Gazeteci Fehmi Koru, kendi adını taşıyan internet sitesindeki yazısında yeni parti iddialarını kaleme aldı.

Koru'nun yazısı aynen şöyle:

Bir dostum “Yeni bir parti kuruluyormuş, başına da Abdullah Gül geçiyormuş ve sen bunu bana söylemiyorsun” diye sitem ettiğinde bu yolda bir söylenti bulunduğunu şaşırarak öğrenmiş oldum…

Dostuma güldüm. Telefonda. 

Yeni kurulacak veya mevcut bir partinin başına geçmesi için çaba gösterilen eski bir cumhurbaşkanı konusu benim de kulağıma gelmişti ama bana o bilgiyi aktaranlar farklı bir ismi fısıldamışlardı.

Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmeler son merhalesine ulaşmış, yerine düşünülen saygın kişiye itiraz etmezse kurultaya o sürpriz ismi aday olarak sunacaklarmış; yok eğer yine de koltuğunu terk etmek istemezse, CHP’nin yerini alacak bir parti o zaman gündeme gelecekmiş…

İşittiğimde bu bana olabilecek bir senaryo gibi gelmişti.

Fısıldanan isim, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’di çünkü.

Cumhurbaşkanlığı döneminde izlediği politik çizgi, muhalefetin söylemine yakındı Cumhurbaşkanı Sezer’in; pek çok dönemeçte CHP’li kitlenin hoşuna gidebilecek tavırlar sergilediği, konuşmalar yaptığı biliniyor.

Benim bildiğim ve herkeslerden gizlenilen senaryo buydu; dönüp dolaşıp isimler mi karıştırıldı acaba?

Hani, çocukluğumuzda kulaktan kulağa fısıltıyla nakledilen bir sözcük, beşinci veya altıncı çocuğa gelindiğinde ilk söylenenden çok başka bir hal kazanırdı ya, işte öyle bir şey bu söylentinin de başına gelmiş olabilir diye düşündüm.

Dostuma bu ihtimali aktardığımda, “Yok, yok” dedi ve ekledi: “AK Parti kurucularından biri bazısı yine kendisi gibi partinin kuruluşunda bulunmuş, bazısı partide önemli görevler üstlenmiş olanlara partileşme konusunda öncülük ediyormuş… Görüştüklerine de, ‘Başımıza Abdullah Gül geçecek’ teminatını veriyormuş…”

Yine güldüm.

Bu tür iddialar yakın geçmişte birkaç kez daha ortalıkta dolaşmış ve sonunda tamamının asılsız olduğu anlaşılmıştı.

Meğer bu son söylenti dün bir yerlerde çıkan bir yazıdan kaynaklanıyormuş; dostum o yazıyı okuyup beni aramış…

Telefonu kapatırken, “Emin ol, böyle bir ihtimalin en ufak bir gerçeklik payı yok” dedim dostuma.

Neden bu kadar keskin bir cümle kurduğumu sizlerle paylaşabilirim.

İstanbul'da deprem alarmı İstanbul'da deprem alarmı

Sadece iki gün önce 11. Cumhurbaşkanı Gül ile birkaç saat birlikte olduk. O birkaç saat boyunca dereden tepeden konuşmadık elbette, karşılıklı hal hatır sormalardan sonra sıra ülke ve dünya sorunlarına geldi. Hemen her önemli konuda kendisinin görüşlerini dinledim. Bana hiç de öyle yeni parti kurulmasıyla ilgilenecek, kurulur ve kendisine teklif getirilirse başına geçmeye niyetli hale gelebilecek gibi görünmedi Cumhurbaşkanı Gül.

Elbette ülke sorunlarıyla yakından ilgisini kesmiş değil; tam tersine her gelişmeyi yakından takip ediyor ve anladığım kadarıyla taraf ayırmaksızın yerli-yabancı kendisinden fikir almak isteyenlerle de düşüncelerini zaman zaman paylaşıyor..

Taze bir görüşme sırasında edindiğim izlenim sebebiyle, meraklı dostumun bana naklettiği, “Eski bir cumhurbaşkanının liderliğini üstleneceği yeni oluşum” söylentisinin 11. Cumhurbaşkanı ile değil 10. Cumhurbaşkanı ile ilgili olduğunu sanıyorum. O yolda bir söylenti benim kulağıma da fısıldandı.

Ahmet Necdet Sezer’e böyle bir teklifte bulunuldu mu, bulunulduysa kendisi konuya ilgi gösterdi mi, bu konuda hiçbir bilgim yok.

Cumhurbaşkanı Sezer de, gözlemleyebildiğim kadarıyla, kendini hatırlatmaya çabalamıyor; ara sıra muhalif kuruluşların etkinliklerine katılma dışında herhangi bir faaliyeti var mı, o da bilinmiyor.

Yakında doğrusunu öğreniriz.

Editör: Grlyrtts