ABD’nin Orta Doğu’ya askeri sevkiyatı, İran ile ilan edilen süresiz ateşkese rağmen devam ediyor. Radar verilerine yansıyan hareketlilikte, çok sayıda askeri nakliye uçağının bölgeye yöneldiği görülürken, sevkiyatın kapsamı ve hedef noktaları dikkat çekti.
Radar kayıtlarına göre, ABD’ye ait çok sayıda askeri nakliye uçağı Avrupa’daki üslerden kalkarak Orta Doğu hava sahasına giriş yaptı. Uçakların varış noktalarına ilişkin resmi bir açıklama yapılmazken, rotaların Ürdün, Katar ve İsrail’deki stratejik üsleri işaret ettiği gözlendi.
Bölgedeki kaynaklar, sevkiyatın yalnızca personel taşımadığını, aynı zamanda gelişmiş hava savunma sistemleri ve mühimmat transferini de kapsadığını belirtiyor.
İsrail Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, son 24 saat içerisinde ABD’den 6 bin 500 ton mühimmat ve hafif zırhlı araç taşıyan iki gemi ile birkaç askeri uçağın İsrail’e ulaştığı bildirildi.
Açıklamada, Hayfa ve Aşdod limanlarına ulaşan sevkiyatın binlerce hava ve kara mühimmatı, askeri kamyonlar, Müşterek Hafif Taktik Araçları (JLTV) ve çeşitli ekipmanları içerdiği ifade edildi. Bu teçhizatın ülke genelindeki askeri üslere sevk edildiği aktarıldı.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz açıklamasında, “Amaçlarının İsrail ordusunun gerektiğinde her yerde düşmanlarına karşı tam kapasiteyle saldırılara dönebilmesini sağlamak” olduğunu ifade etti.
Savunma Bakanlığı Genel Müdürü Amir Baram ise ABD’den yapılan askeri sevkiyatların önümüzdeki haftalarda da artarak devam edeceğini belirtti.
Açıklamalara göre, 28 Şubat’tan bu yana ABD’den İsrail’e 115 bin 600 tondan fazla askeri teçhizat sevk edildi. Bu süreçte hem askeri kargo uçakları hem de gemiler aktif şekilde kullanıldı.
Geçtiğimiz hafta Katar’daki ABD’ye ait El-Udeyd üssüne C-130 tipi askeri nakliye uçaklarının iniş yaptığı görüldü. Flightradar24 verilerine göre, 27 Nisan tarihinde yapılan sevkiyatların Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki askeri üslere yöneldiği tespit edildi.
Doha yakınlarında bulunan El-Udeyd üssü, ABD’nin bölgedeki önemli askeri merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor.
ABD ile İran arasında süresiz ateşkes ilan edilmesine rağmen devam eden bu askeri hareketlilik, uluslararası kamuoyunda tartışmalara neden oldu. Tahran yönetimi, söz konusu sevkiyatların barış sürecine zarar verdiğini savundu.
Diplomatik çevreler ise bu sevkiyatı, ABD’nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirme ve olası gelişmelere karşı hazırlık yapma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriyor.
