Küresel iklim değişikliği, deniz seviyelerindeki yükselme ve giderek artan kıyı taşkınları, dünyanın önemli şehirlerinin geleceğini tehdit ediyor. Önümüzdeki 100 yıl içerisinde deniz seviyesindeki değişimlerden etkilenebilecek kentlerin sıralandığı bir değerlendirmede Türkiye'den İstanbul ve İzmir de yer aldı. Dünyanın farklı bölgelerinden 25 büyük şehrin bulunduğu listede İstanbul beşinci, İzmir ise altıncı sırada gösterildi. Tokyo, Mumbai, New York ve Osaka gibi dünyanın en büyük metropollerinin de yer aldığı sıralama, kıyı şehirlerinin iklim değişikliğine karşı karşı karşıya olduğu riskleri yeniden gündeme taşıdı.
İklim Değişikliği Dünyanın Büyük Şehirlerini Tehdit Ediyor
Küresel ısınmanın etkisiyle deniz seviyelerinde meydana gelen yükselme, özellikle kıyı bölgelerinde bulunan şehirler açısından önemli bir tehdit oluşturuyor. Artan sıcaklıklar, buzulların erimesi ve okyanus sularının ısınarak genleşmesi, deniz seviyesindeki uzun vadeli değişimlerin başlıca nedenleri arasında bulunuyor.Deniz seviyesindeki yükselme, kıyı taşkınlarının daha geniş alanları etkilemesine ve alçak rakımlı yerleşim bölgelerinin su baskınlarına karşı daha savunmasız hale gelmesine neden olabiliyor.Özellikle nüfus yoğunluğu yüksek kıyı şehirlerinde ulaşım altyapısı, konut alanları, limanlar ve ticaret merkezleri bu risklerden etkilenebilecek önemli noktalar arasında yer alıyor.
100 Yıl İçinde Risk Altında Olabilecek Şehirler Açıklandı
Swiftest şirketinin kurucu ortağı Matthew H. Nash ile ilişkilendirilen değerlendirmede, deniz seviyesindeki yükselme ve kıyı taşkınları nedeniyle dünyanın çeşitli şehirlerinde uzun vadeli risklerin artabileceğine dikkat çekildi.
Önümüzdeki 100 yıllık dönemi kapsayan değerlendirmede, kıyı şehirlerinin karşı karşıya kalabileceği su baskınları ve deniz seviyesindeki değişimler öne çıktı.Şehirlerin risk düzeyleri; coğrafi konumları, deniz seviyesine göre yükseklikleri, kıyı yapıları ve mevcut koruma altyapıları gibi birçok etkene bağlı olarak değişebiliyor.Listede yer almak, bir şehrin tamamının belirli bir tarihte kesin olarak sular altında kalacağı anlamına gelmiyor. Ancak kıyı bölgelerindeki taşkın tehlikesi, şehir planlaması ve iklim değişikliğine uyum çalışmaları açısından önem taşıyor.
Türkiye'den İstanbul ve İzmir İlk 10'da
Dünyanın farklı bölgelerinden 25 şehrin bulunduğu sıralamada Türkiye'den iki büyükşehir dikkat çekti. İstanbul beşinci, İzmir ise altıncı sırada gösterildi.Her iki şehir de deniz kıyısında yer alması, yoğun nüfusu ve kıyı bölgelerinde bulunan yerleşim alanları nedeniyle deniz seviyesindeki değişimlerden etkilenebilecek kentler arasında bulunuyor.İstanbul'un Marmara Denizi ve Boğaz çevresindeki kıyı bölgeleri ile İzmir'in körfez çevresindeki alçak rakımlı yerleşimleri, uzun vadeli kıyı taşkını değerlendirmeleri açısından önem taşıyor.Ancak İstanbul ve İzmir'in tamamının önümüzdeki 100 yıl içinde sular altında kalacağını gösteren kesin bir bilimsel sonuç bulunmuyor. Risklerin hangi bölgelerde ve ne ölçüde ortaya çıkacağı, deniz seviyesindeki değişimlerin yanı sıra alınacak önlemlere de bağlı olacak.
İstanbul Neden Risk Altındaki Şehirler Arasında?
Türkiye'nin en kalabalık şehri olan İstanbul, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı boyunca uzanan geniş kıyı şeridiyle dikkat çekiyor. Kentte kıyı bölgelerinin ulaşım, ticaret, turizm ve yerleşim amacıyla yoğun şekilde kullanılması, deniz seviyesindeki değişimlerin önemini artırıyor.Uzun vadede meydana gelebilecek deniz seviyesi yükselmesi, özellikle alçak rakımlı kıyı alanlarında taşkın riskinin artmasına neden olabilir.Bu nedenle kıyı koruma sistemleri, yağmur suyu altyapısı, şehir planlaması ve afet hazırlıkları, İstanbul'un iklim değişikliğine uyum çalışmalarında önem taşıyan başlıklar arasında yer alıyor.
İzmir'de Deniz Seviyesi Yükselmesi Hangi Riskleri Oluşturabilir?
İzmir de uzun kıyı şeridi ve körfez çevresindeki yerleşim alanları nedeniyle deniz seviyesindeki değişimlerden etkilenebilecek şehirler arasında bulunuyor.Özellikle denize yakın ve alçak rakımlı bölgelerde deniz taşkınları, kuvvetli yağışlar ve kıyıdaki su seviyesinin yükselmesi bir araya geldiğinde su baskını riski artabiliyor.İzmir'in kıyı altyapısının güçlendirilmesi, taşkın yönetimi ve uzun vadeli şehir planlaması, olası iklim etkilerinin azaltılmasında önemli rol oynayabilir.
Dünyada Sular Altında Kalma Riskiyle Gündeme Gelen 25 Şehir
Deniz seviyesindeki yükselme ve kıyı taşkınlarıyla ilgili değerlendirmede dünyanın farklı kıtalarından 25 şehir yer aldı. Türkiye'den İstanbul ve İzmir'in de bulunduğu sıralama şöyle:
- Tokyo – Japonya
- Mumbai – Hindistan
- New York – ABD
- Osaka – Japonya
- İstanbul – Türkiye
- İzmir – Türkiye
- Kolkata – Hindistan
- Bangkok – Tayland
- Jakarta – Endonezya
- Londra – İngiltere
- Dakka – Bangladeş
- Ho Chi Minh Kenti – Vietnam
- San Francisco – ABD
- Miami – ABD
- İskenderiye – Mısır
- Sydney – Avustralya
- Boston – ABD
- Lizbon – Portekiz
- Dubai – Birleşik Arap Emirlikleri
- Vancouver – Kanada
- Abu Dabi – Birleşik Arap Emirlikleri
- Kopenhag – Danimarka
- New Orleans – ABD
- Dublin – İrlanda
- Honolulu – ABD
Tokyo, Mumbai ve New York Listenin İlk Üç Sırasında
Paylaşılan sıralamanın ilk sırasında Japonya'nın başkenti Tokyo bulunuyor. Tokyo'yu Hindistan'ın önemli ticaret merkezlerinden Mumbai ve ABD'nin en kalabalık şehirlerinden New York takip ediyor.Dördüncü sırada Japonya'nın Osaka kenti yer alırken beşinci sıradaki İstanbul ve altıncı sıradaki İzmir, Türkiye'nin listede bulunan iki büyükşehri olarak öne çıkıyor.İlk 10 içerisinde ayrıca Hindistan'dan Kolkata, Tayland'dan Bangkok, Endonezya'dan Jakarta ve İngiltere'den Londra bulunuyor.Bu şehirlerin ortak özellikleri arasında yoğun nüfus, kıyı bölgelerindeki yapılaşma ve deniz seviyesindeki değişimlerden etkilenebilecek altyapı alanları yer alıyor.
Deniz Seviyesi Neden Yükseliyor?
Küresel deniz seviyesindeki yükselmenin temel nedenlerinden biri, iklim değişikliğinin etkisiyle dünya genelinde sıcaklıkların artması. Okyanus suları ısındıkça genleşiyor ve bu durum deniz seviyesinin yükselmesine katkıda bulunuyor.Karasal buzulların ve buz tabakalarının erimesi de okyanuslara ek su taşınmasına neden oluyor. Bu süreçler, uzun vadede özellikle alçak rakımlı kıyı bölgelerinde taşkın tehlikesini artırabiliyor.Bununla birlikte deniz seviyesi yükselmesinin etkisi her şehirde aynı şekilde ortaya çıkmıyor. Yerel zemin hareketleri, kıyı yapısı, fırtına koşulları ve koruyucu altyapı sistemleri de riskin büyüklüğünü belirliyor.
Şehirler Gerçekten 100 Yıl İçinde Yok Olacak mı?
Deniz seviyesindeki yükselme, bazı kıyı bölgelerinin uzun vadede daha sık su baskını yaşamasına veya kalıcı su altında kalma riskiyle karşılaşmasına neden olabilir. Ancak bir şehrin tamamının 100 yıl içerisinde kesin olarak yok olacağını söylemek bilimsel açıdan doğru değil.İklim değişikliğine ilişkin uzun vadeli değerlendirmeler, farklı emisyon senaryoları ve çevresel koşullar üzerinden hazırlanıyor. Bu nedenle olası etkilerin büyüklüğü, gelecekteki iklim koşullarına ve alınacak önlemlere göre değişebiliyor.Deniz duvarları, kıyı koruma yapıları, taşkın yönetim sistemleri ve iklim değişikliğine uyumlu şehir planlaması, kıyı bölgelerindeki risklerin azaltılmasında kullanılabilecek yöntemler arasında bulunuyor.
İstanbul ve İzmir İçin İklim Değişikliğine Uyum Önem Kazanıyor
İstanbul ve İzmir'in uzun vadeli kıyı riskleriyle gündeme gelmesi, Türkiye'de iklim değişikliğine uyum çalışmalarının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.Özellikle denize yakın yerleşim alanlarında taşkın risklerinin değerlendirilmesi, altyapının güçlendirilmesi ve yeni yapılaşma kararlarında iklim koşullarının dikkate alınması önem taşıyor.Önümüzdeki yıllarda deniz seviyesindeki değişimlerin izlenmesi ve kıyı bölgelerine yönelik koruyucu önlemlerin geliştirilmesi, şehirlerin iklim değişikliğine karşı dayanıklılığını artırabilecek başlıca çalışmalar arasında yer alıyor.
