Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Fetih Ruhu Yarışmaları Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada eğitim politikaları, müfredat değişiklikleri ve kültürel değerler konusunda açıklamalarda bulundu. Tekin, eleştirilere rağmen belirledikleri eğitim anlayışını sürdürmeye devam edeceklerini söyledi.
Fetih Ruhu Yarışmaları'nda önemli açıklamalar
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi ile Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde düzenlenen Fetih Ruhu Yarışmaları Ödül Töreni'ne katıldı.
Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi'nde gerçekleştirilen programa üniversite rektörü Prof. Dr. Nevzat Şimşek, öğrenciler ve çok sayıda davetli iştirak etti. Konser etkinliğiyle başlayan program, Fetih Filmi gösterimi ve ödül töreniyle devam etti.
Bakan Tekin'den Türkiye'deki kutuplaşma değerlendirmesi
Konuşmasında Türkiye'de uzun yıllardır farklı isimlerle tanımlanan bir toplumsal ayrışma bulunduğunu ifade eden Bakan Tekin, bu durumu tarihsel olaylar üzerinden değerlendirdi.
Tekin, bazı kesimlerin İstanbul'un fethine farklı baktığını belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye'de yıllarca farklı isimlerle adlandırılan bir cepheleşme oluştu. Buna kimisi sağ-sol dedi, kimisi merkez-çevre dedi. Bu tanımlamalarla farklı analizler yapıldı. Ben de madem buradayız, bir anekdottan hareketle bu kamplaşmayı analiz etmek istiyorum. O da bir siyasetçinin sözü 'Zulüm 1453'te başladı'. Türkiye’de iki grup insan oluşmuş durumda. Bir grup, 1453'e zulmün başladığı tarih olarak bakıyor. Biz de fethin yıldönümü olarak, fetih olarak bakıyoruz."
Fetih vurgusu yaptı
Bakan Tekin, İstanbul'un fethini inanç özgürlüğü açısından değerlendirdiklerini belirterek, fethi farklı inançların özgürleşmesine katkı sağlayan tarihî bir gelişme olarak gördüklerini ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ne ilişkin açıklamalar
Konuşmasında eğitim müfredatında yapılan değişikliklere de değinen Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında bazı kavramların yeniden ele alındığını söyledi.
Bakan Tekin, "Biz, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile çocuklarımıza geçmişimizi, tarihimizi anlatırken doğru ve bilimsel kavramsallaştırmalarla yaklaşalım diyoruz ve müfredatımıza Mavi Vatan kavramını koyuyoruz. Biz, Lozan'daki adıyla müfredata Ege Denizi yerine Adalar Denizi ifadesini koyuyoruz" dedi.
Tekin ayrıca, coğrafi keşifler, Haçlı Seferleri ve diğer tarihî kavramlara ilişkin tercih edilen ifadeler nedeniyle eleştiriler aldıklarını dile getirdi.
Kültürel etkinliklerle ilgili değerlendirmelerde bulundu
Bakan Tekin, okullarda gerçekleştirilen bazı etkinliklere ilişkin de açıklamalarda bulundu.
"Biz okullarımızda, çocuklarımız Paskalya, Noel, Cadılar Bayramı kutlamasınlar dedik, zulüm 1453 diyenler bizi yerden yere vurdular. Biz çocuklarımız okullarda Ramazan etkinlikleri yapsınlar dedik. Zulüm 1453 diyenler bizi mahkemeye taşıdılar, hakkımızda bildiriler yayınladılar, protestolar yaptılar, eylemler yaptılar" ifadelerini kullandı.
Sivil toplum ve vakıflarla iş birliği vurgusu
Eğitim alanında farklı kurumlarla iş birliği yapmaya devam edeceklerini belirten Bakan Tekin, vakıflar, üniversiteler, meslek kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle ortak çalışmaların süreceğini söyledi.
Bu kapsamda yapılan iş birliklerinin eleştirildiğini ifade eden Tekin, eğitim süreçlerinin toplumun tüm kesimlerinin katkısıyla güçleneceğini dile getirdi.
"Fetih 1453 diyenlerle beraber yolumuza devam edeceğiz"
Konuşmasının sonunda eleştirilere yanıt veren Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı:
"Biz Türkiye'de eğitim öğretim süreçlerine katkı vermek isteyen her kim varsa onlarla iş birliği yapacağız, protokol yapacağız ve bu yükü milletçe, toplumca paylaşacağız dedik. Vakıflarla, sivil toplum örgütleriyle, üniversitelerle, meslek örgütleriyle iş birliği yapacağız dediğim için zulüm 1453 diyenler bizi eleştiriyorlar. Ben de diyorum ki siz istediğiniz kadar eleştirin. Biz fetih 1453 diyenlerle beraber yolumuza devam edeceğiz."
Bakan Tekin'in açıklamaları, törene katılan davetliler tarafından ilgiyle takip edildi.
