Orta Doğu’da gerilim hız kesmeden tırmanırken ABD’nin askeri hamleleri dikkat çekiyor. Dünyanın en büyük ve en gelişmiş uçak gemilerinden biri olan USS Gerald R. Ford, Süveyş Kanalı’nı geçerek Kızıldeniz’e ulaştı. Bölgedeki askeri hareketlilik artarken Washington yönetiminin bu adımı, Orta Doğu’daki güç dengelerini yakından ilgilendiren yeni bir dönemin işareti olarak yorumlanıyor.
ABD Deniz Enstitüsü’nün (USNI) aktardığı bilgilere göre, dev uçak gemisinin bölgeye gönderilmesinin arkasında Orta Doğu’daki hızla yükselen güvenlik riskleri ve İran merkezli gerilim bulunuyor. ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) ise USS Gerald R. Ford ile ABD donanmasına ait USS Bainbridge (DDG-96) destroyerinin Süveyş Kanalı’ndan geçişine ait fotoğrafları kamuoyuyla paylaştı.
Bölgede İki ABD Uçak Gemisi Birden
Pentagon’un daha önce yaptığı açıklamada, USS Gerald R. Ford’un Şubat ayı ortasında Orta Doğu’ya konuşlandırılmasına karar verildiği ve görevinin 2027 Mayıs ayına kadar sürmesinin planlandığı belirtilmişti.
Bu gelişmeyle birlikte bölgede aktif görev yapan ABD uçak gemisi sayısı ikiye çıktı.
USS Gerald R. Ford şu anda Kızıldeniz’de görev yapıyor.
USS Abraham Lincoln (CVN-72) ise Umman Denizi’nde operasyonlarını sürdürüyor.
Askeri uzmanlar, iki uçak gemisinin aynı anda bölgede bulunmasının ABD’nin caydırıcılık mesajını güçlendirme amacı taşıdığını vurguluyor. Washington’un bu hamlesi, özellikle İran ile yaşanan gerilimin yeni bir aşamaya girdiğine işaret ediyor.
ABD’nin Askeri Varlığı Zirvede
Açık kaynaklı askeri analizlere göre ABD, İran ile başlayan savaş sonrası Orta Doğu’daki askeri varlığını son yılların en yüksek seviyesine çıkardı. Bölgeye gönderilen uçak gemileri, destroyerler ve hava unsurları ABD’nin güvenlik stratejisinin merkezinde yer alıyor.
Analistler, bu yoğun askeri varlığın yalnızca mevcut çatışmalara değil, aynı zamanda bölgesel istikrarı koruma ve müttefik ülkeleri destekleme amacı taşıdığını ifade ediyor.
ABD-İsrail’in İran Operasyonu
Gerilimin fitilini ateşleyen gelişmelerden biri ise ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a yönelik başlattığı askeri operasyon oldu. Bu saldırı, Tahran ile Washington arasında diplomatik müzakerelerin sürdüğü bir dönemde gerçekleşti.
İran yönetimi ise saldırılara sert karşılık verdi. Tahran, yalnızca İsrail’i değil aynı zamanda ABD üslerinin bulunduğu Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn’deki bazı hedefleri de vurduğunu açıkladı.
Saldırılar sırasında İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ile birlikte çok sayıda üst düzey yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi.
İran Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Hüseyin Kermanpur, ABD-İsrail saldırılarında 926 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. İsrail tarafı ise karşılıklı saldırıların başlamasından bu yana 11 kişinin öldüğünü ve 502 kişinin yaralandığını duyurdu. Yaralananlar arasında panik atak geçiren sivillerin de bulunduğu ifade edildi.
