Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında 2025 yılında kazı çalışmalarına başlanan yaklaşık 2 bin 100 yıllık gemi batığından binlerce seramik eser çıkarıldı. Batıkta bulunan tabak, kase ve tepsilerin antik dönemin sofra kültürü ile Akdeniz'deki ticaret hakkında bilgiler sunduğu belirtildi.
122 farklı form ve boyutta eser bulundu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, seramik yüklü gemi batığında 122 farklı form ve boyutta tabak, kase ve tepsinin tespit edildiğini bildirdi.
Ersoy, eserlerin Arsuz'un antik adı Rhosus ile ilişkilendirilen seramiklerden oluştuğunu belirterek, sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan kil sayesinde önemli bölümünün günümüze sağlam ulaştığını aktardı. Kazı çalışmalarının 42-55 metre derinlikte, su altı robotlarının desteğiyle sürdürüldüğünü ifade etti.
Batığın ana yükünü tabak ve kaseler oluşturuyor
Kültür ve Turizm Bakanlığının açıklamasına göre batığın ana yükünü Antakya kökenli tabak ve kaseler oluşturuyor. Hatay'ın Arsuz ilçesindeki antik Rhosus kıyılarında üretildiği düşünülen eserler arasında kuruyemiş tabakları, çorba kaseleri, balık tabakları ve farklı boyutlarda tepsiler yer alıyor.
Batıkta ayrıca Ege'deki bazı adalarda üretildiği düşünülen amforalar da bulundu. Farklı üretim merkezleriyle ilişkilendirilen eserlerin, geminin taşıdığı yükün çeşitliliğine işaret ettiği belirtildi.
Seramikler Çiçero'nun mektuplarında da yer alıyor
Rhosus seramiklerinin Romalı hatip ve devlet insanı Çiçero'nun yazışmalarında da geçtiği aktarıldı. Çiçero'nun MÖ 50 yılında dostu Attikus'a yazdığı mektupta, onun için Rhosus'tan seramik kaplar sipariş ettiğini anlattığı belirtildi.
Adrasan batığındaki seramiklerin Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesinin, bu ürünlerin antik dönemdeki deniz ticaretindeki yerinin araştırılması açısından önem taşıdığı ifade edildi.
Eserleri binlerce yıl kil korudu
Batıktaki seramiklerin iyi durumda kalmasında, yükleme sırasında kullanılan yöntemin etkili olduğu belirtildi. Tabak ve kaselerin ahşap sandıklara yerleştirilirken aralarına kil konulmasının, geminin batması sırasında eserlerin kırılmasını önlemeye yardımcı olduğu aktarıldı.
Batığın MÖ 1. yüzyıla ait olduğu değerlendiriliyor
Gemide bulunan Antakya kökenli MÖ 1. yüzyıl sikkelerinin batığın tarihlendirilmesine katkı sağladığı belirtildi. Bulguların, geminin MÖ 1. yüzyılın ortalarında Antakya, Ege, Yunanistan ve İtalya kıyıları arasındaki ticaret ağı içerisinde faaliyet gösterdiğine işaret ettiği kaydedildi.
Arsuz'dan yola çıktığı düşünülen geminin Roma'ya doğru ilerlerken fırtına sırasında bir sığlığa çarparak battığı tahmin ediliyor. Adrasan açıklarındaki su altı arkeoloji kazıları robotların desteğiyle devam ediyor.
