Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü'nün kuruma tehlikesinin bölge ekonomisinin sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit ettiğini vurguladı. Yumaklı, "Sapanca Gölü hem içme hem de kullanma suyu açısından son derece kritik bir öneme sahiptir. Ayrıca, bu bölgede doğal sit alanı olarak da değerlendiriliyor. Ancak durum kritik. Eğer Sapanca Gölü mevcut durumundan daha kötü bir hale gelirse, hem Kocaeli hem Sakarya susuzluk tehdidi ile karşı karşıya kalacaktır." açıklamasında bulundu.
Toplantıda Su Sorunları Ele Alındı
Sakarya'da gerçekleştirilen 'Sapanca Gölü Eylem Planı Toplantısı', Adapazarı Kültür Merkezi'nde yapıldı. Bu önemli etkinlikte Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı'nın yanı sıra Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın ve Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar da yer aldı. Ayrıca, AK Parti il ve ilçe yöneticileri ile Tarım ve Orman İl Müdürlüğü yetkilileri de toplantıya katılarak önemli katkılarda bulundular. Toplantıda Bakan Yumaklı, su kaynaklarının azlığı ve tarımsal faaliyetlerin sürdürülebilirliği üzerine çeşitli açıklamalarda bulundu. Su kaynaklarının tarım ve günlük yaşam üzerindeki etkileri, bu toplantıda detaylı bir şekilde tartışıldı.
Su Kaynakları ve İklim Değişikliği
Bakan Yumaklı, dünya genelinde tatlı su kaynaklarının sadece yüzde 2,5'inin mevcut olduğunu ve bunun yalnızca yüzde 1'inin kullanılabildiğini belirtti. "Bugün dünya nüfusunun yarısından fazlası kentsel alanlarda yaşıyor, ancak öngörüler ve araştırmalar, temiz suya erişim sorunu yaşayan 2,2 milyar insan olduğunu ortaya koyuyor," ifadelerini kullandı. Türkiye'deki kişi başına düşen kullanılabilir su miktarına da değinen Yumaklı, bu miktarın 1313 metreküpten 1297 metreküpe düştüğünü belirtti. Bu durum, ülkemizin su stresi altında olduğunu gösteriyor. İklim değişikliği ile birlikte artan yağış düzensizlikleri, kuraklıklar ve sel olayları, su kaynakları üzerindeki baskıyı artırıyor. Su, sadece bir kaynak değil, aynı zamanda tüm sektörlerin yönetiminde stratejik bir alan olmalıdır." dedi.
Suyun Geleceği ve Yönetimi
Su kıtlığı, gelecekte daha da büyük bir sorun haline gelebilir. Bakan Yumaklı, bu noktada suyun ne kadar ve hangi saflıkta bulunacağı meselesinin ön plana çıktığını vurguladı. "Artık suyun nerede ve nasıl bulunacağını düşünmemiz gerekiyor. Yönetilebilir bir kaynak olarak suyu ele almak, hepimizin üzerine düşen bir sorumluluktur," açıklamasında bulundu. Bu bağlamda, su yönetimi ile ilgili stratejilerin yeniden gözden geçirilmesi ve sürdürülebilir bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğinin önemini vurguladı. Bakan tarafından yapılan bu değerlendirmeler, sadece suyun mevcut durumu değil, gelecekteki potansiyel sorunlara da ışık tutuyor, bu sebeple su kaynaklarının korunması ve etkin kullanımı ki, bu konuda atılacak adımlar oldukça kritik.
Ulusal Su Kurulu, Kocaeli ve Sakarya bölgelerindeki göl ekosisteminin korunmasına yönelik önlemlerin alınması gerektiğini vurguladı. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, bu kapsamda Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planlarının hazırlandığını açıkladı. Göllerin yönetiminde üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları ile işbirliği içerisinde olduklarını belirten Yumaklı, bu çalışmaların önemini dile getirdi. Ayrıca, Sapanca Gölü'nün içme ve kullanma suyu açısından kritik bir kaynak olduğunu ifade etti. Gölün mevcut durumu kötüleşirse, Kocaeli ve Sakarya gibi önemli sanayi bölgelerinin susuz kalacağına dikkat çekti.
Su Yönetiminde Kritik Adımlar
Tarım ve Orman Bakanlığı, göl ekosistemine yönelik eylem planlarını hayata geçirerken, yerel yönetimlerin, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının katkılarına büyük önem veriyor. Özelikle Sapanca Gölü için oluşturulan eylem planının kamuoyuyla paylaşılması, bu konudaki farkındalığı artırmayı hedefliyor. Yumaklı, "Kocaeli ve Sakarya'nın sanayi açısından büyük önemi var. Eğer bu gölün durumu kötüleşirse, bölgedeki sanayi faaliyetleri ciddi risk altına girebilir" diyerek durumu net bir şekilde ortaya koydu. Bu bağlamda, gölün su kalitesinin korunması ve yönetimi için daha fazla çalışmanın yapılması gerektiği ifade ediliyor.
Iklim Değişikliği Tehditi
Bakan Yumaklı, önümüzdeki dönemde bu bölgenin iklim koşullarında önemli değişiklikler öngörüldüğünü bildirdi. Yapılan tahminlere göre, havzadaki sıcaklıkların 4 derece artması bekleniyor. Ayrıca, yıllık yağış miktarında da yüzde 5 oranında bir azalma yaşanacağı öngörülüyor. Bu durum, gölün su seviyesinin tehlikeli bir şekilde düşmesine yol açabilir. Yumaklı, "2025 yılı itibarıyla Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük bir su kaybı yaşanması mümkün. Bunun yüzde 22'si ise buharlaşmadan kaynaklanacaktır. Bu, su güvenliğini tehdit eden ciddi bir durum" şeklinde açıklamalarını sürdürdü.
Uzun Vadeli Yatırım Planı
İklim değişikliğinin su kaynakları üzerindeki etkilerini azaltmak amacıyla, Bakanlık tarafından belirlenen 6 ana eylem ve 12 tedbirden oluşan kapsamlı bir yatırım planı oluşturulmuş durumda. Bu plan çerçevesinde, önümüzdeki 5 yıl içerisinde yaklaşık 25,5 milyar liralık bir yatırım yapılması hedefleniyor. Bu yatırımlar sayesinde, havzanın su kaynağının artırılması ve su güvenliğinin sağlanması amaçlanıyor. Yumaklı, "Havzamıza yılda 114 milyon metreküp ekstra su kazandırmayı planlıyoruz. Ancak bunun sağlanabilmesi için yönetimsel önlemlerin etkin bir şekilde uygulanması gerekmektedir" sözleriyle, su kaynaklarının yönetiminin ne denli önemli olduğunu tekrar vurguladı.
