Siyasetin nabzı ara seçim tartışmalarıyla yükselirken, iktidar ve muhalefet arasındaki gerilim yeni açıklamalarla daha da belirginleşti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Gündemimizde ara seçim yok” sözleriyle kapıyı net biçimde kapatmasının ardından, gözler bu kez Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’a çevrildi. Kurtulmuş’un açıklamaları, tartışmayı anayasal zemine taşıdı.
Anayasa Vurgusu: Yetki Nerede?
TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, ara seçim çağrılarına ilişkin değerlendirmesinde kuralların açık olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Kimin hangi kurallar çerçevesinde hareket edeceği anayasada bellidir. Anayasa’da şartlar ve milletvekilleri istifalarına ilişkin maddeler çok açıktır.”
Bu sözler, tartışmanın siyasi polemiklerden ziyade hukuki çerçevede ele alınması gerektiğine işaret ederken, devlet kurumlarının işleyişine dair net bir duruş sergiledi.
Son Karar Meclis’te
Kurtulmuş, ara seçim sürecinin nasıl işleyeceğine de açıklık getirerek yetkinin TBMM’de olduğunu vurguladı:
“Anayasa ve İç Tüzük’e baktığımızda görev Meclis’tedir. Anayasa’daki şartlar yerine geldiğinde ara seçim olabilir ancak bunun kararını TBMM Genel Kurulu verecektir.”
Bu değerlendirme, yürütme ile yasama arasındaki sınırların korunması gerektiğini savunan çevreler tarafından dikkatle takip edildi.
Erdoğan: “Gündem Dayatmasına İzin Yok”
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise muhalefetin erken ve ara seçim çağrılarını sert sözlerle eleştirmişti:
“Türkiye ana muhalefetin beyhude çabasıyla yapay gündemlere kapılmadan hedefine doğru emin adımlarla ilerliyor. Hükümetimiz gündemine hakimdir. Bize kimse gündem dayatamaz.”
Erdoğan’ın bu çıkışı, siyasi istikrar vurgusunu ön plana çıkarırken, hükümetin önceliklerinin değişmeyeceği mesajını net şekilde ortaya koydu.
Özel’den Sert Tepki
CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise Erdoğan’ın sözlerine oldukça sert bir yanıt verdi:
“Biz kendi işimizi yapacağız demiştiniz. Ara seçim yapmak Meclis’in işi. ‘Gündemimizde ara seçim yok’ demek yürütmenin yasamaya müdahalesidir ve en basit deyimle siyaseten bir hadsizliktir, yetki aşımıdır ve bu da Anayasa’yı çiğnemektir. Sen kim oluyorsun?”
