AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen AK Parti Merkez Yürütme Kurulu toplantısının ardından gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.
Açıklamasında 33 gündür devam eden savaşa değinen Çelik, ortaya çıkan tabloyu “çok kötü” sözleriyle değerlendirdi. Orta Doğu’nun büyük bir kaosun içine çekildiğini belirten Çelik, Mescid-i Aksa’nın ibadete kapalı olmasına da değindi. Çelik, İsrail’in tutumuna ilişkin eleştirilerde bulundu ve barışın sağlanması gerektiğini ifade etti.
İran’a yönelik başlatılan ve devam eden saldırılara da değinen Çelik, bu sürecin haksızlık olduğunu söyledi. Açıklamasında, bölgede gerilimin azaltılması ve diplomatik yolların öne çıkarılması gerektiğini dile getirdi.
“Terörsüz Türkiye” sürecine vurgu
Ömer Çelik, açıklamalarında “Terörsüz Türkiye” sürecine de yer verdi. Bu başlıkta yürütülen çalışmaların kesintisiz şekilde devam ettiğini belirten Çelik, sürecin barış diplomasisinin ülke içindeki yansıması olarak ele alındığını ifade etti.
Çelik’e, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısına ilişkin soru da yöneltildi. Bu soruya yanıt veren Çelik, seçim olması halinde CHP’nin yine yenileceğini söyledi. CHP yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan Çelik, partinin en büyük sorununun kendi yönetimi olduğunu ifade etti.
CHP yönetimine yönelik eleştiriler
Açıklamasında CHP’nin Türkiye ve dünya gündeminden kopuk bir yönetim anlayışı içinde olduğunu savunan Çelik, partinin kendi iç bütünlüğünü kuramadığını ileri sürdü. CHP’nin politik üretim konusunda yetersiz kaldığını belirten Çelik, parti içinden dile getirilen yolsuzluk iddialarına da dikkat çekti.
Çelik, CHP yönetiminin cumhuriyetin temel değerlerini ve demokrasinin kurallarını kendi siyasi ihtiyaçlarına göre yorumlamaya çalıştığını söyledi. Seçim yapılması halinde mevcut CHP yönetiminin ağır bir yenilgi alacağını öne sürdü.
Ömer Çelik, açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi değerlendirmelerine de değindi. Kendi ifadelerinin siyasi eleştiri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Çelik, buna rağmen farklı anlamlar yüklendiğini söyledi. Bu durumun siyasi okuryazarlık problemi oluşturduğunu ifade etti.
“CHP’nin en büyük sorunu kendi yönetimi”
Çelik, CHP’nin temel probleminin parti yönetiminden kaynaklandığını savundu. Türk siyasi hayatının böyle bir sorunu olmadığını söyleyen Çelik, seçimlerin nasıl yapılacağının, demokrasinin kurallarının ve cumhuriyetin temel değerlerinin açık olduğunu belirtti.
Açıklamasında CHP’nin tarihsel kimliği üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Çelik, bugünkü CHP ile geçmişteki CHP arasında bağ kurularak yapılan söylemleri eleştirdi. Ayrıca Atatürk’ün vasiyetinde yer alan İş Bankası hisselerine ilişkin Türk Tarih Kurumu ve Türk Dil Kurumu paylarının CHP tarafından verilmediğini, bu konuda mahkeme süreçleri yaşandığını söyledi.
Çelik, CHP’nin gündeme taşıdığı bazı başlıkların aslında AK Parti ya da Türk siyasi hayatıyla ilgili olmadığını ifade etti.
