İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun yayımladığı son bildiri, bölgedeki gerilimin artık yeni ve daha sert bir safhaya geçtiğine işaret etti. “Gerçek Vaad 4” operasyonunun 73’üncü dalgasına dair yapılan açıklamada, hem İsrail’deki askeri noktaların hem de ABD’nin bölgedeki bazı hava üslerinin füze ve kamikaze İHA saldırılarıyla vurulduğu öne sürüldü. Tahran cephesinden gelen bu mesaj, sahadaki dengelerin hızla değiştiği yönündeki değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.
İsrail’in Kuzeyi ve Güneyine Eş Zamanlı Saldırı İddiası
DMO Halkla İlişkiler Birimi tarafından servis edilen açıklamada, İsrail’in kuzeyi ve güneyinde bulunan kritik askeri alanların hedef alındığı bildirildi. Açıklamaya göre, DMO Hava-Uzay Kuvvetleri’ne bağlı füze sistemleri ve kamikaze İHA’lar, operasyonun ana unsurlarını oluşturdu.
Metinde, “İşgal altındaki toprakların güneyinde yer alan Arad, Dimona, Eilat, Beerşeba ve Kiryat Gat bölgelerindeki askeri tesisler ile güvenlik merkezleri, Siyonist ordunun savunma sisteminin çökmesinin ardından tam isabetle vuruldu. Ayrıca bölgede bulunan ABD’ye ait Ali el-Salem, el-Minhad ve El Dhafra hava üsleri de Fettah, Kadir ve Emad füzeleri ve kamikaze İHA’larla hedef alındı” ifadelerine yer verildi.
ABD Üsleri de Bildiride Yer Aldı
İran tarafının açıklamasında yalnızca İsrail değil, ABD’nin bölgedeki askeri varlığı da doğrudan hedef gösterildi. Özellikle Ali el-Salem, el-Minhad ve El Dhafra hava üslerinin ismen anılması, çatışmanın sadece Tel Aviv hattıyla sınırlı kalmayabileceği yönünde dikkat çekici bir mesaj olarak değerlendirildi.
Bu vurgu, Washington’un bölgedeki askeri konuşlanmasının artık yalnızca caydırıcılık başlığı altında değil, doğrudan risk unsuru olarak da tartışılmasına neden olabilir.
İlk Saatlere Dair Çarpıcı İddialar
Açıklamanın devamında saldırıların ilk saatlerine ilişkin saha verilerinin de paylaşıldığı belirtildi. İran kaynakları, ilk belirlemelere göre saldırılarda 200’den fazla ölü ve yaralı bulunduğunu iddia etti.
Bildiride, “Saha raporlarına göre saldırının ilk saatlerinde 200’den fazla ölü ve yaralı olduğu bildirilmiştir. Siyonist güvenlik yetkilileri, yıkım ve kayıpların sansürlenmesi amacıyla gazeteciler ve görgü tanıkları üzerindeki baskıyı artırmıştır. Savaşın denklemleri hızla değişmektedir ve Siyonist ordunun işgal altındaki topraklarının savunma kontrolü çökmektedir” denildi.
