İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM Padişahın torunu mücevher dolu çantayı havalimanında unuttu

Padişahın torunu mücevher dolu çantayı havalimanında unuttu

Kenize Murad’ın Sabiha Gökçen Havalimanı’nda unuttuğu, içinde değerli mücevherler bulunan çanta eksiksiz şekilde bulundu. Olay, Türkiye’deki dürüstlük ve toplumsal güvenin güçlü bir örneği olarak dikkat çekti.

İstanbul ile Paris arasında yaşayan Osmanlı hanedanı mensubu, yazar ve savaş muhabiri Kenize Murad’ın anlattığı son olay, hem sosyal medyada hem de kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Sultan V. Murad’ın torunu olan Murad, annesinden kalan antika mücevherlerin bulunduğu çantasını Sabiha Gökçen Havalimanı’nda unuttuğunu fark ettiğinde büyük bir panik yaşadı. Ancak olayın devamında yaşananlar, Türkiye’de hâlâ ayakta duran dürüstlük, vicdan ve ahlaki değerler adına dikkat çekici bir tablo ortaya koydu.

Uçağa Bindikten Sonra Fark Etti

Habertürk’ten Öznur Karslı Çetiner’in aktardığına göre Kenize Murad, kısa süre önce Sabiha Gökçen Havalimanı üzerinden Fransa’ya gitmek için yola çıktı. Fakat uçağa bindikten sonra, içinde annesinden kalan antika mücevherler ile kendi değerli takılarının bulunduğu el bagajını havalimanında bıraktığını fark etti.

Bu gelişme karşısında büyük bir umutsuzluğa kapıldığını anlatan Murad, o an yaşadığı duyguyu şu sözlerle dile getirdi:

“El bagajım kilitli bile değildi. İçinde annemin mücevherleri vardı. Dünyanın başka bir yerinde bu çantayı bulsalar bile içindeki eşyaların yerinde olmayacağından emindim. Çaresizlik içinde İstanbul’daki bir arkadaşıma ulaştım.”

Kayıp Eşya Birimi’nde Bulundu

Yapılan araştırmaların ardından Kenize Murad’a ait çantanın Sabiha Gökçen Havalimanı Kayıp Eşya Birimi’nde olduğu ortaya çıktı. Daha da dikkat çekici olan ise çantanın içindeki aile yadigârı takılar ve değerli mücevherlerin eksiksiz şekilde korunmuş olmasıydı.

Murad, çantanın ağzının açık olmasına rağmen içinden tek bir parçanın bile alınmamış olmasının kendisini son derece duygulandırdığını belirtti. Yaşadığı şaşkınlık kadar, gördüğü hassasiyet ve dürüstlükten de etkilendiğini vurguladı.

“Takılarımın Yerinde Olmayacağını Düşünmüştüm”

Kenize Murad, ilk anda umudunu büyük ölçüde kaybettiğini saklamadı. Özellikle çantanın kilitli olmaması nedeniyle, içindeki kıymetli eşyaların bulunması halinde bile yerinde olmayacağını düşündüğünü söyledi. Ancak yaşanan sonuç, onun bu konudaki bütün kaygılarını boşa çıkardı.

Bu olay, yalnızca kayıp bir çantanın bulunması olarak değil; toplumsal güven, bireysel ahlak ve insani sorumluluk açısından da önemli bir örnek olarak değerlendirildi.

Türkiye’de Gördüğü Dürüstlüğü Anlattı

Kenize Murad, bunun tek seferlik bir olay olmadığını da özellikle ifade etti. Türkiye’de daha önce de benzer dürüstlük örnekleriyle karşılaştığını söyleyen Murad, günlük yaşamda sık sık dikkatini çeken bir başka ayrıntıyı şu sözlerle anlattı:

“Euro ve Türk Lirası’nı bazen karıştırıyorum. Yanlışlıkla fazla ödeme yaptığımda taksi şoförleri ve esnaflar her seferinde ‘Euro verdiniz’ diyerek paramı iade ediyorlar.”

Fransa-Türkiye Kıyaslaması Dikkat Çekti

Fransa ile Türkiye’yi açık biçimde kıyaslayan Kenize Murad, Türkiye’de gördüğü insanlık ve vicdan örneğinin Avrupa’da aynı şekilde karşılık bulmadığını söyledi. Sözlerinin sonunda ise oldukça çarpıcı ifadeler kullandı:

“Şunu açıkça söyleyebilirim ki; Fransa’da gözlüğümü bile geri bulamazdım, cüzdanımı zaten göremezdim. Ben zengin iş adamlarından değil; parası çok olmayan ama onurunu ve dürüstlüğünü koruyan sıradan Türk insanından bahsediyorum. Onlara minnettarım.”