Goldman Sachs, yapay zeka kaynaklı enerji talebindeki artışın uranyum piyasasında tarihi bir dönüşüm yaratacağını belirterek, uranyumu "yeni altın" olarak tanımladı. Banka, küresel arz açığının büyümesiyle birlikte fiyatlarda güçlü yükseliş beklendiğini açıkladı.
Yapay zeka teknolojilerinin hızla yaygınlaşması ve veri merkezlerinin enerji ihtiyacının katlanarak artması, küresel enerji piyasalarında yeni dengeler oluşturuyor. Dünyanın önde gelen yatırım bankalarından Goldman Sachs, nükleer enerjinin temel hammaddesi olan uranyumun önümüzdeki dönemin en stratejik emtialarından biri haline geleceğini belirtti.
Banka tarafından hazırlanan analizde, yapay zekanın elektrik tüketimini artırmasıyla birlikte uranyuma olan talebin hızla yükseleceği ve bunun uzun vadede ciddi arz sorunlarına yol açabileceği ifade edildi.
Yapay zeka yatırımları enerji ihtiyacını artırıyor
ChatGPT benzeri yapay zeka sistemlerini destekleyen büyük veri merkezlerinin yüksek enerji tüketimi, teknoloji şirketlerini alternatif enerji kaynaklarına yönlendiriyor. Bu kapsamda nükleer enerji yatırımları son dönemde dikkat çekici şekilde artış gösteriyor.
Meta'nın küçük modüler reaktör projeleri üzerinde çalıştığı belirtilirken, Amazon Web Services'in uzun vadeli anlaşmalarla nükleer enerji kaynaklarını güvence altına aldığı kaydedildi. Çin'in ise yaklaşık 27 milyar dolarlık yatırımla 10 yeni nükleer reaktör projesine onay verdiği aktarıldı.
Öte yandan ABD'de daha önce faaliyetleri durdurulan Palisades Nükleer Santrali'nin yeniden devreye alınması da sektörde öne çıkan gelişmeler arasında yer aldı.
2045'e kadar 2 milyar poundluk açık bekleniyor
Goldman Sachs'ın değerlendirmesine göre küresel uranyum piyasası önümüzdeki yıllarda ciddi bir arz baskısıyla karşı karşıya kalabilir. Analizde, 2045 yılına kadar yaklaşık 2 milyar poundluk uranyum açığı oluşabileceği öngörüldü.
Verilere göre küresel uranyum üretimi 2023 yılında 173 milyon pound seviyesinde gerçekleşirken, nükleer santrallerin yıllık talebi 204 milyon pounda ulaştı. Böylece piyasada yaklaşık 31 milyon poundluk arz açığı meydana geldi.
Artan talep ve arz endişeleri, uzun vadeli uranyum sözleşmelerinin fiyatlarını son 14 yılın en yüksek seviyelerine taşıdı.
Goldman Sachs'tan fiyat tahmini
Goldman Sachs, uranyum fiyatlarının yıl sonuna kadar pound başına 91 dolara yükselebileceğini tahmin etti.
Bağımsız emtia analistleri ise arz sıkıntısının derinleşmesi halinde fiyatların 2027 yılında 120 dolar seviyesinin üzerine çıkabileceğini belirtiyor. Bazı tahminlerde ise uranyumun pound fiyatının 135 dolara kadar ulaşabileceği ifade ediliyor.
Kazakistan'ın üretim kararı piyasaları etkiledi
Uranyum piyasasında arz tarafındaki endişeleri artıran gelişmelerden biri de dünyanın en büyük üreticisi konumundaki Kazakistan'dan geldi.
Küresel uranyum üretiminin yaklaşık yüzde 40'ını karşılayan Kazatomprom, 2026 yılı üretim hedefini yüzde 10 oranında düşürdüğünü açıkladı. Bunun yanında ABD'nin Rus uranyumuna yönelik ithalat kısıtlamaları ve Rusya'nın attığı karşı adımlar da piyasadaki arz risklerini artıran unsurlar arasında gösteriliyor.
Uranyum rezervlerinde Avustralya ilk sırada
Dünya Nükleer Birliği verilerine göre küresel uranyum rezervlerinin yüzde 28'i Avustralya'da bulunuyor. Kazakistan yüzde 14'lük payla ikinci sırada yer alırken, Kanada yüzde 10 ile üçüncü sırada bulunuyor. Rusya ve Namibya ise yüzde 8'er paya sahip.
Uzmanlar, yalnızca 1 kilogram uranyumun yaklaşık 100 ton kömüre eşdeğer enerji üretebildiğine dikkat çekerek, bu özelliğin uranyumu enerji dönüşümünün en kritik kaynaklarından biri haline getirdiğini belirtiyor.
