Jeffrey Epstein hakkında açıklanan yeni belgelerde adı geçen Norveç’in Amman Büyükelçisi Mona Juul, görevinden istifa etti. Norveç Dışişleri Bakanlığı, Juul’un büyükelçilik görevinden ayrıldığını resmen duyurdu.
Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide, yazılı açıklamasında, Juul’un istifa etmiş olmasına rağmen hakkındaki idari soruşturmanın süreceğini vurguladı. Eide, Epstein belgelerinde yer alan bilgilerin Juul hakkında ciddi soru işaretleri doğurduğunu ve sürecin titizlikle ele alındığını belirtti.
Bakan Eide, Juul’un Epstein ile ilişkisinin, diplomatik bir görev için gerekli olan güven ve muhakeme yeteneğini zedelediğini ifade etti. Eide açıklamasında,
“Cinsel istismar suçlusu Epstein ile olan ilişkisi, Juul’un ciddi bir muhakeme yeteneğinden yoksun olduğunu ortaya koydu. Bu durum, bu görevin gerektirdiği güvenin yeniden tesis edilmesini zorlaştırıyor” dedi.
Büyükelçilik Görevine Dönüş Yok
Eide, alınan kararın Juul’un büyükelçi olarak ülkeye geri dönmeyeceği anlamına geldiğini de net bir dille ifade etti. Bakanlık bünyesinde yürütülen soruşturmanın, tüm gerçeklerin ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğünü belirten Eide, konunun Norveç devleti açısından son derece ciddi ele alındığını vurguladı.
Epstein’e ilişkin yeni belgelerde adının geçmesi sonrası 3 Şubat’ta görevinden uzaklaştırılan Mona Juul’un istifası, sürecin bir sonraki aşaması olarak değerlendirildi. Juul’un adı, kamuoyuna yansıyan belgelerde Epstein ile bağlantılı isimler arasında yer almıştı.
En küçüğü 14 yaşında olmak üzere 18 yaş altındaki onlarca kız çocuğuna cinsel istismarda bulunmak ve fuhuş ağı kurmakla suçlanan Jeffrey Epstein, 10 Ağustos 2019’da New York’taki Manhattan Metropolitan Merkez Hapishanesi’nde ölü bulunmuştu. Resmi kayıtlara göre Epstein’in ölüm nedeni intihar olarak açıklanmıştı.
Belgelerde Çok Sayıda Ünlü İsim Yer Almıştı
Açıklanan Epstein dava dosyalarında, Prens Andrew, ABD Başkanı Donald Trump, eski ABD Başkanı Bill Clinton, Ehud Barak, Al Gore, Kevin Spacey, Michael Jackson, David Copperfield ve Alan Dershowitz gibi çok sayıda tanınmış ismin adı geçmişti. FBI ve ABD Adalet Bakanlığı ise, ünlü isimlerden oluşan bir “müşteri listesi” bulunduğuna dair herhangi bir kanıta ulaşılamadığını açıklamıştı.
