İstanbul
Orta şiddetli yağmur
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi YAŞAM Koronavirüs salgınına karşı tam kapanma değil akıllı kapanma!

Koronavirüs salgınına karşı tam kapanma değil akıllı kapanma!

Koronavirüs salgını giderek artarken, Türkiye'de uygulanan hafta sonu gece kısıtlamalarının daha da yaygınlaştırılması, tam kapanma yapılması gündeme geldi. Ancak bunun yerine akıllı kapanmanın daha yararlı olacağı ileri sürüldü

Türkiye'de koronavirüs salgını giderek artıyor.

Hem vaka sayılarına, hem de ölümlere her günü yenileri ekleniyor.

Hatta öyle hızlı artıyor ki, sayılar en yüksek rakamlara ulaştı. Bunun üzerine de yeni kararlar alındı ve hafta sonları geceleri sokağa çıkma yasağı uygulanmaya başlandı.

Ancak salgın yine de hız kesmeyince bazı kesimlerce tam kapanma gündeme taşındı.

Peki tam kapanma olacak mı? Habertürk yazarı Muharrem Sarıkaya, bugünkü yazısında bu konuyu köşesine taşıdı. Yazısına "İki gündür hem Bilim Kurulu üyeleri hem de hükümetin konu ile ilgili taraflarıyla konuşuyorum. Baştan belirteyim, salgınla ilgili alınması gereken önlemler konusuna iki tarafın bakışı farklı... Cumhurbaşkanı’nın “İşin birinci derece sorumlusu” olarak gösterdiği Bilim Kurulu’ndan yola çıkarsam... Konuştuğum Bilim Kurulu’nun bazı üyeleri, “kapanmanın olması gerektiği görüşünde...” Önerileri de eğer ekonomik olarak kaldırabilecek durumdaysa iki haftalık tam kapanma olmalı...Bunu söylerken gerçekleşme olanağının düşüklüğünün de farkındalar" diye başlayan Sarıkaya, Bilim Kurulu’nun yasaklarla ilgili karar alan kurulda da etkin görev üstlenen Prof. Dr. Levent Akın’ı arayıp sorduğunu vurguladı. Ve yazısına şöyle devam etti:

Prof. Dr. Akın da inkübasyon süresinin Türkiye’de 7 gün olduğunu bildirdi.

Bunun için eğer ki tam kapanma olacaksa 14 güne ihtiyaç olduğunu belirtti.

Ancak bunun zorluğunun da altını özenle çizdi, bunun yerine daha akılcı çözümler olduğunu anımsattı.

Söylediklerinde haklı, ilkbahar aylarında uygulandığı gibi tam kapanma deyince öyle yarı çalışma süreci de söz konusu olmayacak.

Sadece zorunlu çalışması gereken kişilerin sokağa çıktığı, geri kalan tüm çalışanların evde kapalı kaldığı bir süreden söz ediyoruz.

Bu olmadığı takdirde tam kapanmanın bir işe yaramadığını Prof. Dr. Akın da dile getirdi.

Daha önce bu sütundan yazdım, dünyanın birçok ülkesi tam kapanma yerine “akıllı kapanma” diye de bilinen yöntemi uyguluyor.

Nature Dergisi’nde de yer alan bir çalışmaya göre 226 ülkede (eyalet ve özerk cumhuriyetlerde) yapılan araştırma bugüne kadar kapanmaya ilişkin en kapsamlı olanı.

Orada dikkatimi şu cümle çekmişti:

“Daha az yıkıcı ve az maliyetli kapanmalar, daha müdahaleci ve sert olanlar kadar etkili olabilir…”

Önerisinde ilk sıraya küçük grup buluşmalarının önüne geçilmesi, okulların bir süreliğine kapalı kalması, kentler arası sınır geçişlerinin engellenmesi, maske-mesafe-temizliğe halkın yönlendirilmesi ve birey hareketlerinin mümkün olduğunca kısıtlanması veya farklı zamana yayılması…

Sağlık Bakanlığı’nın koridorlarında konuşulan da tam kapanma değil, hatta bu cümlenin kurulmasına dahi tahammülleri yok...

Bir süredir salgına dönük gözlemlemeleri de umut verici olmuş, düşme eğilimine girmiş.

Bazı illerde sorun gözükse de ülke genelinde aynı tablonun söz konusu olmadığından söz edildi.

Onlar da Bilim Kurulu üyeleri gibi gelecek haftanın ortalarını görmeden, yani çarşamba günkü salgın tablosuna bakmadan adım atılmasının doğru olmayacağı kanaatindeler.

Bir daha belirteyim, Bakanlıktaki bakışa göre, eğer bir tedbir alınması gerekiyorsa bu tam kapanma olmayacak...

Çünkü Kırşehir ile Aydın’daki salgının aynı seviyede olmadığı halde ikisinin aynı yasak kapsamına alınmasının doğru olmadığı görüşü yerleşmiş.

Yani salgının yüksek olmadığı bir ildeki uygulamaların çok yüksek olanla aynı seviyeye getirilip aynı yaptırıma tabi tutulmasının doğru olmayacağı kayda geçiriliyor.

Bu durumda il pandemi kurullarına iş düşecek; salgın yüksek olan iller kısıtlı kapanma yoluna gidecek.

Onun için de illerdeki istatistiksel standart sapmalarına bakılacak.

Yani bir ildeki salgının standart sapması eğer yüksek ise orada tedbirler dereceli olarak arttırılacak.

Belki bundan dolayıdır ki ülke genelinde tam kapanmaya sıcak bakılmıyor ve şu gerekçenin de altı çiziliyor:

“Ülke çapında katı önlemin sözü kolay ama uygulamasının ne denli zor olduğunu yakın geçmişte gördük, yıkmadan önlem alınması gerekir...”

Vaka sayılarına geçişle birlikte ölüm oranlarının da arttığı, bazı kentlerdeki salgının ikiye katladığı bugünlerde konuya bakış böyle...