Türkiye, savunma sanayisinde elde ettiği başarılarla hem ulusal hem de uluslararası alanda önemli adımlar atmaya devam ediyor. Ülke, dost ve müttefik devletlerin ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, Türk Cumhuriyetleri ile geliştirdiği iş birliklerini daha da derinleştiriyor. Bu iş birlikleri, Kazakistan gibi stratejik ortaklarla şekilleniyor ve yalnızca hazır ürün satışından öteye geçiş sağlıyor. Yerli üretim, teknoloji paylaşımı, bakım-onarım yetenekleri ve kurumsal entegrasyon gibi unsurlar bu ilişkilere yön veriyor.
Kazakistan ile Derinleşen İlişkiler
Kazakhstan ile Türkiye arasındaki ilişkiler, tarihi bağları ve stratejik önemi göz önünde bulundurulduğunda, iki ülke için de büyük bir değer taşıyor. Her iki taraf da savunma sanayisindeki potansiyellerini birleştirerek piyasada daha güçlü bir varlık göstermeyi hedefliyor. Bu amaç doğrultusunda, teknoloji transferi ve yerli üretim süreçleri öne çıkıyor. Özellikle milat niteliğinde bazı projeler sayesinde Kazakistan, Türk üretimi savunma sistemlerine erişim sağlıyor ve kendi savunma kapasitesini artırıyor. Ayrıca, bu iş birliği sadece ekonomik kazanımlarla sınırlı kalmayıp, siyasi iş birliklerini de güçlendiriyor.
Stratejik Projeler ve İşbirlikleri
ASELSAN, TUSAŞ ve Otokar gibi sektördeki lider firmalar, Kazakistan ile olan iş birliği kapsamında çeşitli stratejik projelere imza atıyor. Bu projeler, iki ülkenin savunma alanındaki teknolojik gelişmelerine katkı sağlarken, birlikte çalışma kültürünü de pekiştiriyor. Özellikle askeri araçlar, iletişim sistemleri ve elektronik aksamlar gibi kritik bileşenlerin üretimi konusunda, Türk firmalarının uzmanlığı Kazakistan ile paylaşılmakta. Bu sayede, Kazakistan’ın savunma sanayii kendi iç dinamikleri ile güçlenirken, Türkiye de uluslararası pazarda rekabet gücünü artırmakta. Bu iş birliklerinin sadece ekonomik yönleri değil, aynı zamanda stratejik etkileri de göz ardı edilmemeli.
İki ülke arasındaki en somut ortaklık örneklerinden birini ASELSAN ile Kazakistan'ın devlet savunma şirketi Kazakhstan Engineering işbirliği oluşturuyor. Bu ortaklık, Kazakhstan Aselsan Engineering (KAE) adı altında faaliyet göstermekte ve her iki ülkenin savunma sanayilerinde önemli katkılar sağlamaktadır.
ASELSAN ve Kazakhstan Engineering Ortaklığı
KAE, çeşitli askeri ve sivil teknoloji alanlarında önemli üretim faaliyetleri yürütmektedir. Özellikle gece-gündüz görüş sistemleri, termal nişangahlar, elektro-optik keşif sistemleri ve uzaktan komutalı silah kuleleri gibi ürünlerin geliştirilmesi, bu ortaklık sayesinde gerçekleştirilmektedir. Kazakistan, bu sayede dışa bağımlılığını azaltırken Türkiye de yerel sanayiye entegre olarak bölgesel pazarlara daha etkili bir şekilde ulaşmayı amaçlamaktadır. KAE, Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki tecrübelerini Kazakistan’a aktararak, her iki ülke için de stratejik bir kazanım oluşturmakta. Bu ortaklık ayrıca, iki ülke arasında savunma alanındaki işbirliğini güçlendirmeyi hedefleyen adımlar olarak öne çıkıyor.
ANKA İHA Projesi Kazakistan'da Gelişiyor
İnsansız hava araçları (İHA) konusunda TUSAŞ ile Kazakhstan Engineering arasında yeni bir ortaklık kurulmuştur. Mayıs ayında hayata geçirilen ortak girişim anlaşması, Kazakistan'ı ANKA İHA’larının Türkiye dışında üretildiği ilk merkez haline getirmeyi hedeflemektedir. 406 No'lu Sivil Uçak Tamir Fabrikası ile TUSAŞ işbirliği ile oluşturulan TA-406, Kazakistan'da ANKA İHA’larının üretimi, bakımı ve onarımı işlemlerini gerçekleştirmek için planlanmıştır. Böylece Kazakistan, insansız hava aracı teknolojisini kendi topraklarında geliştirerek, bölgedeki savunma sanayisinin güçlenmesine büyük bir katkı sağlamayı amaçlıyor.
Kazakistan'da Zırhlı Araç Üretimi
Kara araçları alanında Otokar, Orta Asya pazarında önemli bir merkez haline gelmiştir. Otokar Central Asia ile işbirliği içerisinde, COBRA II, ARMA ve TULPAR gibi zırhlı araçların yanı sıra AYBAR ve TAYMAS projeleri ile yerel üretime başlanmıştır. 2025 itibarıyla somut üretim süreçleri hayata geçirilmiş olacak ve bu süreç Astana'daki Kazakhstan Besqaru Manufacturing (BKM) tesislerinde yürütülecektir. Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in yerinde incelediği bu tesis, üretilen araçların sadece ulusal savunma ihtiyaçlarını karşılamakla kalmayıp, aynı zamanda üçüncü ülkelere ihracat potansiyellerini de barındırmaktadır.
