Gazeteci ve yorumcu Rasim Ozan Kütahyalı’nın televizyon programında Ekrem İmamoğlu hakkında kullandığı sert ifadeler yargıya taşınmıştı. Uzun süredir gündemde olan davada mahkemenin verdiği tazminat kararı istinaf incelemesinden geçti. Dosyayı değerlendiren üst mahkeme, tartışma yaratan sözlerin sınırları aştığına hükmederek yerel mahkemenin kararını onadı.
Televizyon Programındaki Sözler Davaya Konu Oldu
Gazeteci Rasim Ozan Kütahyalı’nın 26 Mart 2024 tarihinde Lider TV’de yayımlanan “Barometre” programında yaptığı açıklamalar, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında sert ifadeler içermesi nedeniyle yargıya taşındı.
Dava dilekçesinde, Kütahyalı’nın program sırasında İmamoğlu’nu hedef alan şu sözleri kullandığı belirtildi:
“Her türlü şerefsizliği yapıyorsun.”
“Adam satın alma, adam kayırma, ona buna paralar dağıtma.”
“CHP’li delegelere rüşvet dağıttığını raporunu okudum.”
Davacı taraf, bu ifadelerin televizyon ve internet üzerinden hızla yayıldığını, sosyal medya ve medya kanalları aracılığıyla geniş kitlelere ulaştığını vurguladı.
İmamoğlu’nun avukatları, söz konusu açıklamaların doğrudan müvekkillerini hedef aldığını ve kişilik haklarına açık bir saldırı niteliği taşıdığını belirterek 50 bin TL manevi tazminat talebinde bulundu.
Davalı Taraf: “Basın ve İfade Özgürlüğü”
Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatları ise savunmalarında farklı bir noktaya dikkat çekti. Yapılan açıklamaların gazetecilik ve siyasi yorum kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ileri süren davalı vekili, sözlerin basın ve ifade özgürlüğü çerçevesinde ele alınmasının gerektiğini savundu.
Savunmada, Kütahyalı’nın uzun yıllardır gazetecilik ve yorumculuk yaptığı belirtilerek siyasi tartışmalarda kullanılan ifadelerin sert olabileceği vurgulandı.
Ayrıca programda geçen “Ekrem İmamoğlu’yla da benim artık özel hesabım var” sözünün tehdit anlamı taşımadığı ve somut bir zarar tehlikesi oluşturmadığı da savunmanın önemli başlıkları arasında yer aldı.
Mahkeme: “Kişilik Haklarına Saldırı Var”
Yerel mahkeme ise yapılan değerlendirmede farklı bir sonuca ulaştı. Mahkeme kararında, programda kullanılan sözlerin küçük düşürücü ve aşağılayıcı nitelikte olduğu ifade edildi.
Kararda şu unsurlar özellikle dikkate alındı:
Sözlerin ağırlığı ve niteliği
Yayının televizyon ve sosyal medya aracılığıyla geniş kitlelere ulaşması
Tarafların kamuoyundaki sosyal konumu
Mahkeme, bu gerekçeler doğrultusunda kişilik haklarına saldırı oluştuğu kanaatine vardı.
Davacı tarafın talep ettiği 50 bin TL tazminat yerine ise 30 bin TL manevi tazminata hükmedildi. Ayrıca söz konusu tazminatın 26 Mart 2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte Rasim Ozan Kütahyalı’dan alınarak Ekrem İmamoğlu’na ödenmesine karar verildi.
İstinaf Mahkemesi Kararı Onadı
Yerel mahkemenin kararına karşı Rasim Ozan Kütahyalı’nın avukatı istinaf başvurusu yaptı. Başvuruda, sözlerin basın ve ifade özgürlüğü kapsamında olduğu ve tazminat koşullarının oluşmadığı savunuldu.
Dosyayı inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin kararında hukuka aykırılık bulunmadığına hükmetti.
Daire, davalı tarafın istinaf başvurusunu esastan reddederek verilen 30 bin TL manevi tazminat kararını onadı.
Böylece televizyon programındaki sözler nedeniyle açılan davada yerel mahkemenin kararı üst mahkeme tarafından da kesinleşmiş oldu.
