İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM 2019'da ambargo uygulamışlardı! Kanada, Türkiye'den İHA almayı değerlendiriyor

2019'da ambargo uygulamışlardı! Kanada, Türkiye'den İHA almayı değerlendiriyor

Kanada, yıllar önce ambargo uyguladığı Türkiye’den şimdi İHA satın almayı değerlendiriyor. Savunma alanında dikkat çeken yeni dönem.

2019 yılında Türkiye’ye silah ambargosu uygulayan Kanada’nın, şimdi Türk yapımı insansız hava araçlarını satın alma seçeneğini değerlendirmesi dikkat çekti. Özellikle Baykar ve TAI’nin geliştirdiği orta irtifa uzun havada kalışlı İHA sistemlerine yönelik ilginin, iki ülke arasındaki savunma ilişkilerinde yeni bir dönemin habercisi olabileceği belirtiliyor.

Middle East Eye’ın aktardığı bilgilere göre Ottawa yönetimi, gözetleme ve keşif görevlerinde kullanılabilecek gelişmiş İHA çözümleri üzerinde duruyor. Görüşmelerin henüz başlangıç aşamasında olduğu ifade edilse de, Kanada’nın yıllar önce ambargo uyguladığı Türk savunma sanayiine bugün ilgi göstermesi uluslararası dengelerdeki değişimi gözler önüne seriyor.

Ambargo Baykar ve TAI’yi Zorlamıştı

Kanada, 2019 yılında Türkiye’nin Suriye’de yürüttüğü askeri operasyon sonrası bazı savunma ürünlerinin ihracatını durdurmuştu. Bu karar en çok Baykar ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’ni (TAI) etkilemişti.

Çünkü her iki şirket de Kanada merkezli Wescam firmasının geliştirdiği elektro-optik ve kızılötesi kamera sistemlerini kullanıyordu. Ambargo sonrası Türk savunma şirketleri yerli alternatiflere yöneldi.

Bu süreçte ASELSAN başta olmak üzere yerli savunma firmalarının geliştirdiği sistemler sayesinde Türkiye’nin dışa bağımlılığı önemli ölçüde azaltıldı. Bugün gelinen noktada ise Türk İHA teknolojileri dünyanın birçok ülkesinin radarına girmiş durumda.

Kanada’nın Rotası Değişiyor

Haberde yer alan bilgilere göre Kanada artık yalnızca ABD merkezli savunma sistemlerine bağlı kalmak istemiyor. Ottawa yönetiminin tedarik kaynaklarını çeşitlendirme arayışında olduğu belirtiliyor.

Konuyla ilgili konuşan bir yetkili, “Kanadalılar artık Amerikan silahlarına bağımlı olmak istemiyor” ifadelerini kullandı. Bu yaklaşımın arkasında ise Donald Trump döneminde yaşanan siyasi ve askeri gerilimlerin etkili olduğu öne sürülüyor.

Kanada Savunma Tedarikinden Sorumlu Devlet Bakanı Stephen Fuhr da İstanbul’da katıldığı bir panelde Türkiye ile savunma alanında daha yakın çalışmak istediklerini açık şekilde dile getirdi.

Fuhr; mühimmat üretimi, insansız hava araçları ve İHA karşıtı sistemlerin iki ülke arasında öne çıkan iş birliği alanları olduğunu söyledi. Ayrıca gelecekte ortak üretim ve ortak geliştirme projelerinin de gündeme gelebileceğini belirtti.

NATO Hedefi İçin Dev Yatırım

Kanada’nın savunma harcamalarını artırmaya hazırlandığı da haberde dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. NATO’nun yüzde 2 savunma harcaması hedefini karşılamak isteyen Ottawa yönetimi, milyarlarca dolarlık yeni yatırım planı hazırlıyor.

Ayrıca Ulusal Araştırma Konseyi bünyesinde yaklaşık 105 milyon dolarlık bütçeyle bir drone inovasyon merkezi kurulması hedefleniyor.

Öte yandan Kanada Başbakanı Mark Carney’nin temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi kapsamında Türkiye’yi ziyaret etmesinin beklendiği ifade edildi. Yetkililer, Carney’nin ekim ayında ikinci bir resmi ziyaret planladığını ve savunma iş birliği projelerinin bu görüşmelerde önemli yer tutacağını belirtiyor.

“Daha Hızlı Hareket Etmeliyiz”

Stephen Fuhr, savunma projelerinde yavaş ilerlemenin artık büyük risk oluşturduğunu belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu:

“Sonuçta ortaya yavaş ve güncelliğini yitirmiş sistemler çıkıyor. Bu nedenle hızlı hareket etme konusunda son derece motiveyiz.”