazır olduğunu duyurdu. Bu plan çerçevesinde, belediyecilikten trafik sistemlerine, atık yönetiminden daha pek çok alanda vatandaşların yaşamını kolaylaştıracak 50 farklı akıllı şehir uygulamasının hayata geçirileceğinin müjdesini verdi. Bu düzenlemelerin Resmi Gazete'de yayımlandığına dikkat çekti ve hayırlı olsun dileğinde bulundu.
Akıllı Şehir Stratejileri ve Yol Haritası
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalar ışığında, Türkiye Yüzyılı vizyonu doğrultusunda "2030 Ulusal Akıllı Şehirler Stratejisi ve Eylem Planı" hazırlandı. Bu plan, şehir yaşamını köklü bir biçimde değiştirecek olan 5 yıllık bir yol haritasını içermekte olup, kentlerin akıllı dönüşümünü destekleyecek stratejiler belirlenmiştir. Eylem planında, uygulama ve izleme süreçlerine odaklanan toplam dört stratejik hedef, sekiz ana hedef, otuz iki eylem ve iki yüz doksan yedi uygulama adımı yer almaktadır. Geliştirilen bu yapının, 2020-2023 döneminde elde edilen deneyim ve kurumsal kapasite üzerine inşa edildiği belirtiliyor. Bu kapsamda, ileri teknolojiler ve sürdürülebilir bir dünya vizyonu benimsenerek, yapay zeka, büyük veri, nesnelerin interneti ve dijital ikiz gibi yenilikçi teknolojilere odaklanılacak.
Kentsel Dönüşüm ve Kriz Yönetimi
Ayrıca, kentsel dönüşüm, iklim değişikliği ve afet yönetimi konularında erken uyarı sistemleri ve kriz anı yönetim mekanizmalarının devreye alınması da planlanıyor. Eylem planı kapsamında gelecek beş yıl boyunca ayrıntılı bir düzenleme yapılacak. 2026 yılı sonuna kadar, Türkiye genelinde toplam 81 il için akıllı şehir stratejileri ve yol haritaları hazırlanması hedefleniyor. Her belediye bünyesinde özel akıllı şehir birimleri kurulacak ve mekansal planlama uygulamalarının semantik planlama modeline geçişi zorunlu hale getirilecektir. Bu gelişmeler, şehirlerin gelecekteki ihtiyacına yönelik daha akıllı ve sürdürülebilir çözüm önerileri sunmayı amaçlıyor.
Belediyelerin Sürece Dahil Olması
2027 yılında büyükşehirlerin ardından 187 ilçe belediyesi de bu sürece dahil edilecek. Ayrıca 268 belediyede Coğrafi Bilgi Sistemi (CBS) tabanlı gelişim planlarının hazırlanması bekleniyor. 2028 itibarıyla en az elli adet akıllı şehir uygulamasının sahada hayata geçirilmesi planlanmakta. Bunun yanı sıra, teknoloji kümelenmelerinin kurulmasıyla yerli yazılım ve donanım çözümlerinin dünya pazarına ihraç edilmesi hedefleniyor. Bu uygulamalarla, Türkiye'nin akıllı şehir projelerinde küresel bir oyuncu olma hedefi dikkat çekiyor.
Dijital Şehir Yönetim Merkezleri ve Yerli Üretim
2029 yılı itibarıyla, tüm illerde trafik yönetiminden çevre temizlik işlemlerine kadar birçok hizmetin tek bir noktadan yönetileceği Dijital Şehir Yönetim Merkezleri kurulacak. Bu merkezlerin koordinasyonu, Bakanlık bünyesindeki Ulusal Akıllı Şehir Merkezi tarafından sağlanacak. 2030 yılına gelindiğinde ise akıllı şehir teknolojilerinde en az yüzde 80 oranında yerli üretim şartı aranacak. Sektörde uluslararası alanda rekabet edecek 500 girişimci firmanın desteklenmesi ve sürecin hukuki altyapısını oluşturacak Akıllı Şehir Kanunu'nun yürürlüğe girmesi planlanıyor. Bu adımlar, hem yerli iş gücünün güçlendirilmesi hem de Türkiye'nin akıllı şehir vizyonunun gerçekleştirilmesi açısından büyük bir öneme sahip.
Yeni bir plan hayata geçirildi. Bu planla birlikte, farklı kurumların bağımsız sistemler geliştirerek kaynak israfına neden olmasının önüne geçilmesi hedefleniyor. Veri yönetimi ve iş birliği ilkeleri, bu sürecin merkezine yerleştirildi. Şehirlerin teknoloji çöplüğüne dönüşmemesi için kullanılan tüm teknolojiler titizlikle denetlenecek. Böylece, şehirlerde en uygun ve vatandaşa doğrudan fayda sağlayan çözümler belirlenecek ve daha etkili bir şekilde uygulanacak.
Yerel Yönetimlere Rehberlik
Bu bağlamda, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, yerel yönetimlere yardımcı olmak amacıyla kapsamlı bir çalışma gerçekleştirdi. Bu çalışma çerçevesinde, 50 uygulamaya ait fizibilite raporları ve 15 bin sayfadan oluşan bir eğitim dokümanları havuzu oluşturulmuş durumda. Bu dokümanlar, yerel yönetimlerin daha verimli hizmet sunmalarını sağlamak adına önemli bir kaynak teşkil edecektir. Aynı zamanda, bu rehberlik sayesinde, yerel yönetimlerin stratejik kararlar almasına katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Bu sayede acil durumlarda hızlı ve etkili çözüm geliştirme süreçleri de güçlendirilecektir.
Akıllı Bölgeler Yaklaşımı
Yeni yol haritası dâhilinde, erken uyarı ve kriz anı yönetim mekanizmalarının güçlendirilmesi planlanıyor. TOKİ, kentsel dönüşüm projeleri ve yeni konut inşaatları sürecini "Akıllı Bölgeler" konsepti ile birleştirerek, modern ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturmayı amaçlıyor. Bu yeni yaşam alanları, çevresel etkileri minimize etmek üzere tasarlanacak. Yeşil enerji kullanımı ön planda tutulacak ve su ile enerji kayıplarını sensörler aracılığıyla anlık olarak tespit eden çevreci tasarımlar tercih edilecek.
Vatandaşın Yaşam Kalitesi
Yeni strateji, vatandaşların günlük yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor. Gerçek zamanlı trafik yönetim sistemleri ile yollardaki zaman kaybı en aza indirilecektir. Ayrıca, atık toplama araçları, doluluk seviyelerine göre rotalarını ayarlayarak daha verimli bir hizmet sunacak. Akıllı sokak aydınlatma sistemleri ile birlikte, büyük ölçüde enerji tasarrufu sağlanması da öngörülüyor. Vatandaşlar, mahallelerindeki sorunları mobil uygulamalar aracılığıyla ilgili birimlere hızlı bir şekilde iletebilecek ve böylece şehir yönetiminde daha aktif bir rol üstlenebilecekler.
Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli
Ek olarak, Akıllı Şehir Olgunluk Değerlendirme Modeli ile her şehrin ihtiyaçlarının belirli ölçütler doğrultusunda belirleneceği ifade ediliyor. Bu model, hizmetlerin yaşlılar, engelliler ve dijital hizmetlere erişim konularında dezavantajlı durumdaki gruplara adil bir şekilde dağıtılmasını sağlayacak. Böylece, sosyal adalet sağlanarak, herkesin eşit fırsatlara erişimi teşvik edilecek.
Uluslararası İşbirliği
Türkiye, yerli ve milli kaynaklarını, Türk Devletleri Teşkilatı başta olmak üzere, çevre ülkelerle paylaşarak uluslararası alanda işbirliklerini geliştirecek. Bu stratejiyle hem ülke içindeki bilgi birikimini diğer ülkelere aktaracak hem de bölgesel işbirliklerini güçlendirerek uluslararası platformda daha etkili bir aktör olmayı hedefleyecek.
