İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Netanyahu ve Trump şokta: Bu kez istedikleri olmadı

Netanyahu ve Trump şokta: Bu kez istedikleri olmadı

ABD ve İsrail’in saldırılarının üçüncü gününde İranlı yetkililer, halkı şehirlerin ana meydanlarına ve Tahran’daki İslam Devrimi Meydanı’na saat 20.00’de başlayacak etkinliklere davet etti. Haberde, İran Kızılayı’nın can kaybını 555 olarak açıkladığı, Netanyahu’nun rejimi devirmek için “sokaklara dökülün” çağrısının ise beklenen desteği üretmediği öne sürüldü.

İran hükümeti, ülkeye yönelik saldırıların ardından vatandaşlarına önemli bir çağrıda bulundu. Yetkililer, halkı ülkedeki ana meydanlarda ve özellikle Tahran’daki İslam Devrimi Meydanı’nda gerçekleştirilecek etkinliklere davet etti. Etkinliklerin saat 20.00'de başlayacağı ve ülke genelinde eş zamanlı olarak yapılacağı duyuruldu. Tahran’daki etkinliğin, dini otoritelerin katılımıyla gerçekleştirileceği ifade edildi.

Can kaybı bilançosu: 555 kişi

İran Kızılayı, son günlerde yaşanan bombardımanların sonucunda 555 kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı. Söz konusu saldırılarda, ülkenin en üst düzey liderlerinden Ayetullah Ali Hamaney de dahil olmak üzere birçok önemli yetkilinin hayatını kaybettiği bildirildi. Bu durum, ülke genelinde büyük bir tedirginliğe ve yas atmosferine yol açtı. Saldırılar sonrası, toplumda kaygı ve üzüntü hakimken, bu etkinliklerle birlikte bir araya gelme ve dayanışma vurgusu ön plana çıkıyor. Halk, bu tür etkinlikler aracılığıyla hem kaybettiklerini anmakta hem de ulusal birliklerini pekiştirmeye çalışmaktadır.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, İran halkına yönelik yayımladığı bir video mesaj dikkatleri üzerine çekti. Video mesajında Netanyahu, İran'da mevcut rejimi devirmek için halkı sokaklara çıkmaya çağırdı. "Bu nesilde bir kez gelen bir fırsat" ifadesiyle cesaretlendirici bir dil kullanan Netanyahu, İranlıların özgürlük mücadelesine katılmaları gerektiğini vurguladı.

Netanyahu'nun Açıklamalarının Anlamı

Netanyahu'nun çağrısının ardında, İran'ın iç dinamiklerine dair analizler yer alıyor. Başbakan, İran'da rejimin değişmesi için halkın güçlü bir şekilde sokağa inmesi gerektiğini savunuyor. Bu durumu, İran’ın siyasi atmosferinin değişmesi adına tarihi bir fırsat olarak değerlendirdiği söyleniyor. Video mesajın, gerektiğinde uluslararası destekçileri harekete geçirecek bir zemin oluşturma çabası olarak da yorumlanması mümkün. Netanyahu, İsrail'in İran'daki muhalif gruplara olan desteğini de hatırlatarak, geçmişteki örneklerin halk ayaklanmalarının nasıl başarıya ulaşabileceğini gösterdiğine dikkat çekti. İran halkının bu süreçte alacağı kararların, sadece kendi geleceğini değil, bölgedeki dengeleri de etkileyeceği düşünülüyor.

Baskı ve Destek Gelmedi İddiası

Netanyahu'nun çağrısına rağmen, ABD ve İsrail'in İran'da beklediği halk desteğinin yeterince güçlü gelmediği iddia ediliyor. Analizlere göre, bazı İranlı yetkililer bu durumu, mevcut yönetimin halk üzerindeki otoritesinin ve destek oranının yüksekliği ile açıklıyor. Görünen o ki, İran'daki mevcut yönetimi eleştiren grupların sesleri, halk arasında yeterli yankıyı bulmamış durumda. Bununla birlikte, İran hükümetinin, muhalefet hareketlerine karşı daha sıkı önlemler aldığı ve potansiyel ayaklanmalara karşı halkı bir arada tutma çabası içinde olduğu ifade ediliyor. Analistler, İran'daki bu durumu değerlendirerek, uluslararası baskının yerel destekle birleşmediği sürece, bu tür devrimci taleplerin gerçeğe dönüşmesinin zor olabileceği görüşünde birleşiyor. Şu anki tablo, halkın içindeki huzursuzlukların derin olduğunu, ancak bunun dışarıdan gelen bir müdahale veya destekle alevlenmediğini gösteriyor.