Sağlık Bakanlığı’nın aile hekimliğine ilişkin yönetmelik kapsamında yaptığı son bilgilendirme, birinci basamak sağlık hizmetlerinde daha düzenli, daha erişilebilir ve daha verimli bir dönemin kapısını araladı. Bakanlığın ortaya koyduğu çerçevede, kamu hizmetinin kesintisiz sürmesi ve vatandaşın daha nitelikli sağlık hizmetine gecikme yaşamadan ulaşması hedefleniyor. Özellikle aile sağlığı merkezlerinin statüsü, fiziki şartları, personel yapısı ve hizmet güvenliği konusunda getirilen net hükümler, sahadaki belirsizlikleri azaltacak önemli adımlar olarak öne çıkıyor.
Aile sağlığı merkezlerinin statüsü netleşti
Yeni düzenlemeyle birlikte aile sağlığı merkezlerinin açık biçimde kamu sağlık kuruluşu olduğu vurgulandı. Bu çerçevede hizmet verilen mekanlara ilişkin asgari fiziki şartlar da güncellendi. Yapılan değişikliklerin temel amacı, sadece mevzuat dili oluşturmak değil; sahadaki gerçek ihtiyaçlara göre daha işlevsel bir sistem kurmak oldu.
Ayrıca aile hekimliği birimlerince kullanılan ortak malzemelerin aile sağlığı merkezine ait olduğunun belirlenmesiyle, uygulamada yaşanabilecek mülkiyet ve kullanım tartışmalarının önüne geçilmesi amaçlandı. Hizmet sırasında ihtiyaç nedeniyle temin edilen tıbbi cihazlar ile sarf malzemeler daha açık şekilde listelenirken, asgari tıbbi cihaz ve malzeme standartları da yeniden güncellendi.
Personel istihdamını güçlendiren adım
Düzenlemenin dikkat çeken başlıklarından biri de aile hekimliği uygulamasında personel istihdamını teşvik eden hükümler oldu. Aile hekimi ve aile sağlığı çalışanı istihdamına ilişkin usul ve esaslar yeniden ele alındı. Böylece sistemin yükünü azaltacak, hizmet kalitesini yükseltecek daha istikrarlı bir insan kaynağı yapısı hedefleniyor.
Öte yandan askerlik veya doğum gibi nedenlerle görevinden ayrılmak zorunda kalan aile hekimlerinin, yeniden uygulamaya dönmek istediklerinde sahip oldukları öncelik hakkına ilişkin şartlar daha ayrıntılı biçimde açıklandı. Daha önce farklı yorumlara yol açan alanların netleştirilmesi, ülke genelinde standart uygulamanın güçlenmesi açısından önemli görülüyor. Başvuru için yeterli sürenin tanınması da hekimler açısından dikkat çeken bir güvence oldu.
Atamalarda uygulama birliği sağlanacak
Devlet hizmet yükümlülüğü kapsamında yapılan atamalar ile aile hekimliği birimlerine doğrudan aile hekimliği uzmanı görevlendirilmesine ilişkin hususlar da açık biçimde tanımlandı. Böylece atanan personelin görev alanı ve çalışma düzeni konusunda iller arasında oluşabilecek farklılıkların önüne geçilmesi planlanıyor. Sağlık hizmetlerinde merkezi planlama ve uygulama birliğinin korunması, vatandaş lehine sonuç doğuracak başlıklardan biri olarak değerlendiriliyor.
Sağlıkta şiddete karşı yeni koruma mekanizması
Yönetmelikte, sağlıkta şiddetin önlenmesine yönelik dikkat çeken bir düzenleme de yer aldı. Buna göre şiddet durumunda, vatandaşın aile hekimi kayıt değişikliği öncelikle farklı bir aile sağlığı merkezine yapılacak. Eğer ikametgaha yakın başka bir aile sağlığı merkezi bulunmuyorsa, aynı merkez içinde başka bir aile hekimliği birimi seçilebilecek.
Bu yaklaşım, hem sağlık çalışanını korumayı hem de vatandaşın sağlık hizmetine erişimini tamamen kesintiye uğratmamayı hedefliyor. Kamu düzeni ile hizmet sürekliliğini birlikte gözeten bu model, sahada daha kontrollü bir işleyiş sağlayabilir.
Eğitim süreci hızlanacak, odalar daha verimli kullanılacak
Aile hekimliği uygulamasına geçiş sürecinin hızlandırılması amacıyla, çalışanların temel eğitimlerini uygulamaya geçtikten sonra da alabilmesine imkan tanındı. Birinci aşama uyum eğitimlerinin, kişinin yerleştiği tarihten itibaren 3 ay içinde tamamlanması zorunlu hale getirildi. Ayrıca Bakanlığa ait Aile Hekimliği Bilgi Sistemi kullanımına ve geçiş sürecine ilişkin düzenlemeler de yönetmelikte yer aldı.
Fiziki yapılanmada ise dikkat çekici bir değişikliğe gidildi. Aile sağlığı merkezlerinde “aşılama ve bebek/çocuk izlemleri odası” ile “gebe izlem ve üreme sağlığı odası” kriterleri yeniden düzenlendi. Buna göre artık her dört hekim için değil, her beş hekim için ilave oda şartı aranacak. Kullanılmayan odaların sisteme daha verimli şekilde kazandırılması ve gerektiğinde aile hekimliği birimi olarak değerlendirilmesi hedefleniyor.
