Çalışan anneleri yakından ilgilendiren yeni bir düzenleme hazırlığı sürüyor. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çalışan annelerin iş yaşamındaki katılım oranını artırmaya yönelik bir dizi değişiklik taslağını kamuoyuna sunmaya hazırlanıyor. Bu düzenlemeyle, hamile veya emziren kadınların iş yerlerindeki sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi amaçlanıyor.
İş Yerlerinde Kreş ve Çocuk Bakım Hizmetleri
Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, yeni taslağa göre, 150 ve üzeri kadın çalışanı bulunan işletmeler, hazırlanan düzenlemeyle çocukları için iş yerlerinde kreş, gündüz bakım evi ya da okul öncesi eğitim kurumu açabilecekler. Bu düzenleme ile, çalışan annelerin iş ve özel hayat dengelerini sağlamaları hedefleniyor. Ayrıca, birden fazla işverenin ortak bir çocuk bakım merkezi kurabilme imkanı da sunuluyor. İş yerlerinde veya ortaklaşa oluşturulacak bu kurumların tüm kuruluş ve işletme masraflarının işverenler tarafından karşılanması öngörülüyor.
Gerekli personel sayısının belirlenmesinde, işverenin ilçe sınırları içindeki tüm iş yerlerinde çalışan kadınların toplam sayısının esas alınacağı ifade ediliyor. Ayrıca, çocuğun annesinin vefat etmiş olması ya da velayetinin babaya verilmiş olması durumunda erkek çalışanların da bu hesaplamaya dahil edileceği bildiriliyor.
Emzirme Odası Düzenlemeleri
Taslakta, 100 ve daha fazla kadın çalışanı bulunan kuruluşlarda emzirme odası açma zorunluluğunun yanı sıra emzirme odalarının tanımının da genişletileceği belirtildi. Emzirme odaları, sadece çalışanların çocuklarını emzirmelerine değil, aynı zamanda süt sağmak ve bu sütün uygun koşullarda saklanabilmesine de olanak tanıyacak şekilde yeniden düzenlenecek. Bu durum, hem çalışanların hem de bebeklerin sağlığı açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
Ayrıca, gebe, yeni doğum yapmış ya da emziren kadın çalışanların iş yerlerinde karşılaştıkları sağlık ve güvenlik tehditlerine dair işverenlerin sorumlulukları yeniden ele alınacak. Eğer çalışanın sağlığıyla ilgili bir risk tespit edilirse, çalışma koşullarının ya da saatlerinin geçici olarak değiştirilmesi düşünülecek. Eğer bu da mümkün olmazsa, iş yeri hekimi tarafından gerekli görülen durumlarda çalışanın başka bir göreve aktarılması planlanacak. Ayrıca, bu yeni düzenlemelere göre, başka bir göreve aktarılan çalışanın maaşında herhangi bir kesinti yapılmayacağına dair önlemler de alınacak. Uygun koşullar altında, çalışanın talebine dayanarak ücretsiz izin hakkı da sağlanacak ve bu süre yıllık izin hakları açısından dikkate alınmayacak.
Çalışma Ortamında Sağlık Koruma Önlemleri
Yeni yönetmelik taslağı, gebe veya emziren çalışanlar için sağlık güvenliği açısından da önemli önlemler içeriyor. Bu duruma göre, hamile çalışanlar, darbeye, sarsıntıya ve uzun süreli titreşime maruz kalabilecekleri işlerde ve ağır iş makinelerinde çalıştırılamayacaklar. Ayrıca, 80 desibeli aşan gürültülü ortamlarda da çalışmalarına izin verilmeyecek. Bu durum, çalışanların fiziksel sağlıkları açısından hayati bir önem taşımakta.
Diğer yandan, taslakta, iyonize radyasyon kaynaklarının bulunduğu iş yerlerinde görev yapmanın yasaklanması, belirli biyolojik etkenlerin tehlike oluşturduğu alanlarda çalışmaya kısıtlama getirilmesi ve aynı zamanda kurşun ve türevleri gibi çeşitli zararlı kimyasallara maruz kalmalarını önleyici tedbirlerin uygulanması gerektiği vurgulanıyor. Bu şekilde, hem çalışanların iş yaşamında sağlık güvencesi sağlanması hedefleniyor hem de sosyal güvenlik sisteminin etkinliğinin artırılması amaçlanıyor.
