ABD'deki Harvard Üniversitesi'nden bilim insanlarının yürüttüğü araştırmada, başka bir yıldızın yaşanabilir bölgesinde bulunan kayalık bir gezegende ilk kez atmosfer tespit edildiği bildirildi.
Araştırmaya göre, Dünya'dan yaklaşık 48 ışık yılı uzaklıkta bulunan LHS 1140b adlı gezegenin çevresinden uzaya helyum kaçışı gözlemlendi. Çalışma, ABD merkezli Science dergisinde yayımlandı.
Magellan Gözlemevi'nde gözlem yapıldı
Harvard Üniversitesi'nden araştırmacı Collin Cherubim'in öncülüğündeki ekip, çalışmalar kapsamında Şili'deki Magellan Gözlemevi'ni kullandı.
Araştırmacılar, geliştirdikleri kuramsal model doğrultusunda LHS 1140b'nin helyum bakımından zengin bir üst atmosfere sahip olduğunu ve bu helyumun zamanla uzaya kaçtığını değerlendirdi. Bu tahmini incelemek için gözlemevindeki Sıcak Kızılötesi Echelle Spektrografı (WINERED) ile gözlemler gerçekleştirildi.
Gezegen yaşanabilir bölgede yer alıyor
Araştırmaya göre LHS 1140b, bir kırmızı cüce yıldızın çevresinde, yüzeyinde sıvı su bulunmasına elverişli sıcaklık ve çevre koşullarına sahip yaşanabilir bölgede yörüngede bulunuyor.
Çalışmanın başyazarı Collin Cherubim, atmosferin yaşamın desteklenmesi açısından önemli olduğunu belirterek, gezegenin atmosferinin bileşimini daha ayrıntılı incelemeyi ve yüzeyinde okyanuslar veya yaşamı destekleyebilecek başka özelliklerin bulunup bulunmadığını araştırmayı hedeflediklerini söyledi.
Bilim insanları yeni gözlemler planlıyor
Harvard Üniversitesi öğretim üyesi Robin Wordsworth ise, daha önce Dünya benzeri gezegenlerin varlığının araştırıldığını, ardından yaşanabilir bölgede bulunan çok sayıda gezegen keşfedildiğini belirterek, bu gezegenlerin atmosferlerini koruyup korumadığının önemli bir soru olduğunu ifade etti.
Araştırmacılar, LHS 1140b'nin atmosferinin muhtemelen 3 milyar yıldan uzun süredir varlığını koruduğunu değerlendirirken, gezegenin gelecekte yapılacak gözlemler açısından önemli bir hedef olduğunu kaydetti.
Bilim insanları, bugüne kadar Güneş Sistemi dışında binlerce gezegen keşfedildiğini ancak bu gezegenlerin atmosfere sahip olup olmadığının belirlenmesinin önemli bir zorluk oluşturduğunu belirtti.
