İstanbul
Parçalı bulutlu
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi DÜNYA Trump şimdi de gözünü o ülkeye dikti: "Orayı alma onuru benim olacak"

Trump şimdi de gözünü o ülkeye dikti: "Orayı alma onuru benim olacak"

Trump’ın “Küba’yı alma” sözleri dünya gündeminde tartışma yarattı. Enerji krizi yaşayan Küba üzerinde ABD’nin baskısı ve olası siyasi hamleleri yeniden gündemde.

ABD Başkanı Donald Trump’ın Küba hakkında yaptığı çarpıcı açıklamalar uluslararası kamuoyunda büyük tartışma yarattı. Trump, ekonomik ve enerji kriziyle mücadele eden Küba’nın ciddi şekilde zayıfladığını savunarak, adaya yönelik sert mesajlar verdi.

Beyaz Saray’da gazetecilere konuşan Trump, ABD’nin Küba üzerinde istediği her şeyi yapabilecek güce sahip olduğunu öne sürdü ve dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:

“Hayatım boyunca ABD ile Küba arasındaki ilişkiyi duydum. ABD bunu ne zaman yapacak diye sorulurdu. Küba’yı alma onurunun bana ait olacağına inanıyorum.”

Bu sözler, Washington’un Küba politikasında yeni ve daha agresif bir döneme girilebileceği yorumlarına yol açtı.

“Küba Çok Zayıflamış Bir Ülke”

Trump açıklamasında Küba’nın mevcut durumunun ABD için önemli bir fırsat oluşturduğunu savundu.

ABD Başkanı, adanın ekonomik ve enerji krizleri nedeniyle ciddi bir zayıflık içinde olduğunu iddia ederek şöyle konuştu:

“Onu özgürleştirir miyim, alır mıyım bilmiyorum ama Küba ile istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum. Şu anda çok zayıflamış bir ülke.”

Trump’ın bu sözleri, Washington’un Küba’daki siyasi geleceğe doğrudan müdahale edebileceği yönündeki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.

Küba’da Enerji Krizi ve Elektrik Kesintileri

Trump’ın açıklamaları, Küba’nın ağır bir enerji krizi yaşadığı dönemde geldi.

Ülkede yakıt sıkıntısı nedeniyle büyük elektrik kesintileri yaşanırken, ekonomik kriz de giderek derinleşiyor. ABD’nin Venezuela’dan Küba’ya gönderilen petrol sevkiyatlarını durdurması ve enerji alanındaki baskıyı artırması, adadaki krizin daha da büyümesine neden oldu.

Uzmanlara göre bu durum, Küba ekonomisini son yılların en kırılgan dönemlerinden birine sürüklemiş durumda.

Washington’dan “Siyasi Değişim” Baskısı

ABD ile Küba arasında son dönemde diplomatik temasların sürdüğü de ortaya çıktı.

Basına yansıyan bilgilere göre Washington yönetimi, yürütülen görüşmelerde Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel’in görevden ayrılmasını gündeme getirdi.

2018 yılında göreve gelen Díaz-Canel ise ABD ile görüşmelerin ancak belirli ilkeler çerçevesinde yapılabileceğini vurguladı:

“Görüşmeler egemenlik, eşitlik ve karşılıklı saygı temelinde yürütülmelidir.”

Küba yönetimi, ülkenin iç işlerine müdahale edilmesini kesin bir dille reddettiğini açıkladı.

Trump Neden Küba’ya Odaklandı?

Trump’ın Küba’ya yönelik sert söylemlerinin arkasında hem jeopolitik hem de iç siyasi nedenler olduğu değerlendiriliyor.

1. Rejim değişikliği hedefi

Washington yönetimi uzun süredir Küba’daki komünist yönetimin değişmesini istiyor. ABD, Havana yönetimini siyasi reformlara zorlamak amacıyla “maksimum baskı” stratejisi uyguluyor.

2. Ekonomik ve enerji krizinden yararlanma

Küba ciddi bir enerji ve ekonomik krizle karşı karşıya. Petrol tedarikinin azalması ve yaptırımlar, ülkede uzun süreli elektrik kesintilerine ve ekonomik daralmaya yol açtı. ABD yönetimi bu zayıflığın müzakere sürecinde avantaj sağlayabileceğini düşünüyor.

3. Karayipler’de stratejik güç mücadelesi

Küba, ABD kıyılarına yalnızca birkaç yüz kilometre uzaklıkta bulunuyor ve Karayipler’de kritik bir jeopolitik konuma sahip. Washington yönetimi, adanın Rusya ve Çin ile ilişkilerinden de rahatsızlık duyuyor.

4. ABD iç politikası

Florida eyaletinde yaşayan Küba kökenli Amerikalı seçmenler, Havana’daki komünist yönetime karşı sert politikaları destekliyor. Bu nedenle Küba politikası ABD iç siyasetinde de önemli bir yer tutuyor.

5. “Dostça devralma” söylemi

Trump daha önce Küba için “dostça bir devralma” ihtimalinden söz etmişti. Bu ifade, ABD’nin adadaki siyasi düzeni değiştirme olasılığına dair tartışmaları daha da artırdı.