.Hürriyet gazetesi yazarı Abdulkadir Selvi "Dilan Polat olayının uzu nereye uzanır" başlıklı yazısında çok çarpıcı ifadeler kullandı.

Alanya’ya tatile geldiler yanarak öldüler Alanya’ya tatile geldiler yanarak öldüler

Selvi'nin yazısının bir bölümü şöyle:

Hiçbir çete devletten güçlü değil. Yeni nesil suç örgütleri olan, sosyal medyada ünlü olan kozmetik çeteleri hiç değil. Şimdilik küçükler ama örümcek ağı gibi her tarafı sarabilirler. O zaman bunlarla mücadele daha zor olur.

Dilan Polat’ın sonradan görmeliği, TikTok’ta yayınladığı videolar, aşırı harcamaları, lükse, gösterişe olan düşkünlüğü, magazin malzemesi olarak izlenmesi çekici olabilir. Ama bu işin diğer ucu Gürcistan ve Kıbrıs’a uzanabilir. Bahis çetesi ile ilişkileri mercek altına alınabilir. Zaten alınmazsa zincirin en büyük halkası eksik bırakılmış olur. Dilan Polat’a neden Kıbrıs, Gürcistan ve Dubai’ye gittikleri soruluyor. İkna edici bir cevap veremiyor. Soruşturma derinleşince orada kimlerle irtibat kurdukları ortaya çıkarsa, fotoğrafın diğer kareleri de tamamlanmış ve gerçek tablo ortaya çıkmış olacak.

MASAK raporuna göre bir buçuk yıl içerisinde güzellik merkezleri ve akrabaların üzerinden yapılan para transferi 500 milyon TL. Bunun 250 milyon TL’si ise aynı gün, aynı saatlerde, aynı isimler tarafından nakit olarak çekilmiş ve Engin Polat’a ait Milda Gayrimenkul Otomotiv hesabına yatırılmış. Lüks araçlar, villalar ve diğer gayrimenkuller alınmış.

Ancak gerçek mal satışı olmadan, vergi beyannamesi olmayan, çalışanı bulunmayan, bankacılık hareketi olmayan yani tabela şirketler ile sahte belge düzenleme kaydı bulunan, sahte şirketler üzerinden 200 milyon TL’lik bir para dolaşımı söz konusu. Bu da kara para incelemesine giriyor.

Dilan Polat ve Engin Polat’la ilgili MASAK raporunu yayınlayınca bir yetkili, “Bunlar buzdağının görünen yüzü” diye uyarıda bulundu. Buzdağının görünen yüzünde Dilan Polat ve Engin Polat olayı var. Bu işi bir magazin olayı olarak gören yanılır. Dilan Polat ve Engin Polat operasyonu ile yumağın ucu tutuldu. Bu ipin ucu bırakılmamalı. Sosyal medyada kendini gösteren güzellik merkezleri ve kozmetik ürünlerin satışını yapan ama bahis çetesinin parasını akladıklarından kuşkulanılan yeni tür suç örgütlerinin üzerine gidilmeli. Çünkü bugün kara paraya sırtını dayayanlar, yarın kirli siyasete soyunurlar. Geçmişte öyle.

Önce sahte işlemlerle haksız kazanç elde eder, sonra bu paralarla yargıyı, medyayı, siyaseti ele geçirmeye çalışır.

BU gerçeği iyi bildiğim için İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın organize suç örgütleriyle mücadelesini çok önemsiyorum. Sonunu kadar destekliyorum. Hiçbir çete devletten güçlü değildir. Yeter ki devletin gücünü karşısında görsün. Size bir sır vereyim; Dilan Polat ve Engin Polat operasyonu üzerine bahis çetesi paniklemiş, sosyal medyada Dilan Polat’a öykünen isimler bir bir yurtdışına kaçma hazırlıklarına başlamışlar. Hele birisi İstanbul’daki en büyük faaliyetini durdurma kararı almış.

Editör: Grlyrtts