BÖLGESEL ASGARİ ÜCRET İDDİASI GÜNDEMDE
YENİ Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, partisinin düzenlediği “Tüketilme ve Yoksullaştırma Politikalarına Karşı Emek Buluşması”nda ekonomi politikaları ve asgari ücret konusunda dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Günaydın, iktidarın bölgesel asgari ücret uygulamasına hazırlandığını öne sürerek, yaşam maliyetinin yüksek olduğu İstanbul ile daha düşük olduğu illerde farklı ücretlerin uygulanabileceğini savundu.
“İSTANBUL’DA 28 BİN LİRA, DİĞER İLLERDE DAHA AZ” İDDİASI
Günaydın, mevcut 28 bin liralık asgari ücretin 1 Ocak 2026’dan bu yana uygulandığını belirterek, yüksek enflasyon nedeniyle ücretin satın alma gücünün 23 bin liraya kadar gerilediğini söyledi.
Bölgesel ücret iddiasını anlatan Günaydın, İstanbul’un yaşam maliyetinin daha yüksek olması nedeniyle burada 28 bin liralık ücretin korunabileceğini, daha ucuz illerde ise daha düşük asgari ücret uygulanmasının planlandığını öne sürdü.
AÇLIK VE YOKSULLUK SINIRI RAKAMLARINI PAYLAŞTI
Günaydın, Türkiye’de yaklaşık 40 milyon kişinin açlık sınırının altında yaşadığını savundu. Açlık sınırının 37 bin lira, yoksulluk sınırının ise 122 bin lira olduğunu ifade etti.
Yüksek enflasyon dönemlerinde asgari ücretin altı ayda bir güncellenmesi gerektiğini söylediklerini hatırlatan Günaydın, buna karşın bölgesel asgari ücret modelinin gündeme getirildiğini ileri sürdü.
EMEKLİ MAAŞLARINI DA ELEŞTİRDİ
Günaydın, 17 milyon emeklinin açlık sınırının altında yaşadığını söylerken, en düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu hatırlattı. Yaklaşık 5,5 milyon emeklinin bu aylıkla geçinmek zorunda kaldığını ifade etti.
EKONOMİ POLİTİKALARINA SERT ELEŞTİRİ
Türkiye’nin yüksek enflasyonla karşı karşıya olduğunu söyleyen Günaydın, sanayi ve tarım politikalarını da eleştirdi. Tekstil sektörünün Mısır’a, otomotiv yan sanayinin Fas’a yöneldiğini belirten Günaydın, Türkiye’nin temel tarım ürünlerinde dışa bağımlılığının arttığını savundu.
2026 bütçesinde faize 2 trilyon 740 milyar lira ayrıldığını söyleyen Günaydın, kaynakların daha adil paylaşılması, sanayi ve tarımın yeniden üretim gücüne kavuşturulması gerektiğini ifade etti.
