İstanbul
Açık
29°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,3991 %0.04
54,0109 %0
6.117,61 % -0,32
64.233,99 %1.824
Ortadoğu Gazetesi GÜNDEM DEVA Partili Şahin'den hukuki düzenleme çağrısı: "Bütüncül bir infaz kanunu oluşturulmalı"

DEVA Partili Şahin'den hukuki düzenleme çağrısı: "Bütüncül bir infaz kanunu oluşturulmalı"

DEVA Partisi Milletvekili İdris Şahin, "Terörsüz Türkiye" sürecinde yapılacak hukuki düzenlemelerin tüm toplumu kapsaması gerektiğini belirterek infaz sisteminin yeniden düzenlenmesi çağrısında bulundu.

WHATSAPP
KANALI
Ortadoğu Gazetesi Gündem artık cebinizde! Günün en önemli gelişmeleri anında telefonunuza gelsin. Ücretsiz katılın, hiçbir haberi kaçırmayın. Kanala Katıl

DEVA Partisi Ankara Milletvekili İdris Şahin, "Terörsüz Türkiye" sürecinde gündeme gelebilecek hukuki düzenlemelere ilişkin yazılı açıklama yaptı. Şahin, yapılacak düzenlemelerin belirli kişi veya gruplarla sınırlı tutulmaması gerektiğini belirterek, toplumun tüm kesimlerini kapsayan adil, eşit ve öngörülebilir bir hukuk düzeninin oluşturulması çağrısında bulundu.

"Kalıcı Çözümler TBMM Çatısı Altında Üretilmeli"

İdris Şahin, terörün sona ermesi, silahların susması ve sorunların hukuk ile siyaset zemininde çözülmesinin toplumun ortak beklentisi olduğunu ifade etti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin ülkenin temel meselelerinin çözüm adresi olması gerektiğini vurgulayan Şahin, kalıcı çözümlerin kapalı kapılar ardında değil, şeffaf, katılımcı ve toplumsal meşruiyeti yüksek yasama süreçleriyle hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin ihtiyacının yalnızca belirli kişi veya grupları kapsayan hukuki düzenlemeler olmadığını dile getiren Şahin, hak ve özgürlüklerin herkes için güvence altına alınmasının önemine dikkat çekti.

İnfaz Sisteminin Yeniden Düzenlenmesini İstedi

Birbiri ardına çıkarılan yargı paketlerinin adalet sistemindeki kronik sorunları çözemediğini savunan Şahin, Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile kamu görevinden çıkarılanlar, 31 Temmuz Kovid-19 düzenlemesi nedeniyle infaz eşitsizliği yaşadığını ifade edenler, uzun tutukluluk nedeniyle hak ihlali yaşadığını belirtenler ile hasta tutuklu ve hükümlülerin adalet beklentisinin sürdüğünü söyledi.

Bugüne kadar kabul edilen yargı paketlerinde mevzuata yeni hükümler eklendiğini ancak adalet bekleyen çok sayıda kişinin kapsam dışında kaldığını belirten Şahin, şu değerlendirmede bulundu:

"On iki yargı paketi geçti. Her pakette mevzuata yeni bir parça eklendi fakat adalet bekleyen binlerce vatandaşımız yine dışarıda bırakıldı. Milletin hakkını paketlere bölüp taksit taksit ödeyemezsiniz. İnfaz mevzuatımız, birbirini izleyen geçici maddeler ve günü kurtaran değişiklikler nedeniyle yamalı bohçaya dönmüştür. Bu sistem artık yeni bir geçici maddeyi değil, baştan sona tutarlı ve öngörülebilir bir infaz kanununu zorunlu kılmaktadır. Geçici maddelerle kalıcı adalet kurulmaz."

"Bütüncül Bir İnfaz Kanunu Oluşturulmalı"

Şahin, taleplerinin cezasızlık ya da genel af olmadığını belirterek, suçun ağırlığını, failin kusurunu, mağdurun haklarını ve kamu güvenliğini gözeten; aynı zamanda hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasını esas alan tutarlı bir infaz sisteminin oluşturulması gerektiğini ifade etti.

"Cezada adalet, infazda eşitlik sağlanmalıdır." diyen Şahin, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un yeni geçici maddeler yerine bütüncül bir yaklaşımla yeniden ele alınmasını istedi.

KHK kaynaklı mağduriyetlerin de aynı hukuk anlayışı çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini belirten Şahin, açıklamasını şu ifadeyle tamamladı:

“Hukuk, bir kesim için daraltılıp başka bir kesim için genişletilemez.”