İş insanı Cafer Mahiroğlu hakkında yürütülen soruşturma kapsamında Halk TV'nin de aralarında bulunduğu şirketlere kayyum atandığının bildirilmesi, siyaset gündeminde tartışmalara yol açtı. Soruşturma kapsamında 17 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiği, bunlardan 11'inin gözaltına alındığı aktarıldı. Gelişmelerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanlığı yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada basın özgürlüğü, hukuki güvenceler, masumiyet karinesi ve medya çalışanlarının haklarının korunması gerektiği vurgulandı.
HALK TV'YE KAYYUM ATANDIĞI BİLDİRİLDİ
Cafer Mahiroğlu'na yönelik yürütüldüğü belirtilen soruşturma kapsamında Halk TV'nin de aralarında bulunduğu şirketlere kayyum atandığı haberleri gündeme geldi.
Kaynak habere göre soruşturma, rüşvet, ihaleye fesat karıştırma ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlamalarını kapsıyor. Haklarında gözaltı kararı verilen 17 kişiden 11'inin gözaltına alındığı bildirildi.
Söz konusu suçlamalar soruşturma aşamasındaki iddialar olup, şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmiyor. Kaynak metinde soruşturmanın ayrıntılı dosya içeriği ve kayyum kararının hukuki gerekçelerine ilişkin belgeler paylaşılmadı.
CHP'DEN HALK TV AÇIKLAMASI
Halk TV'ye yönelik gelişmelerin ardından CHP Grup Başkanlığı yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada, kayyum uygulamasının basın özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı açısından değerlendirilmesi gerektiği ifade edildi.
CHP, kanal sahibinin ticari faaliyetlerine ilişkin soruşturmalar gerekçe gösterilerek bir medya kuruluşuna müdahale edilmesini eleştirdi. Parti, yaşananları muhalif medya üzerindeki baskının bir parçası olarak nitelendirdi.
Açıklamada ayrıca medya çalışanlarının iş yerlerine girişlerinin engellendiği ileri sürülerek bu durumun çalışan hakları bakımından kabul edilemez olduğu savunuldu.
“KANALIN CANLI YAYINININ ENGELLENMESİ KABUL EDİLEMEZ”
CHP Grup Başkanlığı, açıklamasında yayın faaliyetlerinin kesintiye uğramasına ve yayın politikasına dışarıdan müdahale edilmesi ihtimaline karşı çıktı.
Parti, kanalın canlı yayınının engellenmesini kabul edilemez bulduğunu belirterek yayın politikasının kurumun kendi gazetecileri dışlanarak belirlenemeyeceğini savundu.
CHP ayrıca Halk TV çalışanlarının özlük haklarının korunmasının öncelikli konulardan biri olması gerektiğini ifade etti.
MASUMİYET KARİNESİ VE SAVUNMA HAKKI VURGUSU
CHP'nin açıklamasında soruşturmalarda hukuki güvencelerin korunması gerektiğine de dikkat çekildi. Parti, bir yayın kuruluşunun haberlerinin eleştirilebileceğini ve gerektiğinde yasal yollara başvurulabileceğini belirtti.
Bununla birlikte kurumlara veya kişilere yönelik iddiaların savunma hakkı ve masumiyet karinesi çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
CHP, soruşturmanın kapsamı ve uygulanan tedbirlerin gerekçeleri açıklığa kavuşmadan kesin yargılara varılmaması gerektiğini savundu.
CHP'DEN SÜRECİN ŞEFFAF YÜRÜTÜLMESİ ÇAĞRISI
CHP Grup Başkanlığı, yetkili kurumların hukuka uygun hareket etmesini ve kamuoyunun gelişmeler hakkında doğru bilgilendirilmesini istedi.
Açıklamada, kayyum kararını eleştirmek yerine CHP'yi hedef alan değerlendirmelere de tepki gösterildi. Parti, eleştirilerin asıl olarak alınan kararın hukuki dayanakları ve basın özgürlüğüne etkileri üzerinde yoğunlaşması gerektiğini savundu.
CHP, soruşturma ve kayyum sürecinin bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmasının önemine dikkat çekti.
MEDYA ÇALIŞANLARININ HAKLARI GÜNDEME GETİRİLDİ
CHP'nin açıklamasında Halk TV çalışanlarının hakları da öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Parti, çalışanların özlük haklarının korunması ve yayın faaliyetlerine ilişkin kararların gazetecilerin haklarını gözeterek alınması gerektiğini belirtti.
Bir medya kuruluşunun karşı karşıya kaldığı hukuki süreç ile o kurumda görev yapan çalışanların haklarının birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiği görüşü dile getirildi.
CHP: HALK TV SÜRECİNİ YAKINDAN TAKİP EDECEĞİZ
CHP Grup Başkanlığı, açıklamasının sonunda Halk TV'ye ilişkin gelişmeleri takip edeceğini duyurdu.
Parti, hukuk devleti ilkeleri, basın özgürlüğü ve demokratik kurumların korunmasına ilişkin görüşlerini yineleyerek kamuoyunun haber alma hakkına ve medya çalışanlarının haklarına zarar verebilecek uygulamalara karşı çıkacağını bildirdi.
14 Ekim 2026 tarihinde yayımlanan kaynak haberde, kayyum kararına ilişkin yargı belgeleri veya yetkili makamların ayrıntılı açıklamaları bulunmuyor. Bu nedenle soruşturmanın kapsamı ve kararın hukuki dayanakları konusunda resmî belgelerle yapılacak doğrulama önem taşıyor.
