Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Para Politikası Kurulu (PPK) toplantı özetinde enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarının dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam ettiğini bildirdi. Kurul, politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tutarken, enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bozulma olması durumunda para politikası duruşunun sıkılaştırılacağını belirtti.
TCMB'den Enflasyon ve Jeopolitik Risk Vurgusu
TCMB, 10 Eylül tarihli Para Politikası Kurulu toplantısının özetini yayımladı. Özette küresel ekonomideki gelişmeler, iç talep, finansal koşullar, enflasyon beklentileri ve para politikası görünümü değerlendirildi.
Jeopolitik gelişmeler nedeniyle artan belirsizliklerle birlikte enerji fiyatlarındaki yüksek ve dalgalı seyrin devam ettiği belirtildi.
Enerji arzı, tedarik zincirleri ve taşıma maliyetlerine ilişkin belirsizliklerin enerji fiyatlarının seyri açısından belirleyici olacağı kaydedilirken, olumsuz hava koşulları ve jeopolitik gelişmeler nedeniyle tarım emtia fiyatlarında da yükseliş gözlendiği bildirildi.
TCMB, söz konusu gelişmelerin enflasyon ve beklentiler üzerinde yukarı yönlü risk oluşturduğunu belirtti.
Mevduat ve Kredi Faizlerinde Gerileme
Parasal ve finansal koşullara ilişkin değerlendirmede, 24 Temmuz-4 Eylül döneminde bireysel kredilerin dört haftalık büyüme oranları ortalamasının ihtiyaç ve konut kredilerindeki yavaşlamayla yüzde 2 seviyesine gerilediği bildirildi.
TL ticari kredi büyümesi yüzde 2,5 olurken, kur etkisinden arındırılmış yabancı para ticari kredilerin yüzde 0,7 ile yatay seyrettiği kaydedildi.
Bu dönemde TL mevduat faizleri 255 baz puan azalarak yüzde 44,4'e, TL ticari kredi faizleri 242 baz puan düşüşle yüzde 49,3'e geriledi. İhtiyaç kredisi faizleri yüzde 63, taşıt kredisi faizleri yüzde 37,6 seviyesine inerken, konut kredisi faizleri 55 baz puan yükselerek yüzde 41,9 oldu.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi program limitinin ise 300 milyar liradan 750 milyar liraya çıkarıldığı bildirildi.
TCMB Rezervleri 184,2 Milyar Dolara Çıktı
TCMB'nin brüt uluslararası rezervleri 24 Temmuz'dan itibaren 21,6 milyar dolar artarak 4 Eylül itibarıyla 184,2 milyar dolara yükseldi.
Türkiye'nin 5 yıllık kredi risk primi 220 baz puan seviyesine gerilerken, 4 Eylül'e kadar DİBS piyasasına 1,3 milyar dolar giriş, hisse senedi piyasasından ise 0,1 milyar dolar çıkış gerçekleşti.
Toplam net portföy girişi 1,1 milyar dolar olarak kaydedildi.
TCMB: İç Talepte Zayıf Seyir Belirginleşti
Türkiye ekonomisinin 2026 yılının ikinci çeyreğinde yıllık yüzde 2,3, çeyreklik yüzde 1,1 büyüdüğü hatırlatıldı.
Temmuz-ağustos döneminde kartla yapılan harcamaların çeyreklik bazda yataya yakın seyrettiği, otomobil satışlarındaki gerilemenin ise ağustos itibarıyla devam ettiği belirtildi.
Sanayi üretiminin temmuz ayında aylık yüzde 1, yıllık yüzde 0,3 gerilediği bildirildi. Mevsimsellikten arındırılmış istihdam 32,4 milyon kişi olurken işsizlik oranı yüzde 8,1 seviyesine yükseldi.
Cari işlemler dengesi haziran ayında 4,2 milyar dolar açık verirken, 12 aylık birikimli cari açık 38,9 milyar dolara ulaştı. Seyahat gelirleri 12 aylık birikimli olarak 60,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.
Enflasyon Beklentileri Yükseldi
Ağustos ayında tüketici fiyatları yüzde 1,84 artarken yıllık enflasyon yüzde 31,51 olarak gerçekleşti. Yıllık mal enflasyonu yüzde 26, hizmet enflasyonu ise yüzde 40 civarında kaydedildi.
Enerji fiyatlarında aylık yüzde 5,46'lık artış gerçekleşti. TCMB, bu yükselişte uluslararası petrol fiyatlarına bağlı olarak artan akaryakıt fiyatlarının belirleyici olduğunu bildirdi.
Hizmet enflasyonunda ise başta eğitim olmak üzere haberleşme ve ulaştırma hizmetlerindeki fiyat hareketleri öne çıktı.
Piyasa Katılımcıları Anketi'ne göre 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 29,4'e yükseldi. Reel sektörün 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 32,8, hanehalkının beklentisi ise yüzde 45,6 olarak kaydedildi.
TCMB, “Enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları dezenflasyon süreci açısından risk unsuru olmaya devam etmektedir” değerlendirmesinde bulundu.
Politika Faizi Yüzde 37'de Sabit Tutuldu
Para Politikası Kurulu, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Gecelik borç verme faiz oranı yüzde 40, gecelik borçlanma faiz oranı ise yüzde 35,5 seviyesinde bırakıldı.
Kurul, sıkı para politikası duruşunun talep, kur ve beklenti kanalları üzerinden dezenflasyon sürecini güçlendireceğini bildirdi.
Para politikası kararlarının enflasyon görünümü odaklı, toplantı bazlı ve ihtiyatlı bir yaklaşımla alınacağı belirtilirken, “Enflasyon görünümünde belirgin ve kalıcı bir bozulma olması durumunda para politikası duruşu sıkılaştırılacaktır” denildi.
Kurul ayrıca kredi ve mevduat piyasalarında öngörülenin dışında gelişmeler yaşanması halinde parasal aktarım mekanizmasının ilave makroihtiyati tedbirlerle destekleneceğini ve likidite koşullarının yakından izlenmeye devam edeceğini bildirdi.
