"Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" ve "şantaj" suçlamaları kapsamında hakkında soruşturma yürütülen gazeteci Cem Küçük'ün savcılık ifadesi ortaya çıktı. İfadede WhatsApp yazışmaları, para transferleri, hediye iddiaları ve çeşitli mali ilişkilerle ilgili sorular ile Küçük'ün savunmaları yer aldı.
Dosyaya WhatsApp Yazışmaları Girdi
Soruşturma kapsamında incelenen dijital materyallerde, Cem Küçük ile Turgut Koç arasındaki WhatsApp yazışmaları dosyaya girdi.
Savcılık tespitlerine göre Küçük'ün, Koç'a "Şu an yayın tamamen lehine" mesajını gönderdiği, ardından "Artık bir ayakkabı hediye edersin" ifadelerini kullandığı, Koç'un ise "Canımsın" yanıtını verdiği belirlendi.
Savcılık ifadesinde Cem Küçük, söz konusu ifadelerin şaka amaçlı olduğunu, herhangi bir ayakkabı almadığını beyan etti.
Yeni Yıl Hediyesi Olarak Ayakkabı Aldığını Söyledi
Dosyada yer alan başka bir yazışmada ise Devlet Hava Meydanları İşletmesi eski daire başkanı Mehmet Cemil Acar ile yapılan görüşmelere yer verildi.
Savcılık tespitlerine göre yazışmalarda ayakkabı numarası, teslim alınacak mağaza ve ürünün bırakılacağı kasa hakkında konuşuldu. Küçük'ün daha sonra ayakkabıyı teslim aldığını bildirdiği belirtildi.
Savcılık ifadesinde ayakkabıyı aldığını kabul eden Küçük, bunun yeni yıl hediyesi olduğunu ve herhangi bir haber veya işlem karşılığında verilmediğini ifade etti.
"Külliyeye İlettim" Mesajı Soruldu
Savcılık ifadesinde Mehmet Cemil Acar ile yapılan başka bir yazışmada, DHMİ içerisindeki bazı iddialara ilişkin "Bir baksana konuya, yapar mısın bir şey abi?" mesajına Cem Küçük'ün "Külliyeye ilettim" yanıtını verdiği belirtildi.
Küçük, ifadesinde bu mesajı doğrulayarak herhangi bir menfaat amacı taşımadığını, kendisine iletilen sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla bu ifadeyi kullandığını söyledi.
MASAK ve Televizyon Yayınlarına İlişkin Savunma
Savcılık sorgusunda, televizyon programında Berkay Gezgin hakkında MASAK raporlarına atıfta bulunarak yaptığı açıklamalar da soruldu.
Cem Küçük, MASAK raporlarını okumadığını, program sırasında konuşulan konunun MASAK raporlarıyla ilgili olması nedeniyle bu ifadeleri kullandığını söyledi.
Fatih Keleş'in evinde "2 milyon dolar bulunduğu" yönündeki açıklamasıyla ilgili olarak ise bu bilgiyi başka bir gazetede yer alan habere dayanarak aktardığını, daha sonra iddianameyi incelediğinde bilginin doğru olmadığını gördüğünü ve açıklamasını düzelterek özür dilediğini ifade etti.
Para Transferleri Hakkında Açıklamalarda Bulundu
Savcılık tarafından Cem Küçük ile gazeteci Tahir Sarıkaya arasında 27 ayrı işlemde toplam 537 bin 800 liralık para transferi bulunduğu belirtildi.
Küçük, bu transferlerin geçmişe dayalı borç ilişkileri ile alacak-verecek işlemleri ve organizasyon ücretlerinden kaynaklandığını söyledi.
Ayrıca Sezer Sezginer isimli kişiden hesabına 14 ayrı işlemle toplam 99 bin lira gönderildiğinin sorulması üzerine söz konusu kişiyi tanımadığını ve paraların neden gönderildiğini bilmediğini ifade etti.
Yurt Dışı Ödemeleri ve Adnan Oktar Soruları
Savcılık sorgusunda Kıbrıs merkezli Diyalog Gazetecilik tarafından hesabına gönderilen ödemelerin çeviri hizmetlerinden kaynaklandığını söyleyen Küçük, bu çalışmalara ilişkin sözleşme veya fatura sunmadığını belirtti.
Çin merkezli GB Times Global tarafından yapılan ödemelerin ise geçmiş yıllarda yürüttüğü yorumculuk faaliyetlerinden kaynaklandığını ifade etti.
Adnan Oktar ile ilgili sorular üzerine Küçük, örgüt lehine faaliyet yürüttüğü iddialarını reddetti. Buna karşılık Adnan Oktar'ın yurt dışından gelen kitaplarını ücret karşılığında çevirdiğini, 2012 yılında bir iftar programında görüştüğünü ve A9 televizyonunda bir kez canlı yayına katıldığını söyledi.
Telefon Şifresini Paylaşmadı
Savcılık ifadesinde Cem Küçük, gözaltına alındığı sırada cep telefonunun şifresini paylaşmadığını, sorgu sırasında da şifreyi vermek istemediğini beyan etti.
Soruşturma dosyasında ayrıca gizli tanığın çeşitli iddialarına da yer verildi. Cem Küçük ise bu iddiaların tamamını reddetti.
Soruşturmanın para hareketleri, dijital materyaller ve diğer deliller yönünden sürdüğü, dosyada yer alan iddiaların soruşturma aşamasındaki değerlendirmeler olduğu ve cezai sorumluluğun yargılama sonucunda kesinleşeceği belirtildi.
