Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü, sosyal medyada dolaşan Bandrollü Ürün İzleme Sistemi ile ilgili spekülasyonlara yanıt vererek, bu konudaki doğru bilgileri kamuoyuyla paylaştı. Kurum, sistemin how işe yaradığını ve bandrol üretim süreçlerini açıklığa kavuşturmak amacıyla detaylı bir bilgi aktardı.
Bandrollü Ürün İzleme Sistemi 2007’de Hayata Geçti
Açıklamalarında, Bandrollü Ürün İzleme Sistemi'nin temel amacının vergi güvenliğini artırmak ve kayıp ile kaçakları önlemek olduğunu belirten Darphane, bu sistemin Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 2007 yılında kurulduğunu vurguladı. Özellikle vergi kaybı konusunda dikkate değer bir sorun olan kaçakçılıkla mücadele etmek için geliştirilen bu sistem, online platformlar üzerinden takip edilebilmektedir. Bu sistemin kurulmasıyla birlikte, ürünlerin sahte ve taklit olma ihtimali azaltılmış, devletin vergi alacakları daha güvenli bir şekilde takip edilebilir hale gelmiştir. Bandrol sistemi, aynı zamanda tüketicilerin de sahte ürünlerden korunmasına yardımcı olmaktadır.
Sorumluluk 2020’de Darphane’ye Devredildi
Sistemle ilgili sorumlulukların 15 Eylül 2020 tarihi itibarıyla Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’ne geçtiği belirtildi. Bu geçişin ardından, sosyal medya platformlarında yer alan yanlış bilgilerin çoğunun bilgi eksikliğinden kaynaklandığı ifade edildi. Darphane, bu konudaki yanlış anlamaların önüne geçmek adına daha fazla bilgilendirme yapma gereği duymaktadır. Kurum, işlem süreçlerinin şeffaflığını artırarak, halkın bu sistem hakkında daha fazla bilgi sahibi olmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Bu bağlamda, mevcut uygulamaları, toplumun ihtiyaçlarına uygun şekilde güncellemeyi ve değerlendirmeyi amaçlıyor.
Üretim Yerli Firma Tarafından Gerçekleştiriliyor
Darphane, bandrol üretiminin tamamen yerli bir firma tarafından Manisa’daki tesislerinde gerçekleştirildiğini duyurdu. Bu açıklama ile birlikte, yabancı menşeli hiçbir firmanın süreçlere dahil edilmediği vurgulandı. Yerli üretim politikalarını destekleyen bu yaklaşım, aynı zamanda ekonomik bağımsızlığı da güçlendirmeyi amaçlıyor. Darphane, yerli üreticilerle iş birliği yaparak, sektördeki istihdamı artırma ve yerel ekonomiye katkı sağlama hedeflerini önceliklendirmektedir. Yurt dışına bağımlılığın azaltılması, ülkenin ekonomik kalkınmasına da olumlu yansıyacaktır.
Kurum, yerli ve milli politikalar doğrultusunda bandrol üretim ve dağıtım süreçlerinin 2026 yılı itibarıyla tamamen kamu kontrolüne geçeceğini duyurdu. Bu kapsamda gerekli ekipmanların ve makinelerin temini konusunda çalışmaların başlatıldığı belirtiliyor. Kamu eliyle yürütülecek süreçlerin ilerlemesi için hazırlıklar hız kazanmış durumda.
Üretim İstanbul Kartal’da gerçekleştirilecek
Bandrol üretim işlemleri, İstanbul Kartal’da bulunan Darphane yerleşkesinde gerçekleştirilecektir. Kurum, burada bir fabrika inşası sürecinin başladığını ve yapımın son aşamalara ulaştığını açıkladı. İstanbul’un önemli bir bölgesinde inşa edilen bu tesis, bandrol üretiminde kamuya ait bir merkez haline gelecek. Planlanan tesisin maliyet etkinliği ve iş gücü verimliliği açısından önemli avantajlar sunması bekleniyor. Ayrıca, bu yeni tesisin faaliyete geçmesiyle birlikte istihdam olanakları da artacak. Kurum, etkin bir üretim süreci için gerekli olan tüm önlemleri almayı hedefliyor.
Personel ve hammadde hazırlıkları devam ediyor
Üretim sürecinin aksamadan sürmesi için gerekli olan personel alımlarının yanı sıra hammadde temini konularında da hazırlıklara devam ediliyor. Kurum yetkilileri, üretim aşamasının tamamlanmasının ardından tüm bandrol üretim süreçlerinin sadece Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından yürütüleceğini ifade etti. Bu durum, kamu otoritesinin üretim sürecinde etkinliğini artırmayı ve kayıt dışı faaliyetleri önlemeyi hedefliyor. Bu bağlamda, gerekli olan tüm personel eğitimi ve malzeme alımı süreçlerinin titizlikle yürütüldüğü belirtiliyor.
Kayıt dışılıkla mücadelede kamu kontrolü
Kurum, bandrol üretim sürecinin tamamen kamu denetiminde gerçekleştirilmesinin kayıt dışı ile mücadelede etkili bir yöntem olacağını vurguladı. Kamu kontrolü, üretimde güvenilirliği artırarak, bağımsızlık ve kamu yararı açısından kritik bir rol oynayacak. Bu sistem, hukuka uygun işleyiş sağlayarak, toplumda oluşan güven hissini tazeleyecek. Bunu sağlamak amacıyla, mevcut sistemin güvenlik unsurları üzerinde de çalışmalar yapıldığı ve bunu daha da güçlendirecek adımların atılacağı bildiriliyor. Sonuç olarak, bu süreçlerin kamu kontrolü altında yürütülmesi, toplumsal fayda açısından büyük bir gelişim olarak değerlendiriliyor.
