İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi YAŞAM Talat Paşa kimdir, hangi partinin lideriydi?

Talat Paşa kimdir, hangi partinin lideriydi?

Talat Paşa, Osmanlı Devleti'nin son döneminde siyasete yön veren İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin üç liderinden biri olarak tarihe geçmiş bir isim. Enver ve Cemal Paşalarla kurduğu Üç Paşalar iktidarı, Birinci Dünya Savaşı yıllarındaki kaderi büyük ölçüde belirlemiş.

Talat Paşa, 1917-1918 yılları arasında sadrazamlık görevi yapan ve Osmanlı tarihinde sadrazamlığa getirilen ilk mebus olma özelliğini taşıyan bir devlet adamı. 1908 İhtilali'nin hazırlanmasından Brest-Litovsk barış görüşmelerine kadar pek çok kritik dönüm noktasında baş aktör konumunda yer aldı.

Talat Paşa kimdir, hayatı nasıl bir seyir izledi?

Mehmet Talat, 1 Eylül 1874'te dünyaya geldi. Tam adı Mehmet Talat olan devlet adamının doğum yeri kaynaklarda farklı şekillerde belirtiliyor; bazı kaynaklar Kırcaali'yi, bazıları Bulgaristan'ın Hasköy kazasını adres gösteriyor.

İlk öğrenimini Vize ilçesinde tamamlayan Talat Paşa, Edirne Askeri Rüştiyesini bitirdikten sonra Edirne Posta ve Telgraf İdaresinde katiplik yaptı. Selanik Hukuk Mektebi'ne devam etti ve 1903'te Selanik Vilayet Posta ve Telgraf İdaresi'nde başkatipliğe yükseldi. Genç yaşta II. Abdülhamid'e muhalif Jön Türk hareketine katıldı ve 1895'te bir kez tutuklandı.

İttihat ve Terakki içindeki rolü neydi?

1906 yılında İsmail Canbulat ve Mithat Şükrü Bey ile birlikte Osmanlı Hürriyet Cemiyeti'ni kurdu. Bu yapı 1907'de Paris merkezli Osmanlı Terakki ve İttihat Cemiyeti ile birleşerek bilinen formuna kavuştu.

1908 İhtilali'nin hazırlık aşamasında etkin görev üstlendi. 1908 seçimlerinde Edirne mebusu olarak Meclis-i Mebusan'a girdi ve birinci reis vekili seçildi. Bab-ı Ali Baskını sonrasında Said Halim Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırlığına getirildikten sonra devlet siyasetinin en belirleyici aktörlerinden biri haline geldi.

Sadrazamlık dönemi ve tartışmalı kararları

3 Şubat 1917'de Said Halim Paşa'nın istifasının ardından vezir rütbesiyle sadrazamlığa atandı. Sadrazamlığı sırasında 1918 Ocak-Şubat aylarında Bolşeviklerle Brest-Litovsk müzakerelerini Osmanlı baş delegesi sıfatıyla yürüttü. Bu görüşmelerin sonucunda Rusya'nın 1878'de aldığı Kars, Ardahan, Artvin ve Batum Osmanlı'ya geri verildi.

Bu dönemin en tartışmalı kararı 27 Mayıs 1915 tarihli Tehcir Kanunu oldu. Söz konusu uygulama hala uluslararası tarih ve siyaset tartışmalarının merkezinde duruyor; Ermeni tarafı bu olayları soykırım olarak nitelendirirken, resmi Türk tezi farklı bir çerçeve sunuyor.

Berlin'de öldürülmesi ve sonrası

Birinci Dünya Savaşı'nın kaybedilmesinin ardından 8 Ekim 1918'de istifa etti. 1-2 Kasım gecesi Enver ve Cemal Paşalarla birlikte bir Alman torpido gemisiyle ülkeyi terk ederek önce Sivastopol'a, ardından Berlin'e geçti.

15 Mart 1921'de Berlin'in Charlottenburg semtindeki evinin önünde Soğomon Tehliryan adlı bir Ermeni tarafından silahla vurularak hayatını kaybetti. Naaşı 22 yıl Berlin Müslüman Mezarlığı'nda kaldıktan sonra 1943'te Türkiye'ye getirildi ve İstanbul'da Abide-i Hürriyet şehitliğine defnedildi.