İstanbul'un Başakşehir ilçesindeki Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda bıçaklı saldırı meydana geldi. Okulun eski öğrencisi olduğu belirtilen lise öğrencisi bir kızın, okul üniforması giyerek binaya girdiği ve yanında getirdiği bıçakla öğrencilere saldırdığı aktarıldı. Olayda 8 öğrenci yaralandı.
Başakşehir'deki saldırıda 8 öğrenci yaralandı
Olay, sabah saatlerinde Başakşehir Kayaşehir Mahallesi'nde bulunan Şeyh Şamil İmam Hatip Ortaokulu'nda yaşandı. Daha önce bu okuldan mezun olduğu belirtilen lise öğrencisinin, okul üniforması giyerek binaya girdiği aktarıldı.Psikolojik sorunları olduğu öne sürülen öğrenci, henüz belirlenemeyen bir nedenle yanında getirdiği bıçakla çevresindeki öğrencilere saldırdı. Yaşanan olayda 8 öğrenci vücutlarının çeşitli yerlerinden yaralandı.

Yaralılardan 3'ünün durumunun ağır olduğu belirtildi
İhbar üzerine okula çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Yaralı öğrenciler, olay yerindeki ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla çevredeki hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı.Hastaneye sevk edilen öğrencilerden 3'ünün durumunun ağır olduğu belirtildi.
Şüpheli öğrenci gözaltına alındı
Saldırıyı gerçekleştirdiği belirtilen lise öğrencisi, polis ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyet ekipleri okul ve çevresinde güvenlik önlemleri aldı.

Veliler okula geldi
Olayın duyulmasının ardından çocuklarının durumunu öğrenmek isteyen çok sayıda veli okula geldi. Ailelerin okul çevresindeki bekleyişi sürerken, polis ekiplerinin olayla ilgili inceleme başlattığı belirtildi.

İstanbul Başakşehir'de bir okulda meydana gelen ve 8 kız öğrencinin yaralandığı bıçaklı saldırının ardından, gözaltına alınan 2011 doğumlu F.M.'nin ruhsal durumuna ilişkin iddialar gündeme geldi. Öğrencinin annesinin ilk beyanında kızında sosyal anksiyete bozukluğu bulunduğunu söylediği öne sürüldü.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, sosyal anksiyete bozukluğunun ne olduğu ve bu rahatsızlığın şiddet davranışıyla ilişkisinin bulunup bulunmadığı da merak konusu oldu.
Anksiyete nedir?
Anksiyete; kaygı, endişe ve korku haliyle kendisini gösterebiliyor. Kaygı, kişinin tehdit veya tehlike karşısında verebildiği doğal tepkiler arasında yer alıyor. Ancak bu durumun yoğunlaşması, süreklilik kazanması ve günlük yaşamı belirgin şekilde etkilemesi halinde anksiyete bozukluklarından söz edilebiliyor. Anksiyete psikolojik belirtilerin yanı sıra çarpıntı, terleme, nefes darlığı, huzursuzluk, mide rahatsızlığı ve dikkat güçlüğü gibi fiziksel ve bilişsel belirtilerle de ortaya çıkabiliyor.
Sosyal anksiyete bozukluğu nedir?
Sosyal anksiyete bozukluğu, kişinin başkaları tarafından değerlendirilme, eleştirilme, küçük düşürülme veya utanma ihtimali karşısında yoğun kaygı yaşamasıyla ortaya çıkan bir ruhsal bozukluk olarak tanımlanıyor. Çocuk ve ergenlerde okul ortamı, arkadaş ilişkileri, sınıfta konuşmak, sunum yapmak veya yeni insanlarla iletişim kurmak gibi durumlar yoğun kaygıya neden olabiliyor. Sosyal anksiyetesi bulunan çocuklar bazı sosyal ortamlardan kaçınabiliyor, kendilerini geri çekebiliyor veya yoğun kaygı yaşayabiliyor.
Sosyal anksiyete şiddete yol açar mı?
Başakşehir'deki olayın ardından gündeme gelen önemli sorulardan biri sosyal anksiyetenin şiddet davranışını tetikleyip tetiklemediği oldu. Ancak tek başına sosyal anksiyete bozukluğunun bıçaklı saldırı gibi bir şiddet eyleminin nedeni olduğunu söylemek mümkün değil.Anksiyete yaşayan kişilerin şiddete başvuracağı yönünde genel bir kural bulunmuyor. Sosyal anksiyetenin temel özellikleri arasında sosyal ortamlardan kaçınma, yoğun kaygı ve kişinin kendisini başkalarının değerlendirmesinden korumaya çalışması bulunuyor. Bu nedenle yalnızca bir anksiyete tanısından hareketle saldırının nedenine ilişkin sonuca varılamaz.
Çocuk ve ergenlerde saldırgan davranışlar nasıl değerlendiriliyor?
Çocuk ve ergenlerde öfke veya saldırgan davranışların değerlendirilmesinde tek bir etkene odaklanmak yerine birden fazla unsurun birlikte ele alınması gerekebiliyor. Aile ve okul ortamı, akran ilişkileri, yaşanan çatışmalar, travmatik olaylar, sosyal çevre, kişinin duygularını düzenleme biçimi ve başka psikolojik sorunların bulunup bulunmadığı değerlendirmede dikkate alınabilecek faktörler arasında gösteriliyor. Bu nedenle bir öğrencinin davranışını yalnızca tek bir ruhsal bozuklukla açıklamak yanıltıcı olabiliyor.
