İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Grup Toplantısı’nda ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla devam eden çatışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Dervişoğlu, yaşananların sınırlı bir askeri hesaplaşma olmadığını, günümüzdeki savaşların enerji yolları, ticaret hatları, gıda zincirleri, sınır güvenliği ve devletlerin dayanıklılık kapasitesi üzerinde aynı anda etkiler oluşturduğunu söyledi.
Türkiye açısından başlıklar
Orta Doğu’daki gerilimin Türkiye için milli güvenlik, enerji, sınır güvenliği, devlet kapasitesi ve ekonomik istikrar boyutları bulunduğunu belirten Dervişoğlu, Hürmüz Boğazı’nda yaşanabilecek gelişmelerin Türkiye’ye yansımaları olacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı vurgusu
Dervişoğlu, Hürmüz Boğazı’nı dünya ekonomisinin kritik geçiş noktalarından biri olarak nitelendirerek, boğazdaki aksamaların petrol, doğal gaz, taşımacılık ve tedarik zincirleri üzerinden geniş bir etki doğurabileceğini söyledi. Bu tür bir durumda akaryakıt fiyatları, üretim maliyetleri, taşımacılık giderleri ve tarımsal girdi fiyatlarında artış yaşanabileceğini, bunun sanayi üretimi ile hane halkı bütçesine yansıyabileceğini dile getirdi.
Hükümete yönelttiği sorular
Hükümetin “gelişmeleri izliyoruz, koordinasyon halindeyiz, diplomasi yürütüyoruz” yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatan Dervişoğlu, Türkiye’nin stratejik enerji güvenliği planı, ham petrol stok politikası, doğal gaz fiyat şoklarına karşı koruma mekanizmaları ve gıda arzına ilişkin olağanüstü tedbir hazırlıkları konusunda sorular yöneltti. Çiftçiyi, taşımacıyı, üreticiyi ve sanayiciyi koruyacak somut planların paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Enerji arz güvenliği değerlendirmesi
Enerji arz güvenliğinin tali bir ekonomi konusu değil, doğrudan milli güvenlik başlığı olduğunu belirten Dervişoğlu, stratejik ham petrol stoklarının gözden geçirilmesi ve enerji tedarikinde daha öngörülebilir mekanizmaların kurulması gerektiğini söyledi. Uluslararası piyasa dalgalanmalarının tamamının pompa fiyatı üzerinden vatandaşın üzerine yüklenmemesi gerektiğini ifade eden Dervişoğlu, akaryakıttaki vergi yükünün yeniden ele alınması çağrısında bulundu.
Tarım ve destek başlıkları
Tarım politikalarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Dervişoğlu, çiftçilerin borçluluğuna dikkat çekti ve tarımsal desteklerin artırılması gerektiğini söyledi. Gübre, tohum ve mazot desteklerinin yükseltilmesini isteyen Dervişoğlu, mazottan KDV ve ÖTV’nin kaldırılması yönünde çağrı yaptı.
“İran halkı ülkesini savunur” mesajı
Dervişoğlu, İran’a yönelik saldırıları düzenleyenlerin ve İran’daki yönetimin “hürriyet ve insan hakları” gibi kaygılarla hareket etmediğini savunarak, İran halkının ülkesini savunacağını söyledi. İran’ın geleceğine İran halkının kendi iradesiyle karar vermesi gerektiğini dile getirdi.
“İran rejimi ile İran’ın çöküşü aynı şey değil”
Dervişoğlu, “İran’daki rejime karşı olmak başka şeydir, İran’ın çöküşünü alkışlamak başka şeydir” ifadesini kullandı. İran’ın çöküşünün Türkiye’nin lehine bir tablo doğurmayacağını belirten Dervişoğlu, bunun bölgeyi daha büyük bir kaosa sürükleyebileceğini söyledi. Irak’tan Filistin’e uzanan kırılgan hattın genişleyebileceğini, Afganistan Pakistan hattındaki etkilerin artabileceğini, yeni çatışma alanları ve yeni terör yapılanmalarının ortaya çıkabileceğini ifade etti.
NATO ve güvenlik vurgusu
Son günlerde Türkiye ile Azerbaycan arasına nifak sokulmaya çalışıldığını öne süren Dervişoğlu, buna karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi. Akdeniz’de bulunan NATO ülkelerinin konumuna ilişkin sorular yönelten Dervişoğlu, Türkiye’nin NATO’yu toplantıya çağırması gerektiğini belirtti. Güney ve doğu sınırları boyunca hava savunması, erken uyarı ve tehdit tespiti alanındaki durumun şeffaf biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
KKTC ve Doğu Akdeniz başlığı
Dervişoğlu, Orta Doğu’daki gerilimin KKTC’ye olası etkilerine de değinerek, KKTC’nin statüsü güvence altına alınmadan ve Doğu Akdeniz’de Kıbrıs Türkü’nün hakları tescil edilmeden Güney Kıbrıs lehine yeni güvenlik mimarilerine onay verilmemesi gerektiğini söyledi. Türkiye’nin NATO üyesi olarak veto hakkı bulunduğunu da hatırlattı.
Canlı yayın sorusuna yanıt
Dervişoğlu, toplantı sonrası gazetecilerin “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” davasının duruşmalarının canlı yayınlanması sorusuna, suç varsa suçluların cezalandırılması gerektiğini ancak hukuk sisteminin itibarsızlaştırılmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Yargılamanın canlı yayınlanmasını yerinde bulmadığını belirten Dervişoğlu, geçmişte canlı yayınlanan yargılamaların yol açtığı sonuçların unutulmaması gerektiğini ifade etti.
