Yüksek kâr vaadiyle onlarca kişiyi dolandırdığı iddiasıyla 102 yıl 4 ay hapis cezasına çarptırılan eski banka müdürü Seçil Erzan hakkında verilen kararın gerekçesi açıklandı. Mahkeme, Erzan'ın eylemlerinin mağdurların iradesini etkilediğini ve güvenlerini kötüye kullandığını belirtti.
“Fon Fatih Terim Adına” Yalanı Güveni Sağladı
Gerekçeli kararda, Erzan’ın, mağdurlara fonun teknik olarak sadece belirli isimlere açık olduğunu söylediği, Fatih Terim'in bu fona yatırım yaptığı ve yüksek kazanç sağladığını iddia ettiği ifade edildi. Bu yöntemle aralarında Arda Turan, Emre Belözoğlu, Fernando Muslera ve Selçuk İnan gibi isimlerin de bulunduğu onlarca kişiden yüksek meblağlarda para topladığı vurgulandı.
Gerçek Dışı Bilgilerle İrade Manipülasyonu
Mahkeme, Seçil Erzan’ın mağdurları ikna etmek için “paraların fiziken bankaya gönderildiği” ve “sistemde görünmemesinin normal olduğu” şeklinde gerçek dışı açıklamalarda bulunduğunu belirtti. İlk başta bazı ödemeleri yaparak güven sağladığı, sonrasında ise bu güveni kötüye kullanarak dolandırıcılığı sürdürdüğü aktarıldı.
Banka Aracı Olarak Kullanılmadı, Suç Bireysel Dolandırıcılık
Kararda, Erzan’ın bankanın resmi faaliyetleri dışında hareket ettiği ve bankaya ait herhangi bir varlığı kullanmadığı kaydedildi. Bu nedenle, eylemin “banka aracılığıyla dolandırıcılık” kapsamına girmediği ve “bireysel nitelikli dolandırıcılık” olarak değerlendirildiği belirtildi.
Zimmet Değil, Zincirleme Dolandırıcılık
Gerekçeli kararda, sanığın banka sistemine giren bir parayı zimmetine geçirmediği, dolayısıyla zimmet suçunun oluşmadığı ifade edildi. Ancak mağdurların “hulus ve saffetinden” (iyi niyet ve saflığından) yararlanarak dolandırıcılık yaptığı ve zincirleme suç kapsamında ceza verildiği vurgulandı.
