Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. İsmail Demir katldığı proğramda gündeme dair soruları cevapladı.

S-400 VE F-35'LERDE SON DURUM

Türkiye haklarını arama konusunda harekete geçmesi gerekiyor. Bunun için de bir lobi şirketiyle anlaşıldı ama mesele F-35'ten çıkıp S-400'e bağlanmış bir ambargoya dönüştü. Bunun lobicilik kısmı var siyaset kısmı var. Orada F-35'e geri dönmek kavramı asıl haklarımızın bir kısmı F-35'lere ortak olma bedeli olarak verildi. O açıdan Türkiye ortaklığa dönelim diye ağlayan bir ülke durumunda değil. Çıkmasaydık iyi olurdu farklı bir denklemdir ama bu Türkiye'nin aldığı bir karar değil karşı tarafın aldığı bir karardı.

Türkiye programın en iyi ortaklarından bir tanesiydi. Bu kendi tercihleriydi ki F-35 ile S-400'leri ilişkilendirmenin de bir anlamı yoktu.

F-35'TE TÜRKİYE DEVRE DIŞI MI?

Bu ülke kendi kaynaklarıyla Allah'ın izniyle birçok şeyi başarabilir. Bu kararlılığın, özgüvenin olması gerekiyor. Bunun arkasında siyasi irade, milletimizin iradesi olursa biraz zaman alabilir biraz zaman ve para harcayabiliriz ama Türkiye'nin herhangi bir şeye mecbur tutulmasını kabul edilebilir olmadığını düşünüyorum.

Bu tür zorlamaların hafif tehditvari şeylerin bizim daha çok hedefe kilitlenmemize sebep olduğunu söyleyebilirim.

Biz ürünler ve bazı projelerle gündem daha yoğun ama benim derin dalga dediğim konu var. Orada o derin dalga insan kaynağının değerlendirilmesi geleceğe hazırlanması asıl mesele bence. Orada da bizlere hepimize çok önemli görevler düşüyor.

YAVAŞLAMADAN DAHA HIZLI GİTMEMİZ GEREKİYOR

Şimdi zaten bağımlılığı kırıyoruz ama uluslararası alanda da dikkat çeken işler oluyor. İHA konusu diğer ülkelerin de gündeminde. Etkinlik açısından özellikle şu anda dünyasının ilgisini çekmeye başladı. Etkinlik konusunu bu kadar sahada görmeselerdi belki bu kadar dikkat çekmeyebilirdi. Sadece İHA'nın kendisi değil kullanım şekli de önemli. Bu başarılar harplerde oyun değiştirici unsur olarak ortaya çıktı. Bizim TB2'miz var ama orada durulmuyor. TB3 diyorsunuz AKINCI diyorsunuz. Biz asla yavaşlamadan hatta daha hızlı gitmemiz gerekiyor.

"BAĞIMSIZLIĞI SAĞLAMAMIZ GEREKİYOR"

Geleceğin teknolojileri o heves o heyecan her zaman gündemimizde olması gerekiyor. SİHA bunun örneği oldu. Sadece SİHA'lar değil SİDA diyelim hepsinin değişik kullanım alanlarıyla sahada olması gerekiyor. Onların alt yapıları da çip dahil bağımsızlığı sağlamamız gerekiyor.

"TEKNOFEST DEDİĞİNİZ OLAYIN GEÇMİŞİNE BAKIN"

TEKNOFEST dediğiniz olayın geçmişine bakın 3-4 yılda oluşturduğu heyecana bakın, geldiği noktaya bakın. Deney yapan atölyelerimiz var meslek liselerimizin yeni bir ivme kazandığını görüyorsunuz. Bu bir enerji kaynamasının geldiğini gördüğüm için söylüyorum. Yapılanlar için de bir işaret fişeği diyorum. Yapabileceklerimizin çok daha fazla olduğunu söylemek istiyorum.

BU İŞLERİN NE KADAR BİR GEÇMİŞİ VAR?

İki kulvar düşünün. Motor derdimiz vardı 5-6 motor çalışmalarımız sürüyor burada peşinden koşuyoruz. Tank yaptık peşinden koşuyoruz. Bir de insansız sistemlerde peşinden koşmayıp önden gidiyoruz. Bugün lazerden yapay zekadan bahsediyoruz. Elektro manyetik silahlardan bahsediyoruz. Bir taraftan da uçak motoru yapmaya çalışıyoruz. Gelecek aslında ikinci kulvarda daha çok önümüze çıkacak. İkincisinde önde gidebilirsek ilkindekilerin çoğuna ihtiyaç bile duymayabiliriz.

İHA tek başına bir şey değil. İHA üzerinde görecek gözünüz atacak silahınız lazım. Biz İHA zincirinde küçükten büyüğe bir dizi zincir var. İnsansız kara araçlarımız deneme safhasında. Deniz altı için benzer sistemler var. Bunların birbirine entegre edilmesi var.

Radar ve elektronik harp sistemleri var. Burada nihai amaç görünmeden görmek vurulmadan vurmak. Bu alanda bu noktada olmanız gerekiyor.

Bizim 3 yıl önce hiçbir hava savunma sistemimiz yoktu. Hisar, Sungur inşallah bir sistemimiz daha gelecek. 4 sistem var elimizde.

Bugünkü harekat ortamında özellikle insansız sistemlerin yaygın olduğu ortamda alt katmanlar daha önem kazandı. Balistik füzeyle ilgili bir şeyler geliştirmek istiyorsanız bu ileri teknoloji gerektiriyor ama alt katmanlarda daha çok tehdit var. Tehditleri de çok iyi değerlendirmek onlara karşı tedbir almak gerekiyor. GPS konusunda bunu çözmeniz lazım mesela dışarı bağımlıysanız.

İLERİ VADEDE TÜRKİYE İÇİN MİLLİ BİR MESELEDİR

Ulak'ta şu anda 1500'ü geçtik. Bunun yazılımı önemli. Yine Türkiye'de savunma çok kapsamlı düşünülmeli. İletişim altyapımızın Ulak gibi bir sistemle kurulması ileri vadede Türkiye için bir varlık ve mili meseledir diye düşünüyorum. Biz burada çok kaliteli ürünü teknolojik seviye yakalamış ürün çıkartmaya adadık kendimizi. Maliyetlerine de katlanmaya hazırız. Yazılımlar yaptık ve 5G yolculuğunda önemli bir mesafe kat ettik ve ediyoruz. Çalışan her şirketimiz de ULAK şirketimizin altında ortak olmaya davet ediyoruz. Bunu Savunma Sanayii olarak kurduk yavaş yavaş çekiliyoruz. Savunma diye başladığımız bir olay biz genele sivile de yaydık bunun özünde ne var bizim harekat ortamında kendi iletişimimizi networkumuzu kurabilmek gibi bir kaygıyla başladı bu.

BU DA OYUN DEĞİŞTİRİCİ BİR KONSEPT

Anadolu gemisine SİHA koyacağız dediğimizde bu dünya basınında gündem oldu. Bu da oyun değiştirici bir konsept. Bir uçak gemisinden uçak kaldırdığınızda o uçak kaç saat havada kalabilir? Anadolu tipi bir gemiye 80'e yakın SİHA koyabilirsiniz.

Bizim devam eden Milgem'lerimiz var. Üzerindeki sistemler de artan bir yolculuk bu. Beşinci gemimizin inşası devam ediyor. Denizaltı tasarımında Türkiye etkin bir noktaya geldi ve şu anda yerli bir denizaltı tasarlayalım dediğiniz zaman bunu yapabilecek güçteyiz.

Biz Pakistan'da Fransız denizaltılarının modernizasyon işini STM aldı. O da büyük bir kavga alanıydı çok yakından takip ettiğim için biliyorum. Pakistan'daki ilgililer ile birebir konuşmamda özellikle Fransızlardan büyük baskı yediklerini onlara direnerek bunu başardıklarını söylediler. Onların Türkiye dostluğunu çok net gördük. Daha sonra tehditlere maruz kaldılar. Ona rağmen bunu yaptılar.