CHP Genel Başkanı Özgür Özel, düzenlediği basın toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’e ait olduğunu iddia ettiği mal varlığına ilişkin açıklamalarda bulundu. “Turpun Küçüğü” başlıklı toplantıda konuşan Özel, çeşitli taşınmazlar ve satış işlemleri üzerinden toplam değerin 452 milyon TL olduğunu öne sürdü.
Özel, açıklamasında 12 mülkün toplam değerinin 325 milyon TL olduğunu, ayrıca satıldığı belirtilen 4 konutun değerinin ise 126 milyon TL’ye ulaştığını ifade etti. Bu veriler üzerinden toplam mal varlığının 452 milyon TL olduğunu iddia eden Özel, söz konusu varlıkların kamu görevinden elde edilen gelirle açıklanamayacağını savundu.
Mal varlığı iddialarının detayları paylaşıldı
Basın toplantısında çok sayıda taşınmazın tek tek sıralandığı görüldü. İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere farklı illerde konut, villa ve arsa bulunduğu iddia edildi.
Öne çıkan iddialar şu şekilde sıralandı:
İstanbul Kartal’da iki ayrı daire,
Beykoz’da villa,
Avcılar, Tuzla ve farklı bölgelerde konutlar,
Ankara Çankaya ve Beytepe’de çeşitli taşınmazlar,
İzmir Konak’ta birden fazla daire,
Çanakkale Gelibolu’da arsa,
Ayrıca bazı taşınmazların daha sonra satıldığı ve bu satışlardan önemli gelir elde edildiği öne sürüldü. Özel, bu varlıkların toplam değerinin kamu maaşıyla karşılanamayacağını dile getirdi.
Akın Gürlek’ten iddialara sert yanıt
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Özgür Özel’in açıklamalarına yazılı bir yanıt vererek iddiaları reddetti. Gürlek, söz konusu açıklamaların herhangi bir somut delile dayanmadığını ve kamuoyunu yanıltmaya yönelik olduğunu ifade etti.
Gürlek açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
İddiaların “hayal ürünü” olduğu,
Tapu kayıtlarında karşılığı bulunmadığı,
Kamuoyuna yönelik bir “algı operasyonu” niteliği taşıdığı,
Ayrıca, kendisinin 20 yılı aşkın süredir devlet görevinde bulunduğunu ve mal varlığı beyanlarının mevzuata uygun şekilde ilgili kurumlara sunulduğunu belirtti.
Yasal süreç başlatılacak
Akın Gürlek, açıklamasının devamında Özgür Özel’e karşı yasal süreç başlatacağını duyurdu. İddiaların iftira niteliği taşıdığını belirten Gürlek, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli hukuki adımların atılacağını bildirdi.
Gürlek, iddia sahiplerinin ellerinde belge bulunması halinde bunu siyasi platformlar yerine yargı mercilerine sunmaları gerektiğini ifade etti.
