TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİNE DESTEK YÜZDE 61,6
Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi'nin TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmasının ardından, GENAR tarafından "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin kamuoyu araştırması yapıldı.
İhsan Aktaş'ın sahibi olduğu GENAR'ın araştırmasına göre, süreci destekleyenlerin oranı yüzde 61,6 olurken, desteklemeyenlerin oranı yüzde 38,4 olarak ölçüldü.
EN YÜKSEK DESTEK DEM PARTİ TABANINDAN
Araştırmada siyasi parti seçmenlerinin sürece yönelik tutumu da ayrı ayrı ölçüldü.
Sonuçlara göre DEM Parti seçmeninin yüzde 90,5'i sürece destek verdi. AK Parti seçmeninde destek yüzde 85,5, MHP seçmeninde ise yüzde 80,7 olarak ölçüldü.
Kararsız seçmenlerin yüzde 64,8'i de "Terörsüz Türkiye" sürecine destek verdiğini belirtti.
CHP VE YENİ PARTİ TABANINDA DESTEK DAHA DÜŞÜK
CHP seçmeninin yüzde 47,4'ü sürece destek verirken, Yeni Parti seçmeninde bu oran yüzde 40,9 oldu.
İYİ Parti seçmeninde ise destek yüzde 15 seviyesinde kaldı. Böylece araştırmada sürece en düşük desteğin İYİ Parti tabanından geldiği görüldü.
AKTAŞ: ÜÇ PARTİ SÜRECİ BÜYÜK ORANDA SIRTLANDI
Sonuçları değerlendiren İhsan Aktaş, sürecin başından bu yana üç partinin büyük ölçüde "Terörsüz Türkiye" sürecini sırtladığını belirtti.
Aktaş, siyasi partilerin lider kadrolarının desteklediği konuların parti tabanlarında da doğrudan karşılık bulduğunu ifade etti.
CHP'NİN DESTEĞİ İNİŞLİ ÇIKIŞLI SEYRETTİ
Aktaş'ın değerlendirmesine göre Meclis Komisyonu'na katılan partilerden CHP'nin desteği süreç boyunca inişli çıkışlı bir seyir izledi.
Partinin bölünmesinin ardından CHP tabanının Yeni Parti tabanına göre sürece daha fazla destek verdiği görüldü. Ancak her iki partideki destek oranı, AK Parti, MHP ve DEM Parti tabanındaki seviyeye ulaşmadı.
MUHALEFET TABANINDA BEKLENENDEN FARKLI TABLO
Aktaş, CHP'nin yaklaşık 10 yıl boyunca muhalefet cephesinde DEM Parti ile birlikte hareket ettiği düşünüldüğünde, sürece yönelik güçlü desteğin CHP ve Yeni Parti tabanından gelmesinin beklenebileceğini ancak araştırmanın farklı bir tablo ortaya koyduğunu belirtti.
