28 Aralık'ta hızla yükselen fiyatlara ve ekonomik krize tepki olarak başlayan gösteriler, kısa sürede ülkenin farklı bölgelerine yayıldı. Başlangıçta esnaf ve çarşı tüccarları tarafından yürütülen protestolar, üniversitelere de sıçrayarak büyüdü. Göstericiler sokakta "diktatöre ölüm" sloganları atarken, İran yönetimi ABD ve İsrail'i olayları kışkırtmakla suçladı.
Hükümet yanlısı gösterilerle karşılık
İran makamları, ekonomik taleplerin haklı olduğunu kabul ederken, protestoların dış güçler tarafından manipüle edildiğini savunuyor. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, televizyon röportajında "ülke düşmanlarının eğitilmiş teröristleri devreye soktuğunu" iddia etti. Hükümet yanlısı mitingde konuşan Pezeşkiyan, sivillere yönelik şiddetin kabul edilemez olduğunu vurgularken, halkın sesini duymaya ve ekonomik sorunları çözmeye hazır olduklarını belirtti.
Tahran'daki mitinge katılan Muhammed Ali Abbasi, "Ülkemizde istikrarsızlık yaratılmasına izin vermeyeceğimizi göstermek ve liderliğe desteğimizi ifade etmek için buradayız" dedi. Bazı katılımcılar, ekonomik sorunlar ve enflasyona ilişkin taleplerin haklı olduğunu vurgularken, çözümün ülke içinden gelmesi gerektiğini belirtti.
Protestolarda can kaybı artıyor
ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA'ya göre, iki haftadır süren olaylarda 490 protestocu ile 48 güvenlik görevlisinin öldüğü doğrulandı. 10 bin 600'den fazla kişinin gözaltına alındığı bildiriliyor. İran yönetimi resmi bir can kaybı rakamı açıklamadı. Perşembe gününden bu yana uygulanan internet kesintisi nedeniyle ülkeden bilgi akışı büyük ölçüde engellendi.
İslam Devrimi Lideri Ayetullah Hamaney, ülkenin "vandallara boyun eğmeyeceğini" belirterek dış müdahalelere karşı ulusal birlik çağrısında bulundu. Mevcut protestolar, 2022'de Mahsa Amini'nin ölümünün ardından patlak veren gösterilerden bu yana İran'daki en büyük toplumsal huzursuzluk dalgası olarak değerlendiriliyor.