İstanbul
Açık
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
Ara
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM Deprem uzmanından Marmara depremi uyarısı! 10 ili etkileyecek

Deprem uzmanından Marmara depremi uyarısı! 10 ili etkileyecek

Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Denizi’nde beklenen 7 ve üzeri büyüklükteki depremin yalnızca İstanbul’u değil, Marmara’ya kıyısı bulunan 7 ila 10 ili etkileyeceğini söyledi. Eyidoğan, bu nedenle sürecin “İstanbul depremi” değil, “Marmara depremi” olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Deprem uzmanı Prof. Dr. Haluk Eyidoğan, Marmara Denizi’nde meydana gelmesi beklenen büyük depreme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Eyidoğan, kamuoyunda sıkça kullanılan “İstanbul depremi” ifadesinin gerçeği tam olarak yansıtmadığını belirterek, beklenen sarsıntının bölgesel ölçekte ele alınması gerektiğini söyledi.

“Deprem Marmara Denizi’nde olacak”

Prof. Dr. Eyidoğan, beklenen depremin İstanbul’un içinde değil, Marmara Denizi’nde gerçekleşeceğine dikkat çekti. Marmara Denizi’nde 7 ve üzeri büyüklükte bir depremin meydana gelmesi halinde, İstanbul başta olmak üzere Marmara’ya kıyısı bulunan 7 ila 10 ilin etkilenebileceğini ifade etti. Bu nedenle sürecin “İstanbul depremi” değil, “Marmara depremi” olarak tanımlanmasının daha doğru olacağını dile getirdi.

Türkiye genelinde etkiler görülebilir

Eyidoğan, Marmara’da yaşanacak büyük bir depremin yalnızca bölgeyi değil, Türkiye genelini sosyal ve ekonomik açıdan da olumsuz etkileyeceğini vurguladı. Marmara Bölgesi’nin sanayi, ticaret ve nüfus yoğunluğu açısından kritik bir konumda bulunduğunu hatırlattı.

“Yıkım sadece fay hattıyla açıklanamaz”

Depremlerde yıkımın yalnızca fay hattının varlığıyla açıklanamayacağını belirten Eyidoğan, depremin büyüklüğünün ve yapı kalitesinin belirleyici olduğunu söyledi. Kahramanmaraş merkezli depremler ile 17 Ağustos 1999 Gölcük depremini örnek gösteren Eyidoğan, faydan uzakta olan bölgelerde de ağır yıkımlar yaşanabildiğine dikkat çekti.

Zemin ve yapı kalitesi uyarısı

Eyidoğan, zemin etüdü, doğru yer seçimi ve etkin denetimin hayati önem taşıdığını ifade etti. Sıvılaşma ve heyelan riski bulunan alanlara yerleşmenin büyük tehlike oluşturduğunu belirten Eyidoğan, bu tür bölgelerin yapılaşmaya açılmaması gerektiğini söyledi.

Planlama ve denetim vurgusu

Depreme dayanıklı yapı üretim sürecinde ciddi eksiklikler bulunduğunu dile getiren Eyidoğan, yanlış planlama, zemin sorunları ve inşaat aşamasındaki hataların bir araya gelmesi durumunda yıkım riskinin kaçınılmaz hale geldiğini belirtti. Bu nedenle planlama, denetim ve yapı güvenliği konularında kapsamlı önlemler alınması gerektiğini ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *