İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Gazze Şeridi'nin geleceğine ilişkin tartışma yaratan açıklamalarda bulundu. İsrail'in Gazze'nin tamamını kontrol altına alması gerektiğini savunan aşırı sağcı Bakan, Filistinlilerin bölgeden ayrılmasının teşvik edilmesini istedi. Fransa ve İngiltere'yi olası göç adresleri arasında gösteren Ben-Gvir'in sözleri, Filistinlilerin yerinden edilmesine ilişkin uluslararası hukuk tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Ben-Gvir'den Gazze'nin tamamen işgal edilmesi çağrısı
İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, 25 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan röportajında Gazze Şeridi'nin tamamının İsrail tarafından ele geçirilmesi gerektiğini savundu.
Aşırı sağcı Otzma Yehudit partisinin lideri olan Ben-Gvir, Gazze'nin Yahudi halkına ait olduğunu öne sürerek bölge üzerinde tam kontrol kurulmasını istedi.
Ben-Gvir, Gazze'nin geleceğine ilişkin yaklaşımını anlatırken bütün bölgenin işgal edilmesi gerektiğini söyledi.
Açıklamalarında Filistinlilerin Gazze'den ayrılmasını da savunan Bakan, göçü teşvik edecek politikalar uygulanmasını önerdi.
Filistinliler için Fransa ve İngiltere'yi önerdi
Ben-Gvir, Gazze'deki Filistinlilerin başka ülkelere yerleştirilmesi gerektiği yönündeki görüşlerini de paylaştı.
Avrupa ülkelerinde daha iyi yaşam ve çalışma koşullarının sağlanabileceğini ileri süren İsrailli Bakan, Fransa ile İngiltere'yi örnek gösterdi.
Ben-Gvir, "Neden onları Fransa'ya göndermeyelim?" diyerek Filistinlilerin Londra dahil farklı Avrupa şehirlerine yerleştirilebileceğini savundu.
Bu öneriye ilişkin Fransa veya İngiltere'nin herhangi bir kabul kararı bulunduğuna dair açıklama yapılmadı.
Trump'ın Gazze planına destek verdi
İsrailli Bakan, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce gündeme getirdiği Gazze'den nüfus aktarımına ilişkin önerilere de destek verdi.
Filistinlilerin farklı ülkelere taşınmasının daha iyi yaşam koşulları sağlayabileceğini ileri süren Ben-Gvir, bu yöndeki politikaların uygulanması gerektiğini söyledi.
Ancak Gazze'de yaşayan sivillerin savaş koşulları altında başka ülkelere yönlendirilmesi, göçün gerçekten gönüllü olup olmayacağı sorusunu gündeme getiriyor.
Uluslararası insancıl hukuk, sivillerin zorla yerinden edilmesine ciddi sınırlamalar getiriyor.
Gazze'den ayrılmak istemeyen Filistinlileri de hedef aldı
Röportajda Gazze'deki evlerini terk etmek istemeyen Filistinliler hakkında da konuşan Ben-Gvir, 7 Ekim 2023'te Hamas tarafından gerçekleştirilen saldırıları gerekçe gösterdi.
İsrailli Bakan, saldırılara katılanlarla siviller arasında ayrım yapılması gerektiği yönündeki itirazlara karşı çıkarak çok sayıda kişinin olaylara dahil olduğunu öne sürdü.
Ben-Gvir'in açıklamaları, bireysel sorumluluk ile sivil nüfusun hakları arasındaki ayrım açısından tartışmalı bulunuyor.
Uluslararası insancıl hukuk çerçevesinde sivillerin korunması, silahlı çatışmalarda temel yükümlülükler arasında yer alıyor.
Gazze'de Yahudi yerleşimleri kurulmasını savunuyor
Itamar Ben-Gvir, daha önce yaptığı açıklamalarda da Gazze Şeridi'nde İsrail yerleşimlerinin yeniden kurulması gerektiğini dile getirmişti.
Eylül ayında partisinin açıkladığı göç planında, Gazze sakinlerinin başka ülkelere taşınmasını kolaylaştıracak bir mekanizma oluşturulması önerilmişti.
Ben-Gvir'in son açıklamaları, bu yaklaşımın İsrail'in Gazze üzerindeki kontrolünü genişletme hedefiyle birlikte ele alındığını gösteriyor.
Ancak söz konusu öneriler, İsrail hükümeti tarafından onaylanmış ve uygulamaya konulmuş bir karar olarak değerlendirilmemeli.
Ben-Gvir savunma bakanlığı görevini istiyor
İsrail siyasetinde aşırı sağcı görüşleriyle tanınan Ben-Gvir, yaklaşan seçimlerin ardından kurulacak hükümette savunma bakanlığı görevini üstlenmek istediğini de açıkladı.
Güvenlik politikalarında daha sert önlemler uygulanması gerektiğini savunan Bakan, Gazze'ye ilişkin yaklaşımının İsrail'in geleceği açısından önemli olduğunu ileri sürdü.
Ben-Gvir'in önerileri, Filistinlilerin yaşadıkları topraklarda kalma hakları, Gazze'nin siyasi statüsü ve bölgedeki yerleşim politikaları açısından yeni tartışmaları beraberinde getirdi.
