İstanbul
Parçalı bulutlu
11°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0562 %0.06
56,3245 %0.18
6.608,15 %1.11
75.966,01 %-5.48
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA KKTC Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'na tepki gösterdi

KKTC Avrupa Komisyonu'nun 2026 Türkiye Raporu'na tepki gösterdi

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun 2026 Türkiye Raporu'nu reddetti. İki devletli çözüm ve Doğu Akdeniz'deki haklara vurgu yaptı.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun 2026 yılı Genişleme Paketi kapsamında yayımladığı Türkiye Raporu'nda KKTC ve Kıbrıs Türk halkına ilişkin değerlendirmeleri reddetti. Bakanlık, raporun taraflı ve haksız olduğunu savunarak Türkiye Dışişleri Bakanlığının açıklamasına tam destek verdiğini bildirdi. Açıklamada, iki devletli çözüm vizyonunun sürdürüleceği ve Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarların Türkiye ile birlikte korunacağı vurgulandı.

KKTC Dışişleri Bakanlığından Türkiye Raporu Açıklaması

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun 2026 Türkiye Raporu'na ilişkin yazılı açıklama yaptı.

Açıklamada, raporda KKTC ve Kıbrıs Türk halkına yönelik yer alan değerlendirmelerin taraflı, gerçeklerden uzak ve haksız olduğu savunuldu.

Bakanlık, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığının rapora ilişkin açıklamasını desteklediğini belirtti.

Avrupa Birliği'nin (AB), 2004 yılında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'ni (GKRY) üyeliğe kabul ederek Kıbrıs meselesinde taraf olduğu ileri sürüldü.

AB'nin Rum ve Yunan taraflarının tezlerini desteklemeyi sürdürdüğü belirtilen açıklamada, Kıbrıs Türk halkına uygulandığı ifade edilen izolasyonlara da dikkat çekildi.

Bakanlık, bu koşullarda AB'nin Kıbrıs meselesinin çözüm sürecine yapıcı katkı sunmasının mümkün olmadığını savundu.

KKTC: İki Devletli Çözüm Vizyonu Sürdürülecek

Bakanlık açıklamasında, Avrupa Komisyonunun raporunda Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsüne dayanan iki devletli çözüm yaklaşımının göz ardı edildiği belirtildi.

KKTC yönetimi, iki devletli çözüm vizyonunun, adada uzun yıllardır sürdürülen federal çözüm görüşmelerinin sonuçsuz kalmasının ardından ortaya çıktığını ifade etti.

Açıklamada, federal çözüm arayışlarının başarısızlığından Rum tarafının uzlaşmaz tutumu ve güç paylaşımına yaklaşımı sorumlu tutuldu.

Adada kalıcı ve sürdürülebilir bir anlaşmanın ancak iki devletin egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün kabul edilmesiyle mümkün olacağı savunuldu.

KKTC'nin bu yaklaşımı Türkiye ile tam bir fikir birliği içerisinde savunmaya devam edeceği bildirildi.

Türk Devletleri Teşkilatı ve İİT Girişimlerine Destek

Avrupa Komisyonunun, Türkiye'nin KKTC'nin uluslararası görünürlüğünü artırmaya yönelik girişimlerini eleştirmesine de tepki gösterildi.

Bakanlık, Türkiye'nin Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) nezdinde yürüttüğü çalışmaların Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla doğrudan temas kurmasına yönelik olduğunu belirtti.

Söz konusu girişimlerin raporda uluslararası meşruiyet arayışı olarak değerlendirilmesinin kabul edilemez olduğu ifade edildi.

Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının uluslararası toplumla doğrudan ilişki kurma hakkına sahip olduğu savunuldu.

KKTC'nin farklı ülkelerle iş birliğini geliştirme ve uluslararası görünürlüğünü artırma çalışmalarını Türkiye'nin desteğiyle sürdüreceği kaydedildi.

Türkiye-KKTC İş Birliğine Yönelik Eleştiriler Reddedildi

KKTC Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Komisyonunun Türkiye ile KKTC arasında yürütülen ortak projelere yönelik değerlendirmelerine de karşı çıktı.

Açıklamada, enerji, ulaştırma, altyapı ve güvenlik alanlarındaki iş birliklerinin Kıbrıs Türk halkının refahını artırmayı amaçladığı belirtildi.

Bu projelerin enerji güvenliğine, ekonomik kalkınmaya ve yaşam kalitesine katkı sağlamasının hedeflendiği ifade edildi.

Bakanlık, Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliklerinin GKRY'nin tek taraflı iddiaları temelinde değerlendirilmesinin AB'nin taraflı yaklaşımını yansıttığını savundu.

KKTC'den Doğu Akdeniz'deki Haklara İlişkin Mesaj

Bakanlık açıklamasında Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlara ilişkin tutuma da yer verildi.

Türkiye ile KKTC arasındaki iş birliklerinin sürdürüleceği belirtilerek şu ifadeler kullanıldı:

"Kıbrıs Türk tarafı, Anavatan Türkiye ile birlikte Doğu Akdeniz'deki hak ve çıkarlarını koruma kararlılığından asla ödün vermeyecektir."

Açıklamada, KKTC'nin bölgedeki haklarına ilişkin yaklaşımını Türkiye ile koordinasyon içerisinde sürdürmeye devam edeceği bildirildi.

Maraş Konusundaki Değerlendirmelere de Tepki

Avrupa Komisyonunun Maraş'a ilişkin değerlendirmeleri de KKTC Dışişleri Bakanlığının açıklamasında ele alındı.

Bakanlık, Maraş bölgesinde atılan adımların uluslararası hukuk, mülkiyet hakları ve insan haklarına saygı çerçevesinde yürütüldüğünü savundu.

AB'nin Maraş konusunda Kıbrıs Türk tarafını eleştirirken Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonları görmezden geldiği ileri sürüldü.

KKTC: AB'nin Tarafsız Tutum Sergilemesi Beklenmiyor

Bakanlık, Avrupa Birliği'nin karar alma süreçlerinde oybirliği ilkesinin uygulanması nedeniyle Kıbrıs meselesindeki yaklaşımında değişiklik beklenmediğini bildirdi.

Açıklamada, AB'nin Türkiye ile ilişkilerini uzun yıllardır Kıbrıs meselesi üzerinden değerlendirdiği ve bu konuyu siyasi bir araç olarak kullandığı savunuldu.

Avrupa Komisyonunun GKRY'nin tezlerini esas alan yaklaşımının, Kıbrıs meselesindeki mevcut çıkmazın devam etmesine neden olduğu ileri sürüldü.