İstanbul
Açık
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi SPOR Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'tan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a mektup!

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç'tan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a mektup!

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Düzce Müftüsü Şaban Soytekinoğlu'nun cuma vaazında kendisini hedef alan sözlerinin ardından Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş'a mektup yazdı

Diyanet işleri Başkanlığı, cuma vaazında Selanik göçmenleri için Yüzde 90'ı 'Sabetayist' ve isim vermeden Fenerbahçe Başkanı Ali Koç hakkında "İstanbul'da Gezi olaylarında otellerinde barındıran kimdi? Gene Yahudilerdi. Şu an bir şirketin bir takımın da başkanı" sözleriyle imada bulunan Düzce Akçakoca ilçe Müftüsü Şaban Soytekinoğlu hakkında soruşturma başlatıldığını açıklamıştı.

Ali Koç, bu gelişmeler üzerine Diyanet işleri Başkanı Erbaş'a bir mektup yazdı.

Koç'un mektubunda şu ifadeler yer alıyor:

"Kutsal mekanımız olan camilere bu nefret söylemini taşımak, hem de tamamen yalan yanlış bilgilerle ve iftiralarla bunu yapmak, hem çok üzücü hem de ürkütücü. İnsanlığın barışını savunması gereken bu zor günlerde umut aşılaması ve birleştirmesi beklenen bir din görevlisi nasıl bu kadar sorumsuzca davranabilir? İnanın bir cevap bulamıyorum.

Dünyanın çok uzun zamandır karşı karşıya olduğu bir diğer salgın da 'Nefret söylemi' ve ne yazık ki bu salgınla mücadele edebileceğimiz bir aşı da yok. Ancak hep birlikte bu kişilere asla geçit vermeyerek nefret söyleminin olağanlaşmasına müsaade etmeyerek ve tolerans göstermeyerek anlamlı bir yol alabiliriz. Bu her şeyden önce çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzdur diye düşünüyorum.

Kul hakkına girmeden, yalan söylemeden, iftiradan sakınarak yaşama sorumluluğuna sahip bir ailenin temsilcisi olarak derinden hissettiğim gönül kırgınlığımı sizinle paylaşmak istedim.