Döviz dönüşüm desteği, bu düzenlemeyle hem süre hem de işleyiş açısından yeniden şekillendi. Firmaların yararlanma koşulları önemli ölçüde değişti.
Uygulamanın adı "Firmaların Yurt Dışı Kaynaklı Dövizlerinin Türk Lirasına Dönüşümünün Desteklenmesi" olarak geçiyor. Amaç, rezerv birikimine katkıyı artırmak ve mekanizmayı daha verimli hale getirmek.
Döviz dönüşüm desteği ne zamana kadar geçerli?
Yeni tebliğe göre desteğin temel oranı yüzde 2 seviyesinde korundu. Halihazırda uygulanan yüzde 3'lük ek ödemenin de sürdürülmesine karar verildi.
İhracat bedellerinin yüzde 35'inin Merkez Bankasına satılması yükümlülüğü ise devam edecek. Her iki uygulamanın da 31 Temmuz'da sona ermesi bekleniyordu, ancak süre 31 Ocak 2027 tarihine kadar uzatıldı.
Bu karar, döviz kazandırıcı işlem yapan firmalar açısından yaklaşık altı aylık ek bir planlama alanı doğurdu. Şirketler böylece nakit akışlarını daha uzun vadeye yayabilecek.

Yeni kriterler 1 Ekim'de devreye giriyor
Destek limitlerinin hesaplanma yöntemi de baştan kurgulandı. Artık yalnızca bozdurulan döviz tutarına bakılmayacak, firmaların ekonomiye sağladığı katkı ölçüt olarak alınacak.
Bu çerçevede şirketlerin üretime kattığı katma değer, kârlılık düzeyi ve istihdam için üstlendiği iş gücü maliyetleri hesaba katılacak. Merkez Bankası, söz konusu kriterlerin 1 Ekim itibarıyla uygulanacağını duyurdu.
Katma değer esaslı limitini dolduran aracı ihracatçılara da yeni bir imkân tanındı. Belirlenen şartların oluşması durumunda bu firmalar, yüksek katma değer üreten tedarikçileri adına dönüşüm işlemi yapabilecek. Ödeme ise aracı şirkete değil doğrudan tedarikçinin hesabına geçecek.
Döviz almama taahhüdü uygulamadan kaldırıldı
Sistemin en tartışılan başlıklarından biri olan taahhüt şartı da tebliğle birlikte tarihe karıştı. Destekten yararlanmak isteyen firmalardan artık döviz almayacaklarına dair bir belge istenmeyecek.
Bunun yerine şirketlerin döviz pozisyonuna bakan bir değerlendirme modeli getirildi. Başvuru yapan firmaların yabancı para pozisyonu, Merkez Bankasının belirleyeceği azami sınırı aşmayacak.
İhracatçı cephesinde beklenti, yeni modelin üretim ve istihdam odaklı şirketleri öne çıkarması yönünde. Uygulamanın etkileri ise ekim ayından itibaren netleşmeye başlayacak.
