İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM Genel Kurulu’nda “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan “çerçeve yasa” teklifine ilişkin açıklamalarda bulundu. Teklifin Meclis iradesini zedelediğini ve terör mağdurlarının adalet beklentisinin göz ardı edildiğini savunan Dervişoğlu, “Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir” dedi.
TBMM Genel Kurulu, TBMM Başkanvekili Celal Adan başkanlığında toplandı. Genel Kurul’da, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında hazırlanan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’nin görüşmelerine geçildi.
Teklifin geneli üzerine İYİ Parti Grubu adına konuşan Dervişoğlu, devletin adalet, anayasa ve milli egemenlik üzerine kurulu olduğunu söyledi. Devleti bir binaya benzeten Dervişoğlu, binanın harcının adalet, kolonlarının anayasa, çatısının ise milli egemenlik olduğunu ifade etti.
Dervişoğlu: Meclis tescil makamına indirgenmiştir
Kanun teklifinin hazırlanma biçimine tepki gösteren Dervişoğlu, teklifin İmralı’daki terör hükümlüsünün onayından geçtiğini ve Türk milletinden gizlendiğini öne sürdü.
Dervişoğlu, teklifin TBMM tarafından hazırlanıp hazırlanmadığını sorarak, “Meclis sürecin başındaki gibi sadece bir tescil makamına indirgenmiştir. Türk milletinin hüküm mührü onun bilgisi ve rızası dışında cebren kullanılmıştır” ifadelerini kullandı.
“Silahsızlanma sıralaması tersine çevrilmiştir”
Dervişoğlu, dünyadaki silahlı örgütlerin sona erdirilmesine yönelik süreçlerde silahsızlanma, dağılma ve entegrasyon sıralamasının uygulandığını söyledi.
Kolombiya, Kuzey İrlanda, İspanya, Endonezya ve Güney Afrika örneklerini veren Dervişoğlu, bu ülkelerde yasal düzenlemelerin ve ceza indirimlerinin silahsızlanmanın nesnel biçimde doğrulanmasından önce yapılmadığını belirtti.
“Yasal adım bir ödüldür; önce hak edilir, sonra verilir” diyen Dervişoğlu, “Silahsızlanma, dağılma, entegrasyon sıralaması bu yasal düzenlemede fiilen tersine çevrilmiştir” ifadelerini kullandı.
İYİ Parti’nin bir terör örgütünün silahsızlandırılması ve tasfiye edilmesine itiraz etmediğini belirten Dervişoğlu, itirazlarının düzenlemenin içeriğine ve Meclis’in konumuna yönelik olduğunu söyledi.
Dervişoğlu’ndan PKK açıklaması
Kanun teklifinin PKK üyelerinin affedilmesi ve siyasete kazandırılması amacı taşıdığını öne süren Dervişoğlu, Avrupa’daki ve Kandil çevresindeki örgüt mensuplarının affedilmek ve siyasete kazandırılmak istendiğini savundu.
Dervişoğlu, Kürt vatandaşlarla PKK’nın yan yana getirilmesine de tepki gösterdi. “Terörsüz Türkiye” sürecini eleştiren Dervişoğlu, Kürt vatandaşların PKK ile eşitlenmeye çalışıldığını ileri sürdü.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yaşayan vatandaşların ekonomik ve sosyal sorunlarına da değinen Dervişoğlu; Diyarbakır, Van, Batman, Hakkâri, Şırnak, Bingöl, Bitlis, Siirt, Şanlıurfa, Mardin ve Muş üzerinden istihdam, tarım ve gençlerin geleceğine ilişkin sorular yöneltti.
Dervişoğlu, “Çözüm; işte ve ekmektedir. Çözüm; eğitimdedir. Çözüm; düşmanlıkta değil, kardeşliktedir” dedi.
“Türk milleti dememişler”
Kanun teklifinin ilk maddesine ilişkin konuşan Dervişoğlu, Anayasa’nın 5’inci maddesine yapılan atıfta “Türk milleti” ifadesinin kullanılmadığını söyledi.
Metinde yalnızca “millet” ifadesinin bulunduğunu belirten Dervişoğlu, buna tepki gösterdi.
PKK/KCK’nın Suriye kolunun kendisini feshedip feshetmediğini de soran Dervişoğlu, bunun gerçekleşmediğini savundu. İran’daki PJAK ve bağlı yapılanmaların da silah bırakmadığını öne süren Dervişoğlu, “PKK silah bırakmıyor, yöntem değiştiriyor” dedi.
Soruşturma ve kovuşturma düzenlemesine eleştiri
Dervişoğlu, kanunun uygulanmasının Millî Güvenlik Kurulu ile Cumhurbaşkanı tarafından oluşturulacak kurullara bağlanmasını da eleştirdi.
Kanun yürürlüğe girdikten sonra terör faaliyetleri nedeniyle gerçekleştirilecek soruşturma ve kovuşturmalara izin verecek başka bir kurul oluşturulacağını belirten Dervişoğlu, terörist hakkında soruşturma başlatılması için kurul onayı gerekeceğini söyledi.
Kanunun 10’uncu maddesine de değinen Dervişoğlu, bu maddeyle kanun kapsamında görev yapanlara “sorumsuzluk zırhı” getirildiğini savundu. Düzenlemenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “tam yetkili ama aynı zamanda tam sorumsuz” kılmayı amaçladığını ileri sürdü.
Şehit, gazi ve terör mağdurları vurgusu
Dervişoğlu, kanun teklifinde şehitlerin, gazilerin ve terör mağdurlarının durumunun göz ardı edildiğini savundu.
Teklifin “fail odaklı” olduğunu söyleyen Dervişoğlu, mağdurların ve zararın tazmininin düzenlemede yer almadığını belirtti. Terör nedeniyle yakınlarını kaybeden ailelerin yıllardır beklediği dosyaların idari kurul kararıyla kapatılabileceğini öne sürdü.
Milli birliğin hukukun bir örgüte göre esnetilmesiyle değil, devletin meşru düzeninin korunmasıyla sağlanacağını belirten Dervişoğlu, “Devlet bir grubun, bir zümrenin, bir iktidarın mülkü değildir. Devlet sahibinindir, devlet büyük Türk milletinindir” dedi.
İYİ Parti çerçeve yasaya “hayır” diyecek
Milletvekillerine TBMM’de ettikleri yemini hatırlatan Dervişoğlu, kanun teklifine verilecek oy üzerinden milletvekillerine seslendi.
İYİ Parti’nin teklif karşısındaki tutumunu açıklayan Dervişoğlu, “Biz ‘hayır’ diyeceğiz. Tarihin doğru yerinde duracağız. Milletimizin huzurunda namusumuz ve şerefimiz üzerine ettiğimiz yeminimize sadık kalacağız” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması’na da değinen Dervişoğlu, dönemin İstanbul hükümeti ve mütareke basınının tutumu ile Milli Mücadele ve Misak-ı Milli’yi savunanların karşılaştığı tepkileri anlattı.
Dervişoğlu, konuşmasını, “Oy çoğunluğu sizlerin, hüküm tarihin, son söz de büyük Türk milletinindir” sözleriyle tamamladı.
