Avukatlar Vakfı Başkan Yardımcısı ve kadın hukuku uzmanı Avukat Nazan Moroğlu, Anayasa Mahkemesi'nin yoksulluk nafakasını düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinin iptaline ilişkin kararını değerlendirdi.
ANKA Haber Ajansı'na konuşan Moroğlu, kararın kadın-erkek eşitliği açısından önemli sonuçlar doğurabileceğini belirterek yeni düzenlemenin gecikmeden yapılması gerektiğini söyledi.
"175. madde tek başına değerlendirilemez"
Moroğlu, yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddenin, Türk Medeni Kanunu'nun 176. maddesiyle birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
- maddede nafakanın hangi durumlarda sona ereceğinin açık şekilde düzenlendiğini belirten Moroğlu, eşlerden birinin ölmesi veya nafaka alan kişinin yeniden evlenmesi halinde nafakanın kendiliğinden sona erdiğini hatırlattı.
"Nafaka her koşulda süresiz değildir"
Kamuoyunda oluşturulan algının aksine yoksulluk nafakasının her durumda süresiz olmadığını vurgulayan Moroğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"Yoksulluk nafakasını tartışmaya açanlar, 176. maddeyi yok saymakta ve nafakanın süresiz olmasının, evlilik birliğinin sona ermesinden sonra taraflar arasında husumetin devam etmesi sorununu doğurduğundan söz etmektedirler. Bu nedenle kamuoyunda yaratılmaya çalışılan algının aksine yoksulluk nafakası her koşulda süresiz değildir."
Moroğlu ayrıca, Medeni Kanun'da yoksulluk nafakasının yalnızca kadınlara değil, erkeklere de tanınan bir hak olduğunu ifade etti.
Kadınların sosyal ve ekonomik durumuna dikkat çekti
Uygulamada nafaka talebinde bulunanların çoğunlukla kadınlar olduğunu belirten Moroğlu, bunun nedenlerinin toplumsal ve ekonomik koşullar çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Kadınların eğitim, istihdam ve karar alma mekanizmalarındaki temsil oranlarının dikkate alınması gerektiğini ifade eden Moroğlu, geçmişte evli kadınların çalışmasının dahi yasal olarak eş iznine bağlı olduğunu hatırlattı.
"9 ay içinde düzenleme yapılmalı"
Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararına ilişkin değerlendirmesinde Moroğlu, yeni yasal düzenlemenin kısa sürede hazırlanması gerektiğini belirtti.
"175. maddenin Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi demokrasinin temel kriteri olan kadın erkek eşitliğinin göz ardı edilmesinin bir sonucudur. Anayasa Mahkemesi'nin gerekçeli kararının yazılmasının ardından 9 ay süre içinde düzenlemenin acilen yapılması gerekir."
