İstanbul'da fotoğrafçılık yapan Ferhat Açık'ın, "Düğün fotoğrafı çektireceğiz" denilerek Arnavutköy'deki ormanlık alana götürülüp öldürülmesine ilişkin soruşturmada yeni detaylar ortaya çıktı. Olayın ardından İran'a kaçmaya çalışırken Van'da yakalanan 3 şüpheli hakkında yürütülen soruşturma sürerken, maktulün kuzeni Dinçer Gök yaşanan süreci anlattı.
Şüphelilerin Ferhat Açık'ı Düğün Bahanesiyle Çağırdığı İddia Edildi
Sokak ve düğün fotoğrafçılığı yapan Ferhat Açık'ın, yıllar önce düğün fotoğraflarını çektiği Okan K. tarafından yeniden arandığı belirtildi. İddiaya göre Okan K., "Düğünümüz var, başkası para kazanacağına sen kazan" diyerek Açık'ı buluşmaya çağırdı.
Ferhat Açık'ın kendi aracıyla yola çıktığı, araçta Okan K. ile akrabaları olduğu belirtilen Poyraz K. ve Rıdvan K.'nin de bulunduğu ifade edildi. Açık'ın Arnavutköy'deki ormanlık alana götürüldüğü ve burada öldürüldükten sonra cansız bedeninin molozların altına gömüldüğü bildirildi.
Aracı Satmaya Çalıştıkları Öne Sürüldü
Dinçer Gök, olayın ardından şüphelilerin Ferhat Açık'ın telefonunu ve kimliğini kullandığını öne sürdü.
Gök'ün açıklamasına göre, şüpheliler Ferhat Açık'ın telefonundan ağabeyine mesaj göndererek bir arkadaşının kimliği almaya geleceğini bildirdi. Ertesi gün kimlikle notere gidildiği ve Ferhat Açık'a ait aracın satılmaya çalışıldığı, noter görevlisinin durumdan şüphelenmesi üzerine satış işleminin gerçekleşmediği belirtildi.
Aileyi Yanıltmaya Çalıştıkları İddia Edildi
Dinçer Gök, şüphelilerin aileye Ferhat Açık'ın yurt dışına gitmek istediğini ve ailesiyle görüşmek istemediğini söylediklerini ifade etti.
Gök, şüphelilerin bir süre sonra telefonlarını kapattıklarını ve bulundukları adreslerden ayrıldıklarını, güvenlik güçlerinin yürüttüğü takip sonucunda ise İran sınırından kaçmaya çalışırken Van'da yakalandıklarını söyledi.
"Bizim Canımız Yandı, Başka Canlar Yanmasın"
Maktulün kuzeni Dinçer Gök, olayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bizim bu insanlarla geçmişe dayalı bir husumetimiz yok." ifadelerini kullandı.
Gök, adli sürece ilişkin beklentilerini dile getirerek, "Toplumdan, adaletten beklediğimiz bu tür insanlara en büyük cezayı vermeleri. Bizim canımız yandı, başka canları da yakmasınlar." dedi.
